Sektördeki istismar ifşaları: Mesele birkaç çürük elma değil

22 Ağustos 2025
Sektördeki istismar ifşaları: Mesele birkaç çürük elma değil

Fotoğraf: iStock

Son günlerde içerisinde bulunduğumuz sektörde erkek fotoğrafçılar tarafından gerçekleştirildiğini art arda öğrendiğimiz istismar olayları, tekil “skandalların” ötesinde, üretimin arkasındaki güç ilişkilerine bakmayı zorunlu kılıyor. Bu olayları mağdurların istismar ifşaları sayesind öğrendik. Mesele “birkaç çürük elma” değil, hiçbir zaman da öyle olmadı. Mesele, rızanın nasıl pazarlık konusu edildiği ve sektörün istismar gölgesinde faillerin aleyhine nasıl sessizlikle işlediği. İfşa hikayeleri, bu yapının rutinlerini göz önüne sererken domino etkisinin önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Rıza için şartlar önemli

“Rızası var” demek, güç asimetrisini yok etmiyor. Kariyerinin başındaki biriyle işi veren kişi arasında kurulan ilişki eşit değil. Ücret, görünürlük ve tekrar çalışma vaadi, sessiz onayı dayatabiliyor. Feminist etik, rızayı bir anlık “evet” değil; bilgiye dayalı, baskıdan arındırılmış, geri çekilmesi her an mümkün bir süreç olarak tarif eder. Bu standart sağlanmadan atılan her imza tartışmalıdır. İtibar, geçim ve “sektörde tutunma” kaygısı; özellikle kırılgan konumdaki kişileri sessizliğe itebilir. Böylece söylenti, şaka ve “set jargonuna” karışan sınır ihlalleri normalleşir.

Sektördeki istismar ifşaları
Fotoğraf: Getty

Güvenli çalışma koşulları

Güvenli çalışma şartlarının sağlanması iyi niyete bırakılamayacak kadar önemli. Yazılı davranış kuralları, görev tanımları ve yaptırımlar net olmalı. Refakat ve tanıklık sistemi; mağdur kadınların ifşaları sayesinde öğrendiğimiz ve çok talep gören “nü” çekimlerde “mahremiyet koordinatörü” benzeri kişilerin bulunması; geri bildirim mekanizmalarının failin arkadaşı olmaması bir zorunluluk.

Konuşmaya devam edeceğiz

InStyle Türkiye olarak, sessizlikten beslenen, “iş böyle dönüyor” diye meşrulaştırılan sektörün tam ortasında; tacizi aklayan, tacizi görmezden gelen, “profesyonellik” adı altında sınır ihlallerini normalleştiren hiçbir isimle bir araya gelmeyecek, taciz vakalarında ismi geçen kişilere projelerimizde yer vermeyeceğiz. İstismarı ve manipülatif sözlerle kurulmuş çarpık düzeni işaret etmek, eleştirmek ve dönüştürmek için konuşmaya devam edeceğiz.

İlginizi çekebilir >>>>> Sesini yükseltiyoruz: Greta Thunberg’ün direniş arşivi

Daha Fazla İçerik

Minimal silüetlere dinamik bir dokunuş: Püsküllü parçalar Minimal silüetlere dinamik bir dokunuş: Püsküllü parçalar

Minimal silüetlere dinamik bir dokunuş: Püsküllü parçalar

Püskülü parçalar, 2026’da minimal silüetlere hareket ve karakter katan bir stil unsuru olarak öne çıkıyor.
Tatlı yalanlar yerine gerçekler: “Saltcoating” nedir? Tatlı yalanlar yerine gerçekler: “Saltcoating” nedir?

Tatlı yalanlar yerine gerçekler: “Saltcoating” nedir?

İlişkilerde konuşması zor konuları tatlı dille kırmadan anlatmak güzeldir ama bu tatlı dilin dozunu kaçırınca anlam bulanır, duygular çarpıtılır, iletişim yumuşak ama sahte bir yere savrulur. Saltcoating, tam da bu noktada ortaya çıkan, bir durumu yumuşatmak yerine olduğu gibi, doğrudan ve net bir şekilde anlatmayı seçmek anlamına gelen bir kavram.