Fotoğraf: @naia_maderoterapia
Son dönemde güzellik dünyasında adını sıkça duyduğumuz, estetik duruşuyla sosyal medya akışlarını süsleyen o ahşap masaj aletlerini muhtemelen görmüşsünüzdür. Peki, bu aletler sadece estetik bir trend mi yoksa arkasında bir sır var mı? Gelin, vücudumuzu daha sıkı ve enerjik hissettiren, kökleri Kolombiya’ya dayanan o popüler yöntemi, yani maderoterapiyi tanıyalım.
Lenf sistemini harekete geçirmek

Lenfatik sistem, vücudumuzun gizli kahramanı, yani çöpçüsüdür. Ancak kalbimiz gibi kendi kendine çalışan bir pompası olmadığı için hareket etmeye, uyarılmaya ihtiyaç duyar. Doğru açılarla ve ritmik hareketlerle uygulanan ahşap aletler, lenf akışını kelimenin tam anlamıyla uyandırır. Biriken sıvıların ve toksinlerin atılması hızlanırken, şişkinlik hissi yerini hafifliğe bırakır.
Detoks etkisi

Gün boyu hareketsiz kalmak ya da yoğun tempo, bazen vücudumuzda ağırlık ve şişkinlik hissi yaratabilir. Maderoterapi bu noktada harika bir canlandırıcı görev üstleniyor. Ritmik ve doğru hareketlerle uygulanan ahşap aletler, vücudun durağan enerjisini ve fazla sıvıyı harekete geçiriyor. Düzenli uygulamada o sinir bozucu ödem hissi yerini harika bir hafifliğe bırakıyor.
Ev konforunda pürüzsüz cildin formülü

Bu keyifli maderoterapi ritüeli evde kendi kendinize uygulamak aslında çok pratik. İhtiyacınız olan tek şey sevdiğiniz bir masaj yağı ve temel bir ahşap masaj silindiri. Vücudunuza yağı sürdükten sonra, aleti aşağıdan yukarıya doğru, yani yer çekimine meydan okuyan süpürme hareketleriyle uygulamalısınız. Haftada birkaç gün ayıracağınız 10 dakikalık bu masaj seansı, kan dolaşımını hızlandırarak portakal kabuğu görünümünü hafifletiyor ve cildi pürüzsüzleştiriyor.
İlginizi çekebilir >>>>> TikTok’un yeni güzellik trendi “5 to 9 before 9 to 5” nedir?
