Milano Design Week 2026 kapsamında Louis Vuitton, yeni Objets Nomades koleksiyonlarını tanıttı

6 Mayıs 2026
Milano Design Week 2026 kapsamında Louis Vuitton, yeni Objets Nomades koleksiyonlarını tanıttı

Reklam

Milano/Paris – 20 Nisan 2026 – Louis Vuitton, Design Week 2026 kapsamında Milano’da, Palazzo Serbelloni’nin kalbinde tanıtılan yeni Objets Nomades koleksiyonuyla ikonik sandıklarını sergiledi. Tarihi Milan sarayının odaları, cesur ve etkileyici renk paletleri etrafında hazırlanan bu tasarımlar için mükemmel bir atmosfer sundu ve Art Deco’dan günümüze uzanan benzersiz bir Louis Vuitton yolculuğu yarattı.

“Giangaleazzo” odasından itibaren ziyaretçiler, iç mimar, ciltçi ve illüstratör Pierre Legrain’in (1888–1929) ruhu eşliğinde adeta zamanda geçmişe doğru bir yolculuk yaptı. Louis Vuitton, Art Deco akımının öncü isimlerinden biri olan Legrain’e, onun efsanevi kitap ciltlemelerinden ilham alan olağanüstü bir mobilya, “Art of Dining” ve tekstil koleksiyonu ile saygı duruşunda bulundu. Bu parçalar, Maison’un arşivleriyle diyalog içinde sunuldu; en eski sandıklardan Art Deco şişelere, seyahat aksesuarlarından imzalı illüstrasyonlara kadar uzanan bir seçkiyi içerdi. Louis Vuitton Heritage koleksiyonundan gelen bu nadir eserler, Maison’un kökenlerine ve sandık yapımındaki ustalığına gönderme yapan 1920’ler tarzı bir tren atmosferi içinde sergilendi.

Milano Design Week 2026 Louis Vuitton

“Gabrio” odasında, sürükleyici deneyimi güçlendirmek amacıyla Louis Vuitton Objets Nomades koleksiyonlarından farklı ölçek ve formatlardaki parçalar sergilendi. Pierre Legrain Homage koleksiyonuna ait tüm bu parçaların ortak özelliği, Legrain’in bir cilt tasarımından ilham alan büyük bir Tikal halı etrafında düzenlenmiş olmalarıydı. Halının cesur gece mavisi ve kahverengi renk paleti, bir salon, yemek odası ve kütüphane olarak kurgulanan alanları bir araya getirerek koleksiyona bütüncül bir atmosfer kazandırdı. Bu kurgu, dokuların, desenlerin ve renk tonlarının neşeli ve canlı bir etkileşimiyle karakterize edilmiş, bütün bir dünya yarattı. Koleksiyonda ayrıca, geçen yıl tanıtılan Fortunato Depero Homage koleksiyonu da dahil olmak üzere Louis Vuitton Objets Nomades’ın önceki koleksiyonlarından parçalar da yer aldı.

“Napoleonica” odasında, Pierre Legrain Homage koleksiyonuna ait grafik kompozisyonlara sahip büyük örtüler, duvarları görkemli tablolar gibi süsleyerek ikonik mobilya parçalarını tamamladı. Bunlar arasında Riviera şezlong ve Omega formundaki tasarımıyla dikkat çeken Celeste tuvalet masası yer aldı. Bu parça, 1921 yılında Legrain tarafından Louis Vuitton için tasarlanmış olup, günümüzde lake ahşap ve Nomade deri ile yeniden yorumlanarak sunuldu.

