Fotoğraf: @chlosertoyou
Bir ilişkide gerçekten neye ihtiyaç duyarsınız; konuşmaya mı, çözülmeye mi, yoksa sadece görülmeye mi? Duygusal temas, ilişkilerde görülme ve duyulma ihtiyacının karşılık bulduğu bir alan olarak yaşanır ve zaman içinde yorgunluk, suskunluk ile kendini koruma refleksi bu alanı daraltır.
Daha az paylaşmak güvenli hissettirir, duyguları kontrol altında tutmak alışkanlığa dönüşürken ertelenen konular ilişki içinde sessizce birikir. Dışarıdan sakin görünen ilişki içeride mesafeli bir hal alır; bu noktada ihtiyaç duyulan şey her şeyi yeniden konuşmak değil, temasın kendisini yeniden hatırlamak olur.
Peki, duygusal temasınızı nasıl güçlendirebilirsiniz?
Konuşmayı çözüm baskısından ayırın

Her konuşma bir yere varmak zorunda hissettirmediğinde duygusal temas daha rahat alan bulur; siz anlatırken karşı tarafın hemen düzeltmeye ya da sonuca yönelmemesi, anlaşılma hissini büyütür ve duygular alanda kaldıkça bağ da kendiliğinden derinleşir.
Tepkiden önce duyguyla temas kurun

Bir konu açıldığında otomatik tepkiler yerine ne hissettiğinize yönelmek iletişimin tonunu belirgin biçimde yumuşatır; siz kendi duygunuza alan açtıkça konuşma sertleşmez, savunma ihtiyacı azalır ve yakınlık için daha güvenli bir zemin oluşur.
Küçük paylaşımları görünür kılın

Duygusal temas yalnızca büyük ve yoğun konuşmalarla kurulmaz; gün içinde aklınızdan geçen basit bir düşünceyi ya da sizi etkileyen küçük bir anı paylaşmak bağın canlı kalmasını sağlar ve ilişkiyi yaşayan bir temas alanına dönüştürür.
Yakınlığı beklentiden arındırın
Yakınlık her zaman derin cümleler ya da yoğun anlar üzerinden kurulmaz; yan yana sessizce durmak, aynı anda başka şeylerle meşgul olmak ya da yalnızca varlığınızı hissettirmek de güçlü bir temas yaratır ve siz yakınlığı zorlamadan yaşadıkça bağ doğal biçimde güçlenir.

İşte tam da bu yüzden duygusal temas, bir ilişkide sonradan eklenen bir detay değil; bağın nefes aldığı alan olur. Siz temasta kaldıkça ilişkiyi sürdürmeye çalışmaz, onun dinamiğinin içinde gerçekten yer alırsınız.
Unutulmaması gereken nokta ise çoğu zaman ilişkiyi onaran şeyin büyük konuşmalar ya da kesin kararlar değil, iki kişinin aynı duygusal alanda yeniden birbirine yaklaşabilmesi elbette.
İlginizi çekebilir >>>>> Bağlanma kaygısı seks hayatınızı nasıl şekillendiriyor?
