Fotoğraf: Adrian Ozimek, Trevor Mcivor Architect’in izniyle
Diziyi izleyenler bilir ki “I’m coming to the cottage.” cümlesi basit bir davetten çok, karakterlerin şehirden uzaklaşma ve bastırılmış duygularından kaçma isteğini simgeliyor. Heated Rivalry cottage, yani dizide karşımıza çıkan kır evi, bu hissi destekleyen sessizliği ve dinginliğiyle hikayenin duygusal tonunu tamamlayan bir mekan olarak kurgulanıyor. Bu ev, karakterlerin savunmalarını indirdiği ve daha dürüst olabildikleri anlara zemin hazırlarken, dekorasyon da yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıkarak dizinin duygusal yükünü taşıyan sessiz bir anlatıcıya dönüşüyor.
Heated Rivalry cottage’ın doğayla kurduğu sessiz bağ

Fotoğraf: Adrian Ozimek, Trevor Mcivor Architect’in izniyle
Ontario’daki Muskoka Gölü kıyısında yer alan Barlochan Cottage, Heated Rivalry cottage olarak izleyicinin hafızasına kazınan modern bir kır evi. Özel bir müşteri için dört mevsimlik bir kulübe olarak tasarlanan prefabrik ahşap yapı, 2020 yılında inşa edilmiş. Gölle kurduğu doğrudan ilişki, yapının mimari dilini olduğu kadar dizideki atmosferini de belirliyor. Heated Rivalry cottage, bir kaçış noktası olmanın ötesinde, karakterlerin kendileriyle baş başa kalabildikleri bir durak gibi işliyor.
Yalınlıkla kurulan duygusal alan



Fotoğraf: Adrian Ozimek, Trevor Mcivor Architect’in izniyle
Heated Rivalry cottage’ın iç mekanında fazlalıklardan bilinçli olarak kaçınılmış; minimal formlu mobilyalar ve sınırlı aksesuar kullanımıyla sade bir atmosfer yaratılmış. Bej, kırık beyaz ve açık ahşap tonları, mekanı bir sergileme alanından çok, yaşanan ve hissedilen bir yer haline getiriyor. Bu yalın yaklaşım, dekorasyonun dikkat çekmek yerine geri planda durmasını sağlarken, dizide karakterlerin bu evde daha savunmasız ve gerçek halleriyle var olabilmelerinin görsel bir karşılığı gibi okunuyor.
Cam yüzeyler ve şeffaflık hissi

Fotoğraf: Adrian Ozimek, Trevor Mcivor Architect’in izniyle
Geniş cam yüzeyler sayesinde göl manzarası dekorasyonun doğal bir parçasına dönüşürken, gün ışığı mekana yumuşak ve kesintisiz bir şekilde yayılıyor. İç mekanla dış dünya arasındaki sınırların silikleşmesi, Heated Rivalry cottage’ın doğayla kurduğu bağı güçlendiriyor; ahşap ve taş gibi doğal malzemeler bu açıklığı dengeliyor. Ancak tam da bu noktada, çiftin kulübedeki önemli bir araya gelişiyle birlikte dizinin ana karakterlerinden Shane’in “Bu evi ben almadım, yaptırdım” sözleriyle tanımladığı bu özel kaçamağın, beklenmedik şekilde bir cam kutu hissi yaratması dikkat çekiyor.
Ne kadar özel, ne kadar açık?

Fotoğraf: Adrian Ozimek, Trevor Mcivor Architect’in izniyle
Bu durum güçlü bir metaforu da beraberinde getiriyor: Dışarıya bu kadar açık bir mekan ne kadar özel olabilir? Heated Rivalry Cottage, modern rustik çizgide zamansız ve sade bir estetik sunuyor. Bir yandan güvenli bir sığınak gibi görünürken diğer yandan karakterlerin saklanamayacağı kadar şeffaf bir alan yaratıyor. Dizide bu evin bu kadar akılda kalıcı olmasının nedeni de tam olarak bu çelişki. Dekorasyon bağırmıyor, iddia etmiyor; ama her şeyi görünür kılıyor.
İlginizi çekebilir >>>>> Yearning nedir? Heated Rivalry ile hayatımıza yeniden dahil olan terim
