Fotoğraf: Pexels
Regl döneminiz yaklaşırken duygularınızın aniden yoğunlaşması sizi şaşırtabilir; çok küçük bir ayrıntı bile içinizde beklenmedik bir dalga yaratıp gündelik ritminizi kolayca bozabilir.
Ancak bu hassasiyet, sanılanın aksine bir zayıflık değil, bedeninizin döngünün bu evresinde daha fazla korunmaya, yavaşlamaya ve içsel alan açmaya ihtiyaç duyduğunu hatırlatan doğal bir tepki.
Regl öncesindeki bu duygusal dalgalanmalar da hormonların sinir sistemiyle kurduğu iletişimin bir yansıması olarak ortaya çıkar; bedeniniz yaklaşan döngüye hazırlanırken zihniniz daha kolay yorulabilir, sosyal etkileşimlere karşı daha hassas hissedebilir ve günlük ritminiz çok daha kırılgan bir hale gelebilir.
Bu yüzden regl öncesi dönem, kendinizi yargılamak yerine bedeninizi duyup onun ritmine eşlik etmeye başladığınızda çok daha rahat ilerleyen, daha yumuşak bir sürece dönüşebilir.
Peki, regl öncesi sinir sisteminizi dengelemek için neler yapabilirsiniz?

Bedeninizi yumuşatarak gerginliği nazikçe çözün
Regl öncesi dönemde kaslar daha çabuk kasılır; omuz, boyun ve çene hattında biriken gerginlik gün içinde hem zihninizi hem enerjinizi ağırlaştırabilir. Hafif bir esneme rutini, yumuşak bir yoga akışı ya da pelvik tabanı rahatlatan birkaç temel hareket, bedeninizde fark etmeden tuttuğunuz gerginliği serbest bırakarak sinir sistemine sakinleşmesi için güvenli bir alan açar.
Uyaranları azaltarak duygusal alanınızı hafifletin

Bu dönemde sinir sistemi çok daha duyarlı çalıştığı için kafein, şeker ve uzun süreli ekran kullanımı zihinsel yükü kolayca artırıp duygusal alanınızı ağırlaştırabilir. Tüketimi tamamen bırakmanıza tabii ki gerek yok; yalnızca biraz azaltmak bile bedeni daha sakin bir ritme taşır ve zihnin nefes almasını kolaylaştırır, böylece duygusal yoğunluğun daha yumuşak, daha taşınabilir bir hale gelmesine yardımcı olur.
Kendinize duygusal bir güven alanı yaratın
Planlarınızı hafifletmek, gereksiz sosyal sorumlulukları ertelemek ve kendinize küçük molalar açmak regl öncesi dönemde adeta koruyucu bir yumuşak yüzey oluşturur. Sinir sistemi bu evrede daha çabuk yorulduğu için kendinize tanıdığınız her küçük aralık hem bedeni rahatlatır hem de zihnin daha düzenli, daha toplu bir hale gelmesine destek olur; böylece duygusal dalgalanmalar daha huzurlu bir akışa geçer.
Uykuyu önceliklendirerek duygusal yükünüzü hafifletin

PMS döneminde uyku en küçük değişimi bile hemen yansıtır; az uyku duygusal tepkileri keskinleştirir ve sinir sisteminin gün içinde çok daha çabuk yorulmasına neden olur. Gece ritminizi biraz erken başlatmak, ekranı uykuya yaklaşırken kapatmak ve yatağa geçmeden önce zihni yavaşlatan küçük bir rutin oluşturmak, bedenin derin bir dinlenme alanına geçişini kolaylaştırır.
Gelen duyguyu yargılamadan kendinize alan açın
Regl öncesi ortaya çıkan kırılganlık, hassasiyet, öfke ya da hüzün… Hiçbiri abartı ya da aşırılık değil; hepsi bedeninizin döngüye hazırlanırken verdiği doğal sinyaller. Bu duyguları bastırmak yerine fark etmek, hatta isimlendirmek, sinir sistemine rahatlaması için kapı aralar. Kendinize bu yumuşak yaklaşımı gösterdiğinizde, hem içsel yük hafifler hem de duygusal dalgaların gün içinde çok daha sakin bir ritme yerleştiğini hissedersiniz.

Tüm bu küçük adımlar, regl öncesi dönemi zorlayıcı bir süreç olmaktan çıkarıp sizi bedeninize biraz daha yaklaştıran bir yolculuğa dönüştürür; çünkü bu dönem kusursuz hissetme arayışından çok, bedeninizin neye ihtiyaç duyduğunu duyabilmeniz ve o ihtiyaca nazikçe eşlik edebilmenizle anlam kazanır.
İlginizi çekebilir >>>>> Perimenopoz dönemi: Bedeninizle uyumlanmak için 5 öneri