Yolculuk, Charlotte Perriand’a saygı koleksiyonundaki masa örtüsünde yer alan mavi ve bej motiften ilham alan “Beauharnais” odasında devam etti. 2025 yılında tanıtılan bu tasarım, sanatçının 1920’lere uzanan en erken tekstil çalışmalarından birinin arşivlerinden beslendi. Dağ manzarasını çağrıştıran geometrik desen, çağdaş tasarımlarla kusursuz bir uyum içinde buluştu. Bu seçkide, Louis Vuitton Monogram çiçeğinden ilham alan tabaklardan, 2018’de piyasaya sürülüp Marc Newson tarafından duyusal ve minimalist bir tasarımla yeniden yorumlanan kokulu mumlara, Patrick Jouin ve Cristian Mohaded imzalı mobilya parçalarına kadar uzanan geniş bir yelpaze yer aldı. 20. yüzyılın başında Gaston-Louis Vuitton tarafından tasarlanan Ideal Malle Bibliothèque’ten ilham alan Malle Bibliothèque ise koleksiyona tarihsel bir karakter ve göçebe bir zarafet kattı. Farklı konfigürasyonlara uyum sağlayabilen modüler bir kitaplık gibi açılan bu sandık, işlevsellik ile dekorasyonu bir araya getirirken, günlük yaşam için tasarlanmış ikonik bagaj geleneğinin bir parçası olarak, fonksiyonel yaratıcılığı özgün bir estetik anlayışla buluşturdu.

Louis Vuitton sofra

“Parini” Odası, ziyaretçileri derin kırmızı tonlarının hâkim olduğu bir atmosfere davet etti. Pierre Legrain’in bir kitap ciltleme tasarımından ilham alan kırmızı ve altın renkli masa örtüsüyle başlayan bu kurgu, dönemin karakteristik grafik ve minimalist çizgilerini yansıttı. Ardından sofra takımları, aksesuarlar ve mumlardan oluşan bir koleksiyon açığa çıktı. Zeminde ise Pierre Legrain Homage koleksiyonuna ait büyük bir halı, ritmi ve geometrisiyle mekâna güçlü bir dinamik kattı.

“Boudoir” alanı, üstün zanaatkârlık teknikleri ve olağanüstü malzemeleriyle öne çıkan iki özel parçaya ev sahipliği yaptı ve mekânı suyu andıran yeşil tonlarla sardı: Egzotik deri marküteriyle işlenmiş “Cabinet Kaléidoscope” ve Estudio Campana tarafından tasarlanan, deniz kızlarıyla hayat bulan sıra dışı langırt masası “Baby-foot”. Bu parçaların yanında, Estudio Campana’nın Géraldine Gonzalez ile iş birliği içinde tasarladığı yeni “Cocoon Dichroic”, elde kesilmiş, renk değiştiren iridesan yapraklardan oluşan fütüristik bir form sunarak tüm ihtişamıyla parladı.

“Grand Foyer’de” ise İngiliz tasarım stüdyosu Raw Edges imzalı yeni Stella koltuk tüm yönleriyle kendini göstererek ziyaretçileri kozmik bir yolculuğa çıkardı. Bu özgün tasarım, optik illüzyonlarla oynayan tekstil kaplaması sayesinde konfor anlayışını yeniden tanımladı ve adeta büyüleyici bir deneyim sundu.

Palazzo Serbelloni’nin avlusunda ise zemin, Pierre Legrain’in bir kitap ciltleme tasarımından ilham alan anıtsal bir çalışmayla kaplandı. Accademia di Belle Arti di Brera ile iş birliği içinde, öğrencilerin de tasarım ve uygulamaya katkıda bulunduğu bu yerinde üretim çalışması, göçebe bir halı olarak renkli ve desenli bir oyun alanına dönüştü; Art Deco estetiği ile çağdaş tasarım ruhu arasında güçlü bir köprü kurdu.

Louis Vuitton “Pop-up” Kitabevi

Sarayın girişinde konumlanan pop-up kitabevi, ziyaretçilere Louis Vuitton Editions koleksiyonlarını keşfetme imkânı sundu. Bu seçki; Louis Vuitton City Guides, Louis Vuitton Travel Books ve Louis Vuitton Fashion Eye serilerinden özel kitapları içerdi.

