2026/2027 Upcycle moda trendleri: Çeyiz sandığından küresel sahneye

12 Şubat 2026
2026/2027 Upcycle moda trendleri: Çeyiz sandığından küresel sahneye

Fotoğraf: Aslı Jackson

Dantelin Anadolu’dan yükselişi, moda dünyasında yeni bir şafak söküyor. Batı, Doğu’nun kadim el emeğinden ilham alıyor. Anadolu’nun tığ işi danteli o incecik ipliklerle örülmüş, çiçek motifli, narin detaylar taşıyan parçalar çeyiz sandıklarının derinlerinden çıkıp küresel sahnede yer buluyor. Eski masa örtüleri, runner’lar, havlu kenarları ya da iğne oyasıyla birleşmiş tığ işi motifler, “post-upcycle” ile yeniden hayat buluyor. Burada dantel salt bir kumaş değil, kadın ellerinin yıllara yayılmış emeği, aile hafızası ve sürdürülebilirliğin en gerçek hali.


Tığ işi dantel, Anadolu’da köklü bir geçmişe sahip. Bazı kaynaklara göre MÖ 8. yüzyıla, Anadolu’nun Frig uygarlığına kadar uzanıyor, özellikle dokumacılık, iğne oyası ve benzeri örgü teknikleri 12. yüzyılda Anadolu’dan Balkanlar’a, oradan İtalya üzerinden Avrupa’ya yayılmış. Osmanlı döneminde, özellikle saray ve şehirli kadınların elinde en zarif örneklerini vermiş, “oya dantel” olarak bilinen bu sanat, hem çeyizlerde hem günlük hayatta duyguları, inançları, mutlulukları motiflerle anlatmanın yolu olmuş. Tığ işi (tentene), iğne oyası gibi varyasyonlarıyla nesilden nesile aktarılmış, her çiçek, her boşluk bir hikâye, sessiz bir anı taşımış.
2026/2027 sezonlarında “heritage crafts” (miras zanaatları) yükselişte. Pinterest Predicts’in “Laced Up” trendi, danteli cesur ve dokulu bir şekilde geri getiriyor. Moda dergilerinin bahar öngörülerinde vintage esintili, aile yadigârı gibi hissedilen parçalar ön planda. Bu “heirloom” kavramı, genel anlamda nesiller boyu saklanan, hikâyesi olan, zamansız ve uzun ömürlü eşyaları ifade eder, büyükannenin dantel elbisesi gibi, trendleri aşan, duygusal değeri yüksek, sürdürülebilir parçalar. 1800’lerin sonlarında Fransız rahibelerin el emeğiyle başlattığı narin teknikler (dantel ekleme), (kıvrımlar), (el nakışı) gibi detaylarla, batiste, voile gibi ince kumaşlardan ömürlük giysiler üretilmiş. Anadolu tığ işi danteli de benzer bir ruha sahip. El emeğiyle yapılan, miras bırakılan ve duygusal derinliği olan parçalar.
Yerel ellerden uluslararası yorumlara uzanıyor. Bora Aksu gibi isimler bu mirası çağdaş siluetlerle buluşturuyor.

Çeyiz sandığı 2026’da çok moda. Kültürü nasıl dinlemeli?

Çeyiz sandığı 2026’da çok moda. Kültürü nasıl dinlemeli?
Fotoğraf: Aslı Jackson

Anadolu hafızasını Paris podyumlarında yeniden yorumlamak, sadece bir trend değil, belki de içimizdeki bir özlemin yansıması. Gelecek sezonlarda asıl mesele, yeni olanı kovalamak yerine insanların kaygılarını, yorgunluklarını, yeniden anlam arayışını hissetmek. Trend raporları bize pazarın yönünden çok, ruhun hangi eşiklerden geçtiğini anlatıyor. Dantelin, özellikle tığ işi gibi el emeğinin yeniden doğuşu, tam da bu arayışın bir parçası. Bella Hadid’in “upcycle” seçimleri gibi, Anadolu kökenli bu miras sürdürülebilir moda ile duygusal bir köprü kuruyor, dantel, couture’un en narin dili haline geliyor.

