Fotoğraf: @selenagomez
Son dönemde makyaj konuşmalarının merkezine yerleşen “kontrast” kavramı, aslında uzun zamandır sezgisel olarak yaptığımız tercihlere bir isim veriyor. Bazı yüzler neredeyse hiçbir şey sürmeden çarpıcı görünürken, bazıları biraz daha belirgin dokunuşlar ister. Kontrast makyaj tam da bu farktan yola çıkıyor. Ten, saç ve göz renkleri arasındaki farkları esas alarak makyajı buna göre şekillendiriyor.
Contrast makeup theory nedir?
“Contrast makeup”, yüzün siyah-beyaz bir fotoğrafını düşündüğümüzde ortaya çıkan açıklık-koyuluk farklarını temel alır. Tenle saç arasında belirgin bir ayrım varsa kontrast yüksektir, tonlar birbirine yakınsa kontrast düşüktür. Yanlış kontrastta seçilen bir ruj ya da göz makyajı, fazla ya da sönük hissettirebilirken; doğru kontrastta yapılan dokunuşlar ekstra doğal görünür.
Düşük kontrast makyaj

Düşük kontrast yüzlerde geçişler yumuşaktır. Ten, saç ve gözler arasında keskin farklar yoktur. Bu yüzden makyaj da aynı yumuşaklıkta ilerlemelidir. Çok koyu bir eyeliner ya da sert bir ruj, yüzün doğasına yabancı durabilir. Bunun yerine cildin dokusunu öne çıkaran hafif ürünler, dudak rengine yakın tonlar ve belirsiz geçişler tercih edilmelidir.
Orta kontrast makyaj

Orta kontrast, dengeyi seven ama biraz da hareket isteyen yüzlerin alanıdır. Ten ile saç ya da göz rengi arasında fark vardır ama bu fark baskın değildir. Bu tip yüzlerde makyajın en güzel tarafı esneklik sunmasıdır. Yanaklara eklenen sıcak bir renk, gözlere hafif bir derinlik ya da dudakta bir tık daha doygun bir ton, yüzün kontrastını doğal bir şekilde görünür kılar.
Yüksek kontrast makyaj

Yüksek kontrast yüzler ise makyajı gerçekten taşıyabilen yüzlerdir. Açık tenle koyu saçlar, belirgin gözlerle keskin hatlar bu gruba girer. “Contrast makeup theory”e göre bu tip yüzlerde güçlü renkler ve sert makyaj göze batmaz. Koyu bir ruj ya da derin bir göz makyajı yüzü ağırlaştırmak yerine çekici durur.
İlginizi çekebilir >>>>> Düşük göz kapaklarına göz makyajı nasıl uygulanmalı?
