Unusual ile Tanışın

Yaratıcılığı, ilhamı ve avangart görüşü ile yeni bir yola çıkmadan önce 8 sene sektörde çalışan İstanbul merkezli markanın sahibi, tasarımlarında mimari tasarım gücünü kullanıyor.

Mimarlık kariyerinde dekonstrüktivist akımın etkisinde kalan, Ecem Öksüz, “çanta” kavramına yapı bozumcu bir tavırla yaklaşmış. Mimari eleman olan pleksiyi bir strüktür olarak kullanarak, çanta gövdesini bu strüktüre eklemlemiş. Geometrik şekilleri temel alarak ilk koleksiyonunu oluşturan tasarımcı, yakın zamanda pleksi ile çalışan yabancı bir sanatçı ile işbirliği yapmak için harekete geçmiş.

Özgür karakteri ve mimari bakış açısının getirdiği alışılmışlığın dışındaki tasarım gücü, markanın çizgisini ortaya çıkarıyor. Kara kalemlerinden çıkan eskizlerinin dijital ortama aktarılması ve boyutlandırılması ile çantaların ana hatları oluşturulduktan sonra başlayan atölyedeki numune çalışmaları ile hayal gerçekliğe doğru adım atmaya başlıyor. Yol gösterici olan numuneler üzerinde yapılan denemeler ile son dokunuşlar yapılarak üretime start verilmiş oluyor. Üretimin bütün fazlarını seven tasarımcı, eskizden, atölyede üretime kadar geçen süreçte birebir yer alıyor. Çantalar atölyede Türk ustaların becerikli elleri, özenli çalışmaları ile tek tek üretiliyor. Atöyle-tasarımcı ilişkisinden daha ileri seviyede bir aile yapısına sahip olan markanın üretim süreci daha eğlenceli, yaratıcı ve kaliteli oluyor.

Unusual, hayallerinin peşinden koşan, ne istediğini bilen ve onu almak için özür dilemeyen kadını temsil ediyor.  “Fortune favours the unusual (Şans sıra dışının yanında)” mottosunu belirleyen marka, kadınlara kendi içlerindeki “sıra dışı” olanı kucaklayarak kendilerini ayrıcalıklı hissetmeleri için ilham veriyor.

 

İlgili Makaleler