“Forecast” raporları Anadolu’ya yaklaşıyor: Biz kendimize ne kadar yakınız?

Batı bugün danteli “gelecek” olarak sunuyor. Defilelerde, forecast’lerde “heritage crafts”, kadın emeği, ev içi hafıza ve yavaş üretim yeniden anlam kazanıyor. Bu dil, sürdürülebilirlikten öte, endüstrinin kendi boşluğuna bir nefes arayışı gibi.

Peki ya biz? Lüks moda markalarının dünyada el emeği kreasyonları çoğalırken sosyal medyada haftalardır tığ işi, dantel paylaşımları akıyor.
Türkiye’de bu miras hâlâ sandıklarda mı bekliyor? Batı onu ikonlaştırırken, biz bazen “eski” diye mi geçiştiriyoruz? Bu belki bir özgüven meselesi, belki de değerlerimizi usulca hatırlama çağrısı. Neyse ki kadın kooperatifleri ve yerel eller bu emeğe sahip çıkıyor, nesilden nesile aktarılan tığ işi pratiğini bugün küresel sahnede onurlandırıyor. Her motif, eşit bir hikâye taşıyor. Bu yazı, onlara bir selam olsun.

İkonografik ve semiyotik bir miras

Bir çeyiz sandığından çıkan, tığla örülmüş krem tonlarında dantel masa örtüsünü hayal edin. Sonra da onu bir giysiye dönüşmüş olarak hayal edin. Batı’da miras zanaatı, Anadolu’da bu parça zamanın kendisiyle örülmüş bir bellek. Motifler arasındaki boşluklar sessizliğin, saflığın dili, her çiçek, her kenar anonim, kolektif, imzasız. Bedene geçtiğinde ev içi hafıza dışarı sızıyor. Mahrem olan görünür kılınıyor, sessiz olan usulca konuşmaya başlıyor.

“Post-upcycle” burada başlıyor. Nesne değişmiyor, bağlam dönüşüyor. Tığ işi dantel nostaljiden sıyrılıp politik bir yüzey, feminist bir fısıltı haline geliyor kadın emeğinin küresel gücünü, yüzyıllık bir bilinç pratiğini hatırlatıyor.

Post-Upcycle: Estetikten anlama, güce doğru

Post-Upcycle: Estetikten anlama, güce doğru
Fotoğraf: Aslı Jackson

“Post-upcycle” bir teknikten öte, algının nazik bir yer değiştirmesi. Malzemeyi devridaim etmekle kalmıyor, hafızanın, bilginin nasıl dolaştığını yeniden dokuyor. Batı’da upcycle estetiği güç ilişkisine dönüştürüyor: Marine Serre’nin imza dili, Ksenia Schnaider’ın demi-denim’leri, Bella Hadid’in gardırobunda hayat buluyor. Ünlüler bunu hikâyeye çeviriyor: Cate Blanchett’in tekrar giyilen parçaları, Lisa’nın “upcycled” setleri, Timothée Chalamet’in vintage duruşu… Zendaya’nın Met Gala danteli, Anadolu esintilerini “mindful lüks” olarak Batı’ya taşıyor. Bu görünümler trendy olmanın ötesinde bir kod değişimi, 2026’da “post-upcycle” sosyo-kültürel bir manifesto.

Upcycle’ın kökeni: Anlatı gücü

Upcycle’ı güçlü kılan sürdürülebilirlik değil, anlatıydı. Margiela’nın 90’lardaki ikinci el kumaşları haute couture’a yükseltmesi, Rei Kawakubo’nun kusuru estetiğe dönüştürmesi… Hafıza yeniden konumlanıyordu. Bugün tığ işi dantel de bu eşikte. Tasarımcılar bu mirası Upcycle siluetlerde yeniden yorumluyor.

Küresel bir çağrı: Krizde olan ne?

