Orhan Pamuk ve Zeynep Günay’ın perspektifinden: Masumiyet Müzesi’nde kadın anlatısı

17 Şubat 2026
Orhan Pamuk ve Zeynep Günay'ın perspektifinden: Masumiyet Müzesi'nde kadın anlatısı

Fotoğraf: @netflix

Masumiyet Müzesi romanı, Orhan Pamuk’un edebiyatında aşkın en takıntılı, en kırılgan hallerinden birini anlatıyor. Şimdi bu kült metin, Selahattin Paşalı ve Eylül Kandemir’in başrollerini paylaştığı sinema uyarlamasıyla yeniden gündemde. Pamuk’un yakın zamanda bir dergiye verdiği röportajında dile getirdiği yorumlar ise filmin yalnızca bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda kadın temsilleri üzerinden okunması gereken bir anlatı olduğunu hatırlatıyor.

Orhan Pamuk’tan kadın, aşk ve anlatı üzerine

Masumiyet Müzesi'nde kadın anlatısı
Fotoğraf: @netflix

Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi üzerine yaptığı söyleşilerden birinde hikayenin merkezindeki temel meselenin “erkeklerin kadınları esir alan aşk anlayışı” olduğunu açıkça dile getiriyor. Pamuk’a göre Türkiye’de aşk anlatıları çoğu zaman erkeğin kendi duygusuna hayranlığı etrafında şekilleniyor. Bunu T24’e verdiği röportajda şu sözlerle dile getiriyor: “Erkek dünyaya, kendine ve aşkına hükmeder; kadından söz etmez.”

Bu yaklaşım, filmde Selahattin Paşalı’nın canlandırdığı Kemal karakterinin ruh halinde de belirgin biçimde hissediliyor. Pamuk’un sözleri, Kemal’i romantize etmekten çok, onu eleştirel bir gözle okumaya davet ediyor. Nitekim yazar, aynı söyleşide Kemal için net bir tanım yapıyor: “Evet, Kemal kötü bir kahraman, kötü bir karakter. Ben Kemal değilim.”

Pamuk’un bu açıklamaları, kadın karakterlerin hikaye içindeki konumunu da yeniden düşünmeye çağırıyor. Kadın, erkeğin aşk anlatısının bir nesnesi hâline geldiğinde, hikaye zaten baştan problemli bir zemine oturuyor. Pamuk’un kadınlara dair bu tespitleri, Masumiyet Müzesi’nin bugün hala tartışılmasının en önemli nedenlerinden biri.

Jenny Colon detayı: Pamuk’un romana gizlediği edebi bir detay

Masumiyet Müzesi dizi
Fotoğraf: @netflix

Orhan Pamuk, verdiği bu röportajda Masumiyet Müzesi’nde geçen “Jenny Colon” detayının arka planını ilk kez açıkça paylaşıyor. Pamuk’a göre Jenny Colon, 19. yüzyıl Fransası’nda dönemin bir film yıldızı gibi görülen bir operet sanatçısıydı ve Fransız yazar Gérard de Nerval’in karşılıksız aşkının merkezinde yer alıyordu. Nerval’in intiharı da Pamuk’un yorumuyla, bu umutsuz aşkın romantik ve trajik bir yansıması olarak okunabilir. Pamuk, bu ismi çantaya bilerek verdiğini ve romanlarına yalnızca edebiyat tarihçilerinin ya da çok dikkatli okurların fark edebileceği bu tür küçük ayrıntıları gömmeyi sevdiğini söylüyor.

Erkek anlatısından çıkış: Yönetmen Zeynep Günay’ın Masumiyet Müzesi okuması

orhan pamuk masumiyet müzesi
Fotoğraf: @netflix

Dizi uyarlaması, romanın duygusal yükünü birebir yeniden üretmek yerine, onun atmosferini koruyan daha sade bir anlatım kuruyor. Hikaye, aşkın zamana yayılan halini, tekrar eden hatıralar ve mekanlar üzerinden izleyiciye hissettiriyor. Senaryo, büyük dramatik kırılmalar yerine, karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir ritim tutturuyor.