Via Montenapoleone’daki Louis Vuitton mağazası, ikonik sandıkları sergiledi

Aynı zamanda Louis Vuitton, Via Montenapoleone mağazasında tamamen vitraydan üretilmiş Malle Courrier Lozine Maison de Famille sandığını sundu. Bu parça, Louis Vuitton Erkek Koleksiyonları Kreatif Direktörü Pharrell Williams tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen defile için tasarlandı. Art of Dining Asnières koleksiyonu gibi, Paris yakınlarındaki Asnières-sur-Seine’de bulunan ve tarihi sandık atölyesine ev sahipliği yapan aile evinin yakın zamanda yenilenen Art Nouveau tarzı vitray pencerelerindeki çiçek motiflerinden doğrudan ilham aldı. Bu olağanüstü tasarım, sandık yapısından cam işçiliğine kadar son derece hassas zanaatkârlık çalışmalarını yansıtarak gelenek ile yeniliğin buluşmasını simgeledi. Her bir unsurun ince işçilikle bir araya getirildiği bu yapı, adeta mimari ve ışıkla şekillenen bir kompozisyon sundu.

louis vuitton sandık

Sergilenen bir diğer parça olan Malle Paravent, göçebe yaşam anlayışına yenilikçi bir yorum getirdi. İçinde bir giyinme alanı barındıran mimari bir paravan olarak tasarlanan bu parça, işlevsellik ile mahrem bir atmosfer yaratma sanatını bir araya getirdi. Açıldığında, hazır giyim ve aksesuarlar için özenle düzenlenmiş bir alan ortaya çıktı; kullanılan malzemelerden deri kaplamalara ve dikiş detaylarına kadar her unsur, Maison’un titiz zanaatkârlığını gözler önüne serdi.

Son olarak Malle Lit, Louis Vuitton’un yaşam sanatını yeniden düşünmeye davet eden bir parça olarak öne çıktı. Seyahat zarafetinin ikonik bir temsilcisi olan bu tasarım, sandık ustalığını işlevsel tasarımla buluşturdu.

Bu sıra dışı parça, Louis Vuitton’un 1865 yılında tasarladığı ilk Malle Lit’ten ilham alarak yeniden yorumlanmış ve geleneği modernlikle buluşturacak şekilde tasarlanmıştır. 19. yüzyıla uzanan inovasyon mirasının bir parçası olan bu tasarım, çığır açan seyahat çözümlerinin geliştirilmesi ve Georges Vuitton’un 1885 yılında aldığı patent ile şekillenen bir geçmişi yansıttı. Gezginler ve kaşifler düşünülerek tasarlanan bu parça, değişen seyahat alışkanlıklarına ikonik bir yanıt niteliğindeydi.

İkonik Louis Vuitton Monogram kanvas ile kaplanan ürünün iç kısmında alüminyum ve kayın ağacı kullanılarak kolayca sağlam bir yatağa dönüşmesi sağlanmıştır. Çok bölmeli, suya dayanıklı yatağı; “memory foam” üst katmanı ve ayarlanabilir başlığı ile konfor ve işlevselliği bir araya getirdi.

Louis Vuitton’un Palazzo Serbelloni’deki sergisi, 21–26 Nisan 2026 tarihleri arasında her gün 10:00 – 20:00 saatleri arasında ziyarete açıktı.

Daha Fazla İçerik

Konfor ve şıklığın buluşması: Havalimanı stil rehberi Konfor ve şıklığın buluşması: Havalimanı stil rehberi

Konfor ve şıklığın buluşması: Havalimanı stil rehberi

Güçlü bir havalimanı stilinin temelinde, konfor ile şıklık arasında kusursuz bir denge kurmak yatıyor.
2026 Milano Tasarım Haftası: Görmeniz gereken sergiler 2026 Milano Tasarım Haftası: Görmeniz gereken sergiler

2026 Milano Tasarım Haftası: Görmeniz gereken sergiler

2026 Milano Tasarım Haftası, geçmişin mirasını geleceğin vizyonuyla harmanlayan birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor.
Pop KültürModaGüzellikKadınKapak HikayesiAstrolojiInStyle Home