Aslında Batı danteli keşfetmiyor, kendi krizine bir cevap arıyor. Moda anlamını yitirirken, lüks kültürel sermaye peşinde. Ev içi hafıza yükseliyor, hâlâ dokunulmamış bir anlatı alanı. Ama soru şu: Bu hafıza kimin? Kim onu küresel estetiğe çeviriyor? Olgunlaşma Enstitüsü, kadın kooperatifleri burada anlam kazanıyor, mikro hikâyeleri evrensel bir dile dönüştürüyor. Anadolu’nun tığ işi bilgisi trend oluyor ve artık global sahnede.

Anadolu: Bilgiye ev sahipliği yapmak

Post-upcycle’ın en derin çağrısı, tığ işi danteli dışa taşımakla yetinmeyip, onun taşıdığı kültürel bilinci küresel söylemin kalbine yerleştirmek. Batı’nın “yavaş üretim” dediği, bizde nesiller boyu aktarılan bir bilinç hali. Bu, estetikten epistemolojik bir kaymaya uzanıyor.

Moda, hikaye anlatma sanatıdır. Dantelin sadece giysiye değil, konuşabileceği bir bedene kavuşması mesele. Anadolu artık izleyici değil, sahnenin tam ortasında usulca duruyor.

“Post-upcycle” artık belki bir içsel uyanış. Tığ işi danteli hafıza taşıyıcısı olarak eşit konumlandırdığımızda, dönüşüm bir manifestoya dönüşüyor.
Moda yaşayan bir hafızadır. Senin tığ işi dantelin hangi hikâyeyi fısıldıyor? Belki bir sonraki ilhamın sandığının derinliklerinden doğar köklerini sahiplenerek, sürdürülebilir bir geleceğe dokunarak. Z kuşağına selam olsun. Bu miras sizin de, onu yeniden hayal edin, paylaşın, dönüştürün.

Kestik.

İlginizi çekebilir >>>>> Düşük bel pantolonlar nasıl kombinlenir?

Aslı Jackson

Aslı Jackson

Aslı Jackson, Central Saint Martins ve University of the Arts London’daki eğitimiyle modayı bir bilinç mimarisi olarak yeniden tanımladı. Vivienne Westwood’un felsefesinden beslenen yaklaşımıyla kurduğu Post Upcycle Co-Lab & Wardrobe Surgery geçmişin malzemelerini geleceğin sezgisi ile dönüştüren çağdaş bir tasarım laboratuvarlardır, insan yaratıcılığıyla teknolojik zekânın birlikte nefes aldığı alanlar. AJ için “Thrivability”sürdürülebilirliğin ötesinde yaşama katılan, dönüşen ve çoğalan bir bilinçtir.

Bilgi Üniversitesi, IFA Paris ve İMA’da moda psikolojisi, sezgisel düşünme ve sorumlu yaratıcılık dersleri verir. Bugün InStyle Türkiye’deki yazılarında, tasarımı bir kültürel simya olarak yorumluyor: geçmişi geleceğe, malzemeyi bilince, insanı özüne bağlıyor.

Daha Fazla İçerik

Ekranda yaş ayrımcılığı: Olgun erkek ve genç kadın klişesi Ekranda yaş ayrımcılığı: Olgun erkek ve genç kadın klişesi

Ekranda yaş ayrımcılığı: Olgun erkek ve genç kadın klişesi

Türkiye’de yeni sezon dizilerinde 23-27 yaşındaki kadın oyuncuların 40-50 yaşındaki erkek oyuncularla eşleştirilmesi, kadınların ekrandaki varlığının hangi yaşa kadar ‘geçerli’ görüldüğüne ve yaş ayrımcılığına dair acı bir hatırlatma oldu.
2026’da aşktan yana şanslı burçlar 2026’da aşktan yana şanslı burçlar

2026’da aşktan yana şanslı burçlar

Burçlar için aşk, 2026’da yalnızca bir duygu değil, aynı zamanda dönüşüm ve bağ kurma cesareti olarak kendini gösteriyor.