Fotoğraf: @tessavmontfoort
Son dönemlerde moda dünyasında daha renkli ve daha oyunbaz görünümler hakim. Podyumlardaki cesur silüetlerden rahatlığı baz alan sokak stiline kadar uzanan bu yaklaşım, renklerin artık stil tercihlerinde belirleyici bir rol oynadığının güçlü bir kanıtı niteliğinde. Gardıroplar daha esprili ve daha karakteristik parçalarla yeniden düzenlenirken, moda sahnesinde ruh halini yansıtan seçimler önem kazanıyor. Tam da bu noktada “dopamine dressing” ortaya çıkıyor. Adından da anlaşıldığı gibi dopamine dressing, kıyafetlerin pozitif enerjisinden besleniyor. Modayı “estetik” kalıplarla sınırlamayan bu yaklaşım, duyguların stil tercihlerine güçlü bir yansıması olarak okunuyor. Kural tanımayan felsefesiyle trendlere meydan okuyan “dopamine dressing”, görünümleri özgün bir ifade aracına dönüştürüyor.
Ofis stilinin renkli bir yorumu

“Dopamine dressing”, ofis stilinde klasik siyah – beyaz ikilisinden sıkılanlara yeni bir alternatif sunuyor. Bu yeni estetik, ofis stilinin keskin kodlarını yumuşatarak daha dinamik silüetleri öne çıkarıyor; böylece renklerin canlılığından beslenen enerjiniz gün boyu korunuyor. Monoton parçaların yerini doku oyunları alıyor. Sezonun favori renk kombinasyonları ise bu yaklaşımı destekler nitelikte.


Fotoğraf: @dashaglamorama, @julia.kammerer
Zamansız bir seçim olan kahve paleti, şeker pembesinin canlılığıyla buluşarak yumuşak bir kontrast yaratıyor. Bu sezonun öne çıkan sarı tonları ise güneşin sıcaklığını kombinlere taşıyor. Daha soğuk alt tonlu bir renk arayanlar için bebek mavisi, ferah bir denge sunuyor. Turkuaz ve turuncu kombinasyonları ise “dopamine dressing” trendinin beklenmedik ikilisi oluyor. Kırmızı blazer’ın içine açık pembe saten bir gömlek giyebilir ve görünümünüzü minimal aksesuarlarla tamamlayabilirsiniz. Klasik kesim haki bir kalem eteği yağ yeşili gömleklerle uyumlayabilirsiniz; ne ofis kodlarının sınırlarını aşan ne de monotonluğuyla enerjinizi düşüren bir görünüm.
Renkleri günlük stilinize nasıl taşıyabilirsiniz?


Fotoğraf: @linda.sza, @cazevedor
“Dopamine dressing” cazip kılan, hiçbir kalıbının olmaması yani renkleri nasıl kullanacağınız tamamen sizin tercihiniz. Güçlü kontrastlar yaratarak enerjisi yüksek bir kombin oluşturabilir ya da tek bir cesur rengi sade parçalarla öne çıkarabilirsiniz. Desenlerle oynamak da bu enerjiyi artırmanın en etkili yollarından biri. Grafik baskılar, geometrik illüzyonlar, üç boyutlu işlemeler… Bu minik oyunlar, stilinizi adeta ressamı siz olan bir tuvale dönüştürüyor. Bu noktada aksesuar seçimleri anlam kazanıyor. Sürreal formlar, heykelsi küpeler ve göz alıcı tonlar görünümü destekliyor. Schiaparelli’nin “yaşayan” aksesuarları ya da Pucci’nin imza çantaları…

Daha temkinli ilerlemek isterseniz, monokrom silüetler ideal bir alternatif sunuyor. Birbirlerine yakın tonlar veya görünüme aksesuar olarak ekleyeceğiniz renkli parçalar, “dopamine dressing” için güçlü bir başlangıç olabilir. Tek renk pastel sarı bir takım tercih edebilir ve görünümü fularlarla tamamlayabilirsiniz ya da cesur renkli veya desenli bir ayakkabıyla kombini parlatabilirsiniz.
İlginizi çekebilir >>>>> Rozetler günlük stilde kendini ödüllendirmenin en kişisel yolu
