Glenn Martens’in Maison Margiela Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu

2 Nisan 2026

Fotoğraf: @maisonmargiela

Maison Margiela, Glenn Martens yönetiminde Sonbahar/Kış 2026 sezonunda parçayı yalnızca bir giysi unsuru olarak değil, başlı başına bir anlatı aracı olarak ele alıyor. Artisanal ve ready-to-wear çizgilerinin iç içe geçtiği koleksiyon, markanın gündelik ya da ikinci el objeleri dönüştürme yaklaşımını çağdaş tekniklerle yeniden yorumluyor.

Balmumu, porselen ve katmanlar

Fotoğraflar: @maisonmargiela

Defilenin en güçlü çıkış noktalarından biri malzemenin kendisi. Balmumu ile kaplanan elbiseler, zamanla çatlayan ve dökülen yüzeyleriyle geçiciliği görünür kılarken; porselen bebeklerden ilham alan parçalar, kırılganlık ve sertlik arasındaki ince çizgide ilerliyor. Organza katmanlarla derinlik kazanan bu yüzeyler, baskı ve boyama teknikleriyle ready-to-wear’e de taşınarak daha giyilebilir formlara dönüşüyor.

Terziliğin yeni yorumu

Fotoğraflar: @maisonmargiela

Koleksiyonun önemli yapı taşlarından biri “ten” etkisi. Ham bırakılmış deri tamamlanmamışlık hissini bilinçli bir tasarım kararına dönüştürüyor.

Dönüşen malzemeler: Eski parçalardan yeni silüetlere

Fotoğraflar: @maisonmargiela

Koleksiyonun genelinde eski elbiseler, döşeme kumaşları ve metal detaylar ele alınarak yeni formlara dönüştürülüyor. Bu parçalar neredeyse giyilebilir objelere dönüşürken; altın varakla kaplanan ya da hareket ettikçe yüzeyinden dökülen detaylar, ihtişam ile yıpranmışlık arasında bir denge kuruyor.

Drapeler ve ready-to-wear silüeti

Fotoğraflar: @maisonmargiela

Drapeler koleksiyonun hareketini tanımlayan bir diğer unsur. Tafta ve ipek yüzeylerde yoğunlaşan katmanlı yapı, silüete hem hacim hem de akış kazandırıyor. Daha sade terzilik parçalarında ise dantel ve ipek katmanlar üzerinden kurulan kontrast, feminen ve maskülen kodlar arasında dengeli bir geçiş sağlıyor.

Kusursuzluğun ötesinde bir yaklaşım

Fotoğraflar: @maisonmargiela

Maison Margiela Sonbahar/Kış 2026, kusursuz bir yüzey yaratma iddiasından uzak duruyor. Çatlayan, dökülen ve iz bırakan parçalar üzerinden lüks algısını yeniden tanımlayan koleksiyon, tasarımı tamamlanmış bir sonuçtan çok, dönüşüm halinde bir süreç olarak ele alıyor.

İlginizi çekebilir >>>>> Karşınızda ilk Maison Margiela kızı: Miley Cyrus

Ayşenur Kurtuluş

Ayşenur Kurtuluş

Üç yıl Fizik eğitimi aldıktan sonra modaya ve yazmaya olan ilgisini keşfeden Ayşenur, İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümüne geçiş yaptı. Eğitiminin ilk yılından itibaren ELLE ve InStyle dergilerinde staj yaparak sektöre adım attı; aynı dönemde içerik üreticiliğine başladı. 2024 yazında daha önce stajyer editörlük ve styling asistanlığı yaptığı InStyle Türkiye ekibine dijital editör olarak katıldı. Ardından Marie Claire Türkiye’de dijital editörlük rolünü üstlendi. Şu anda yeniden InStyle Türkiye’de dijital içerik editörü olarak görev yapıyor.

Daha Fazla İçerik

Bu atmosferi yaratın: Heykelsi formlar ile modern sanat etkisi Bu atmosferi yaratın: Heykelsi formlar ile modern sanat etkisi

Bu atmosferi yaratın: Heykelsi formlar ile modern sanat etkisi

Sanatın konforla buluştuğu bu sofistike atmosferi, heykelsi formların ve dokuların gücüyle evinize taşıyın.
Uzak mesafe ilişkisi 101: Mesafeyi sevgiye dönüştürme rehberi Uzak mesafe ilişkisi 101: Mesafeyi sevgiye dönüştürme rehberi

Uzak mesafe ilişkisi 101: Mesafeyi sevgiye dönüştürme rehberi

Uzak mesafe ilişkisi, özlemi sabırla, uzaklığı sevgiyle dengelemeyi gerektiriyor; doğru iletişimle mesafe bile kalpleri yakınlaştırabiliyor.