Fotoğraf: @kyliejenner
Moda, son birkaç sezondur ileriye değil bilinçli bir şekilde geriye bakıyor. Ama bu, nostaljiye yaslanan romantik bir kaçış değil. Aksine, arşiv modası bugün statü, stil bilgisi ve kültürel hafıza göstergesi olarak okunuyor. Kırmızı halıda vintage bir McQueen görmek ya da 90’lar Versace’siyle gündeme gelmek artık “eski” değil, fazlasıyla güncel bir tavır.
Kırmızı halıdan sokak stilinin merkezine

Arşiv modasının popülerleşmesinde ünlü isimlerin payı büyük. Julia Fox’un 2000’ler Mugler referansları ya da Bella Hadid’in Jean Paul Gaultier ve Roberto Cavalli arşivleriyle kurduğu bağ, bu akımın günlük stile de sızdığını gösteriyor. Kısaca, geçmiş, bugünün trend haritasında aktif bir oyuncu.
Arşiv modasının güncel gücünü en net gösteren isimlerden biri Kim Kardashian. Gardırobu, modanın yakın tarihine açılan bir arşiv niteliğinde. Carmen Electra’nın 1998 MTV Awards’ta giydiği Stephen Sprouse elbiseden, Azzedine Alaïa’nın 1990’lara uzanan leopar desenli bodysuit’ine; Alexander McQueen’in ikonik “Oyster dress”inden, Gianni Versace tasarımına kadar uzanan bu seçki, arşivin artık bir statü göstergesi olduğunukanıtlar nitelikte.
Arşiv modası ve stil sermayesi


Fotoğraf: @kendalljenner, @kyliejenner
Bugün bir parçanın “yeni” olması tek başına yeterli değil. Nereden geldiği, hangi dönemi temsil ettiği ve hangi hikayeyi taşıdığı en az silüeti kadar önemli. Moda evlerinin kendi arşivlerine dönerek geçmiş koleksiyonlarını yeniden yorumlaması da bu yüzden şaşırtıcı değil, çünkü arşiv parçaları artık yalnızca estetik değil, aynı zamanda basın değeri ve görünürlük yaratan güçlü bir iletişim aracı. Saint Laurent’in 70’ler kodları ya da Prada’nın 90’lara göz kırpan çizgileri, arşivin bir statü dili haline geldiğini kanıtlıyor.
Bilinçli tüketimin yeni lüksü
Arşiv modası aynı zamanda sessiz ama güçlü bir sürdürülebilirlik mesajı taşıyor. Tekrar üretilmeyen, zamansız ve kalıcı parçalarla kurulan gardıroplar; hızlı modanın karşısında daha seçici bir duruş sergiliyor. Elbette ünlü isimlerin arşiv parçalarına yönelirken temel motivasyonunun çevresel kaygılar olduğunu söylemek zor; burada asıl belirleyici olan şey, nadirliğin ve hikaye sahibi olmanın sunduğu ayrıcalık hissi. Yine de sonuç değişmiyor: Bugünün “iyi giyinmiş” insanı, sadece trendleri değil, modanın geçmişini de biliyor.
İlginizi çekebilir >>>>> Prenses Diana’nın kış stili: Zarif, kural tanımaz ve her zaman geçerli