Yönetmen Zeynep Günay’ın Masumiyet Müzesi’ne yaklaşımı, hikayeyi erkek merkezli bir aşk anlatısı olmaktan çıkaran en kritik eşiklerden biri. Orhan Pamuk da Günay’ın projeye dahil olmasından duyduğu memnuniyeti açıkça dile getirirken, romanın aldığı eleştirileri saklamıyor. Hikayenin “fazla erkek üzerine kurulu” olduğunu, Orta Doğulu erkekliğin bakirelik, sevişme ve sahiplenme konusundaki önyargılarının romana sızdığını kabul ediyor. Pamuk’a göre tam da bu nedenle Günay’ın bakışı belirleyici oluyor: Kendi kişisel ama epik boyutu olan aşk anlatısının, Günay’ın rejisiyle daha dengeli, daha nesnel ve dünyanın farklı yerlerinden izleyicilere seslenebilecek bir hale geldiğini söylüyor. Günay ise romanın kendisini en çok etkileyen yanının, aşkı yüceltmek yerine olduğu gibi bırakması olduğunu vurguluyor.

Bu bakış, dizide özellikle Füsun karakterinde karşılığını buluyor. Günay T24’e verdiği röportajda, Füsun’u 70’lerin baskıcı ahlak anlayışına rağmen dürtülerinin peşinden giden, beklentisiz ve cesur bir kadın olarak tanımlıyor; masumiyetinin Kemal tarafından fark edilmemesiyle yaşadığı dönüşümü hikayenin en kırılgan noktası olarak görüyor. Eylül Lize Kandemir’in yorumunu ise “akıllı, derin ve cesur” buluyor; Füsun’un sessiz ama güçlü varlığının, Masumiyet Müzesi’nin kadın anlatısını taşıyan temel unsur olduğunu özellikle vurguluyor.

Bir aşk hikayesinden daha fazlası

Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir
Fotoğraf: @netflix

Masumiyet Müzesi’nin bugün hala bu kadar güçlü ve tartışmalı olmasının nedeni, aşkı idealize eden bir anlatı kurmaması. Orhan Pamuk’un da açıkça kabul ettiği gibi, hikaye erkekliğin, sahiplenmenin ve görmezden gelmenin izlerini taşıyor. Zeynep Günay’ın rejisiyle birlikte bu anlatı, tek bir bakışa sıkışmaktan çıkıyor; kadın karakterlerin sessiz ama dönüştürücü gücü daha görünür hale geliyor. Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir’in performanslarıyla derinleşen bu uyarlama, Masumiyet Müzesi’ni yalnızca bir aşk hikayesi olarak değil, kadın temsili ve erkek anlatısı üzerine yeniden düşünülmesi gereken bir metin olarak konumlandırıyor.

İlginizi çekebilir >>>>> Masumiyet Müzesi: Füsun’un görünümlerinin hikayesi

Ece Ekin Çelik

Ece Ekin Çelik

Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans eğitimini sürdüren Ekin, modaya ve yazıya olan ilgisini erken yaşta keşfetti. Kültür, sanat ve moda üzerine içerikler üreterek başladığı yolculuğuna Söylenti Dergi’de yazarlık yaparak devam etti. Şu anda InStyle Türkiye’de stajyer olarak görev alıyor.

Daha Fazla İçerik

Aura renginiz ne? 6 soruda enerji alanınızı keşfedin Aura renginiz ne? 6 soruda enerji alanınızı keşfedin

Aura renginiz ne? 6 soruda enerji alanınızı keşfedin

Auranız, sizin enerji imzanızdır. Gözle göremeseniz de çevrenizdekiler onu hisseder. Peki sizin auranız ne renkte? 6 soruda, enerji alanınızın rengini öğrenin.
30 Haziran-6 Temmuz haftalık burç yorumu 30 Haziran-6 Temmuz haftalık burç yorumu

30 Haziran-6 Temmuz haftalık burç yorumu

Yengeç Yeniayı'nın etkileri hız kesmeden devam ederken, 4 Temmuz’da Neptün retrosu başlıyor. Bu da demek oluyor ki hisler yükseliyor, ama yönleri biraz flu. Bir şey hissediyorsunuz, evet, ama onun gerçek mi yoksa illüzyon mı olduğunu ayırt etmek kolay değil bu kez.