“Remnant” Koleksiyonu, erkekliği tamamlanmış ve bütün bir kimlik olarak değil; yaşanmışlıkların, vazgeçişlerin ve bastırılmış duyguların geride bıraktığı katmanlar üzerinden yeniden düşünür. Gücü iddia eden sert bir maskülenlik yerine, çatlamış ama dağılmamış olmayı, eksikliği saklamadan taşıyabilen bir olgunluğu savunur. Erkekliğin tarihsel olarak bastırdığı korku, yas ve tereddüt gibi duyguları zayıflık değil, öznenin kaçınılmaz artığı olarak ele alır. Bu yaklaşım koleksiyonda da karşılığını bulur: Başka bütünlerden arta kalmış kumaş parçaları yeniden dokunarak, izleri silinmeden yeni bir bütün oluşturur. “Remnant” böylece estetik bir tercih olmanın ötesine geçer; iktidar yerine dönüşümü, tamamlanmışlık yerine artakalanla yüzleşmeyi öneren etik ve kavramsal bir pozisyon haline gelir.

Remnant, üretim fazlası ya da kullanım dışı kalmış değerli kumaşların çözülüp ipliğe dönüştürülerek atölyemizdeki küçük bir dokuma tezgahında baştan dokunmasıyla oluşturulmuş pek çok parçadan oluşan bir koleksiyondur. Kısaca endüstriyel sistemin dışına düşen parçanın yeniden özneleşmesi diyebiliriz. Süreç hazır kumaşı kesmekle değil, mevcut malzemey ayrıştırıp yeniden inşa etmekle başlar; her yüzey farklı gerilim ve yoğunluklarla sıfırdan kurgulanır ve geçmişe ait izler bilinçli olarak korunur. Yeni malzeme üretmek yerine var olanı dönüştürmeyi seçen bu yaklaşımda sürdürülebilirlik bir söylem değil, doğrudan üretim yöntemidir. Remnant, atık olarak görüleni hem fiziksel hem kavramsal olarak yeniden konumlandırır ve tasarımın başlangıç noktasını artakalandan kurar. Başka bir açıdan baktığımızda ise sistemin artık saydığı şey, aynı zamanda sistemin hakikatini açığa çıkaran şey olur.



Remnant, dağılmadan çatlamış olmayı kabul eden, kırılganlığını saklamayan ama dramatize de etmeyen, izleri örtmeyen onları kimliğin bir parçası olarak taşıyan bir erkek giyim koleksiyonu. Maskülenliğin sert kabuğunu değil; o kabuğun altında kalmış tortuyu inceler.
Remnant, yeni bir malzeme üretmek yerine mevcut olanı dönüştürmeyi seçer. Bir zamanlar başka bir bütünün parçası ve hafızası olan yüzeyler, tezgahta yeniden bir araya getirilerek yeni bir yüzey olarak kullanıma girer.
