Fotoğraf: @dualipa
Hiç biriyle günlerce, haftalarca yazıştığınız ama bir türlü “gerçek” bir şeye dönüşmeyen bir durumun içinde kaldınız mı? Mesajlar geliyor, konuşmalar akıyor, ilgi var, hatta zaman zaman o küçük heyecan da hissediliyor…
Ama bir noktada fark ediyorsunuz ki ortada gerçek bir şey yok. İşte bu gri alanın adı textationship.
Textationship döngüsü nasıl anlaşılır?
Textationship, iki kişinin sürekli iletişimde olduğu ama bu iletişimin hiçbir zaman somut bir ilişkiye dönüşmediği bir durum. Siz konuşuyorsunuz, paylaşıyorsunuz, gününüzü anlatıyorsunuz; iletişim devam ediyor gibi görünüyor. Ama bir noktada fark ediyorsunuz ki bu bağ yalnızca ekranın içinde kalıyor.

Ne bir adım atılıyor ne de ilişkinin yönü netleşiyor. Zamanla bu belirsizlik, fark edilmeden tekrar eden bir döngüye dönüşüyor.
Başta zararsız görünen bu yazışmalar, bir süre sonra sizi sürekli aynı yerde tutan bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Belirsizlik uzadıkça enerji düşüyor ve aklınızda hep aynı soru dönmeye başlıyor: “Biz aslında ne yaşıyoruz?” Eğer siz de kendinizi böyle bir döngünün içinde buluyorsanız, bundan çıkmak mümkün.
Ama bunun için önce rahat hissettiren ama sizi ileri taşımayan o alanın dışına çıkmayı seçmeniz gerekiyor.
Peki, textationship döngüsünü nasıl kırarsınız?
Gerçekten ne yaşadığınızı netleştirin

Bir şeyin içindeyken onu isimlendirmek zor olabilir; çünkü hisler karışırken, sınırlar belirsizleşir. Ama tam da bu yüzden kendinize dürüst olmanız gerekir: Bu gerçekten bir ilişki mi, yoksa sadece sürekli mesajlaşma hali mi?
Eğer buluşmalar sürekli erteleniyor, planlar hep “bir ara”ya kalıyor ve iletişim yalnızca yazışma üzerinden devam ediyorsa, büyük ihtimalle bir textationship döngüsü içinde olduğunuzu söyleyebiliriz.
Kendi isteklerinizi arka plana atmayın

Karşınızdaki kişinin ne istediğini anlamaya çalışırken, fark etmeden kendi beklentilerinizi geri plana itiyor olabilirsiniz. Oysa asıl belirleyici olan, onun ne istediğinden çok sizin ne aradığınız.
Daha net bir bağ mı istiyorsunuz? Gerçek bir buluşma, temas, ilişki mi? O zaman bunu açıkça ifade etmekten çekinmeyin. Çünkü belirsizlik çoğu zaman iki tarafın da yarım konuşmasından beslenir. Siz net olduğunuzda, karşı tarafın nerede durduğunu görmek çok daha kolay hale gelir.
Söylenenlere değil, yapılanlara odaklanın

“Çok yoğun bir dönemdeyim”, “en kısa zamanda görüşelim” gibi cümleler size de tanıdık gelebilir; çünkü textationship’lerde sözler çoğu zaman umut verir, ama bu umut davranışlarla karşılık bulmaz. Tam da bu yüzden, zamanla kafa karışıklığı kaçınılmaz hale gelir.
Bu noktada bir adım geri çekip kendinize şunu sormanız önemli: Gerçekten bir çaba var mı, yoksa sadece iletişimi sürdürmeye yetecek kadar bir ilgi mi gösteriliyor?
Çünkü birinin sizinle gerçekten ilgilenip ilgilenmediğini anlamanın en net yolu, söyledikleri değil, yaptıklarıyla ilgili.
Döngüyü bilinçli bir şekilde sonlandırın

En zor ama en kritik adım tam olarak burası. Çünkü alışkanlıklar konforlu gelir; her gün gelen bir mesaj, küçük de olsa bir bağ hissi yaratır. Ama bu his, çoğu zaman gerçek bir ilişkiye karşılık gelmez.
Eğer karşınızdaki kişi netlik sunmuyor ve siz bu belirsizlikten yoruluyorsanız, geri çekilmeyi seçebilirsiniz. Daha az yazmak, iletişimi kesmek ya da tamamen çıkmak… Bunlar bir kayıp değil; aksine, kendinize alan açmanın bir yolu.

Sonuç olarak, textationship dediğimiz şey çoğu zaman fark etmeden içine girdiğiniz bir alışkanlığa dönüşür. Başta hafif, kolay ve iyi hissettiren bu iletişim biçimi, zamanla sizi aynı yerde tutan bir döngü haline gelir.
Bu noktada mesele sadece karşınızdaki kişinin ne yaptığı değil, sizin neyi kabul ettiğinizle ilgili. Ne istediğinizi netleştirdiğinizde, aslında neyin eksik olduğunu da daha açık görmeye başlarsınız.
İlginizi çekebilir >>>>> Solo-date trendi: İlişkide bireyselliğin yeni ritüeli
