Fotoğraf: @izzipopi
Görünüşümüzden sıkılıp kendimizde bir değişiklik yapmak istediğimizde aklımıza gelen en çekici seçenek genelde kakül kestirmek oluyor. Elimize makası alıp ani bir kararla kestiğimiz o kakül, bazen pişmanlık getirse de amacı olan değişiklik yaratma görevini tamamlıyor. Artık dolabımızda da bir değişiklik yapmak istiyorsak aynı mantıkla ilerliyoruz. Ama bu sefer saçlarımıza değil, kıyafetlerimize kakül yani püskül ekliyoruz.
Püsküller aslında modanın yabancısı değil. Modanın tarihine baktığımızda püskülün her zaman sınırlarla ilgili olduğunu görüyoruz. Antik kıyafetlerde kumaşın bitiş noktasını işaretlerken, 1920’lerin flapper elbiselerinde dansın hızını görünür kılıyor, 70’lerdeyse özgürlüğün sembolüne dönüşüyor. Günümüzdeyse püsküller başka bir soruyu aklımıza getiriyor: Bir kıyafet nerede biter?


Fotoğraf: @livia , @lilmami_lani
Belki de bitmez. Çünkü püsküller kıyafetin sonu değil, onun bir uzantısı halinde. Ve bu uzantı bizi dünyanın her yerine götürebilir. Sadece bir iple hem kovboy hem bohem hem de festivale gitmeye hazır hale gelip birden çok farklı döneme ışınlanabiliriz. O yüzden elimizdeki bu zaman makinesini çok dikkatli şekilde kullanmalıyız.
Aksesuarlarla dans


Fotoğraf: @avestheticss , @togenesiss
2026 yılında da kombinimize ayrı bir hareket katacak püsküller, bu sefer klasikleşmiş dans hareketlerini bize sergilemiyor. Kimi boynumuzdaki kolyeye eşlik ederken kimi de cebimize sıkıştırdığımız ve sürekli kaybettiğimiz çakmaklarımıza kadar kombinimizi ateşlemeye hazır.
Aslında bu noktada püsküller, küçük ve “kombinin parçası” olarak görülmeyen ihtiyaçlarımızı da şıklığımıza dahil etmiş oluyor. Her şeyi kombinimize dahil ediyoruz fakat bunu en eforsuz ve en şık şekilde yerine getiriyoruz.
Sadece bir ip parçası değil


Fotoğraf: @elisesmall
Püsküller modanın kakülü gibi demiştik. Tıpkı kakülün yüzün tamamını değiştirmesi gibi, bir ayakkabıya, bir elbisenin omzuna ya da bir çantanın kenarına eklenen püskül de kıyafetin karakterini dönüştürüyor. Saçtaki kakül nasıl yüzün ifadesini çerçevelerse, püskül de kıyafetin hareketini çerçeveliyor ve ona sonsuz bir alan yaratıyor.
Artık püskül, bir kıyafetin ucuna bir ip parçası eklemekten ibaret değil. Daha asi ve daha yüksek moda bir kullanımla akla gelen klasik kullanımlarına, kelimenin tam anlamıyla hacim kazandırıyor. 2026 podyumlarında da Bottega Veneta, Balmain, Rick Owens gibi markalar, boho olmayan futuristik ve akıcı bir ışıltıyla püskülü yeniden yorumlayıp dolaplarımıza ışınlıyor.
Formsuz zırh


Fotoğraf: @sovradosaggio , @onek4ever
Süet, deri, kumaş, ip… Hangi formda olursa olsun kıyafetimizin üstüne bir zırh gibi geçirebildiğimiz püsküller, bize korunmanın sert bir formla olmak zorunda olmadığını öğretiyor. Hem kombinimizi hem de günümüzü kurtaran bu ince detay, süslü bir kullanımdan ziyade artık duyusal bir deneyime dönüşmüş durumda.
Çünkü artık kıyafetlerin nasıl göründüğünden ziyade, bize nasıl hissettirdiği önemli. Püskül hem görsel bir performans sergilerken hem de her hareketimizde bize özgürlük ve sınırsızlık hissini deneyimletiyor. Püskül, en basit kombine bile boyutsal ve enerji katan duyusal, estetik bir zırh. Bu zırhı nasıl süslemek istediğimizse tamamen bize kalmış. İster bir zaman makinesi olarak istersek de bir hatırlatıcı olarak… Nasıl kullanırsak kullanalım, her şekilde duygularımızı ve kombinimizi hareketlendireceği kesin!
İlginizi çekebilir>>>>> 70’lerin bohem stili, Canyoncore trendiyle geri dönüyor
