Fotoğraf: @barrashik
Fiyonklar, balon etekler, hacimli çiçekler, büyük gözlükler, charm’larla kişiselleştirilmiş çantalar, oyuncak hissi veren aksesuarlar ve masalsı silüetler… Son birkaç sezondur modada ilk bakışta birbirinden bağımsız görünen birçok detay aynı estetik eksende buluşuyor. Moda dili giderek daha süslü, daha dekoratif ve biraz daha gerçek dışı bir yere kayıyor. Bu dönüşümün merkezindeki kavram ise “whimsy”.
Harikalar Diyarı etkisi: Whimsy tam olarak neyi ifade ediyor?


Fotoğraflar: @zaralarsson, @izzipoopi
Whimsy; oyunbazlığı, hayal gücünü ve bilinçli şekilde pratik olmayan seçimleri ifade ediyor. Moda bağlamında ise karşılığı görünümün yalnızca işlev üzerinden kurulmasına karşı daha serbest bir yaklaşım geliştirmek.
Bu yüzden whimsy’yi sadece fiyonk trendi ya da hiper-feminen silüetler üzerinden okumak eksik kalıyor. Çünkü son dönemde yükselen estetiklerin ortak noktası, görünüme küçük detaylarla karakter kazandırmaları. Büyük bir çantaya onlarca charm eklemek, günlük stile devasa bir gözlük dahil etmek ya da yalnızca tuhaf hissettirdiği için dekoratif parçalar seçmek bu yaklaşımın odağına yerleşiyor.
Podyumlar neden yeniden oyunu hatırlıyor?


Fotoğraflar: @jonathan.anderson
Whimsy akımının podyumdaki en görünür örneklerinden biri Jonathan Anderson’ın Dior için önerdiği yeni yön. Anderson’ın son dönem yaklaşımı, modanın bir süredir uzaklaştığı duyguyu yeniden görünür kılıyor: oyun. Doğadan ilham alan formlar, hacimle oynayan silüetler ve neredeyse obje gibi düşünülen parçalar; kıyafetin bir deneyim olabileceğini hatırlatıyor.

Benzer bir yaklaşım Matthieu Blazy’nin Chanel’de yarattığı heyecanda da okunuyor. Tasarımcının yaklaşımı, modayı yeniden canlı, merak uyandırıcı ve duygusal olarak çekici hale getiriyor. Son yıllarda lüks modada sık görülen mesafeli tavrın aksine; detayla kurduğu ilişki ve whimsy estetik dili, modaseverlerin markayla yeniden bağ kurduğu alanlardan biri haline geliyor.
Alessandro Michele’in Valentino için kurduğu dünya ise bu dönüşümün en teatral tarafını temsil ediyor. Katmanlı silüetler, dekoratif yoğunluk ve hikâye anlatımı; giyinmeyi yeniden performatif ve duygusal bir deneyime dönüştürüyor.
İnternet neden artık kusursuz görünmek istemiyor?


Fotoğraflar: @emmachamberlain, @ageorama
Whimsy’nin gündemde olmasının nedeni aynı zamanda internet kültürüyle de çok güçlü bir ilişki kurması. Son yıllarda sosyal medyada yükselen birçok görünüm minimalizmden uzaklaşıyor. Uzun süre boyunca “iyi stil”; nötr renkler, sade parçalar ve kontrollü görünümlerle tanımlanırken bugün daha fazla renk, daha fazla detay ve daha kişisel tercihler öne çıkıyor.
İnternetin whimsy’ye verdiği güçlü karşılık da biraz buradan geliyor. Dönüşüm, ünlülerin stil tercihleri üzerinden de okunabiliyor. Zara Larsson’ın son dönemde yükselişe geçen görünüm dili daha oyunbaz ve dekoratif bir estetiğe yaklaşıyor. Emma Chamberlain’in stilinde ise kusursuz görünmekten çok karakter yaratma fikri öne çıkıyor. Bu isimlerin ortak noktası whimsy trendini takip etmelerinden çok görünümü yeniden kişisel bir ifade alanı olarak ele almaları.
Charm’lardan nail art’a: Whimsy görünümü nasıl gündelik hayata taşındı?


Fotoğraflar: @themarcjacobs,
Benzer bir değişim aksesuar ve güzellik tarafında da görülüyor. Charm kültürünün geri dönüşü, dekoratif takılar, büyük hacimli gözlükler, küçük objelerin stil imzasına dönüşmesi ve nail art’ın yeniden görünümün merkezine yerleşmesi; whimsy’nin yalnızca kıyafetlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Bu estetikte önemli olan kusursuz bir görünüm yaratmak değil; görünümün biraz koleksiyon hissi taşıması, biraz oyun alanına dönüşmesi ve kişisel detaylarla tamamlanması.
Whimsy’nin karanlık tarafı: Whimsy goth yükselişi
Günün sonunda whimsy, tek bir estetikle tanımlanmak yerine kişiselliği kutluyor. Bir yanda fiyonklar, pastel tonlar ve masalsı referanslar varken diğer tarafta whimsy goth yaklaşımı bulunuyor. Viktoryen etkiler, koyu tonlar, gotik romantizm ve cadı estetiğiyle birleşen bu yorum; eğlence ve hayal gücünün her zaman yumuşak görünmek zorunda olmadığını gösteriyor.
Daha fazla süs, daha az kural: Modanın yeni kaçış alanı

Uzun süredir hız, verimlilik ve sadeleşme üzerinden şekillenen estetik anlayışın ardından modanın yeniden daha dekoratif, daha oyunbaz ve zaman zaman bilinçli şekilde gereksiz olana yönelmesi tesadüf değil. Yaşanan dönüşüm, gündelik hayatın kurallarından kısa süreliğine de olsa uzaklaşma ve alternatif dünyalar kurma isteğini yansıtıyor.
Trendin bugün bu kadar karşılık bulmasının nedeni de burada yatıyor. Belki de bir süredir aranan şey yeni bir trend değil; yeniden biraz hayal kurabilen bir görünüm dili.
İlginizi çekebilir >>>>> Kitten heel geri döndü: Sezonun öne çıkan 12 modeli
