Fotoğraf: @ameliaferland
Babet ayakkabılar, ayakkabı klasikleri denince akla gelen en köklü modellerden biri. Son yıllarda moda dünyasında yükselişe geçen “balletcore” akımı da babetlere olan tutkumuzu iyice pekiştirdi. Klasik babetler, yuvarlak burunlu terlik formundan vintage esintili Mary Jane’lere, hatta spor ayakkabı-babet karışımı tasarımlara kadar pek çok farklı şekilde yeniden yorumlandı. Görünüşe bakılırsa babet sevgisi yakın zamanda sona ermeyecek gibi. Hatta yeni bir ayakkabı trendi daha şimdiden doğmuş durumda: High vamp ayakkabılar.
Yükselen trend: Vamp babetler

Ayağı saran, üst kısmı yüksek kesimli bu babet modeli birkaç sezon önce moda dünyasında sessiz sedasız boy göstermeye başlamıştı ancak en güçlü çıkışını 2026 İlkbahar defilelerinde yaptı. Toteme ve Akris, koleksiyonlarında yüksek vamp babetleri minimal ve nötr tonlu kombinlerle sunarken Jil Sander bu tasarımı parlak gümüş rengiyle maksimalist bir yorumla öne sürdü.
High vamp babetler, podyumdan hızla sokak stiline de sıçradı. Geçtiğimiz yıl Paris Moda Haftası’nda Gigi Hadid, Mansur Gavriel imzalı high vamp ayakkabıları tercih etmişti. Yakın dönemde Alexa Chung da Londra’daki bir davette, klasik trençkotunu çikolata tonlarında high vamp bir babetle tamamlamıştı. Bu örnekler, ünlü isimlerin de yeni trende kayıtsız kalmadığını gösteriyor.
80’lerin izleri

Babet trendinin 2026 yorumu aslında bir yandan geçmişin izlerini de taşıyor. 2026 Pre-Fall koleksiyonlarına baktığımızda, badem burunlu klasik topuklu ayakkabıların da her yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Armarium, defilesinde bu nostaljik modeli pillbox şapkayla birlikte sunarak tam bir 80’ler atmosferi yakaladı. Khaite ise rugan siyah tasarımını klasik bir kalem etekle eşleştirerek son derece zarif bir stil sundu. Ganni ise high vamp trendini balerin estetiğine yaklaştırıp modern zımba detaylarıyla farklı bir dokunuş kattı.
Prenses Diana’dan ilhamla
Bu form, 1980’lerde Prenses Diana’nın da favorilerindendi. Lady Dior çantası, blazer ceketi ve sloganlı sweatshirt’üyle kombinlediği bisiklet şortu gibi ikonik parçalarıyla hatırladığımız Diana, özellikle evliliğinin ilk yıllarında ve resmi davetlerde alçak topuklu, iki tonlu klasik Chanel babetlerinden vazgeçmezdi. Zarif, rahat ve her ortama uyarlanabilir olması sayesinde bu model gardırobunun klasiklerinden olmuştu. Moda tarihinin bu unutulmaz dönemindeki zarafet anlayışı, günümüzün yüksek vamp akımına da ilham veriyor.
İlginizi çekebilir >>>>> 2026 Sonbahar defilelerinde minimalist dönem: 90’lar geri döndü
