Ayın mimarı serimizde bu ay, Toner Mimarlık’ın kurucusu Yüksek Mimar Mustafa Toner ile buluştuk. İlham şehrinden sezonun rengine; arzu nesnesinden mekan önerisine kadar birçok favorisini bizimle paylaştı.
Bu sezon sizi en çok besleyen, ruh halinizi ve tasarım dilinizi etkileyen şehir hangisi?

Barselona. Her sey o kadar kendiliğinden var olmuş gibi, zorlamasız ve doğal. Aynı zamanda o kadar renkli, farklı ve insancıl ki…. Mimari ve sanatsal bir cümbüşün içinde istemsizce besleniyorsunuz…
Bu sezonun ruhunu tek bir renk ile anlatacak olsanız bu hangisi olurdu?

Sadece bu sezon degil, uzun bir zamandır terra cotta ve tonlarının birlikteliğinin keyifli sonuçlarını deneyimliyorum.
Şu anda kalbinizi çalan, arzu nesnesi diyebileceğiniz tek bir parça hangisi?

Ron Arad’ın Well Tempered Chair tasarımı özellikle de düşünsel hikayesi ile benim için çok önemlidir.
Bir mekanı sadece atmosferiyle önermek isteseniz bu neresi olurdu?

Tadao Ando’nun Osaka’daki ikonik yapısı Church of the Light isimli brütalist şapelde sadece haç şeklindeki bir yırtık ile yarattığı atmosfer eşsizdir.
Bugün kendi yaşam alanınızda vazgeçemediğiniz tek bir detay ne?
Bu o kadar değişken ki, bir zaman çok önem verdiğim şeylerin bir başka zaman hiç önemi kalmadığını farkediyorum. Zor soru…
Bir mekanda ışık, boşluk, malzeme ve oran arasında ilk dikkatinizi çeken unsur hangisi?
Oranlar benim için her zaman öncelikli oldu. Etkinin oranlarda gizli olduğunu düşünüyorum. Bunu mimar olmayanların anlayamaması da haince hoşuma gidiyor…
İlginizi çekebilir >>>>> Ayın mimarı: Seyhan Özdemir Sarper
