Fotoğraf: @elliewarnke
Londra Moda Haftası Sonbahar/Kış 2026 sezonu, gösterişli çıkışlardan ziyade dengeli ve düşünülmüş kombinlerle hatırlanacak bir hafta oldu. Podyumlarda tek bir parçayla tüm görünümü dönüştüren detaylar, Britanya’nın dönem referanslarıyla güncellenmiş klasikler ve gündelik giyimin sınırlarını esneten kombinler vardı. Broşlardan transparan katmanlara, beklenmedik desenlerden 19. Yüzyıl referanslarına uzanan bu beş podyum trendi, Sonbahar/Kış gardırobuna küçük dokunuşlarla yön vermeyi vaat ediyor.
Broşlar ve yaka süsleri


Fotoğraf: @elliewarnke
Bu sezon stilin en dikkat çeken güncellemesi ceketin, paltonun ya da gömleğin yakalarında görülüyor. Londra Moda Haftası’nda yaka süsleri minik detaylar olmaktan çıkarılmıştı. Broşlar, rozetler, kurdele formunda süsler ve taşlı aksesuarlar, sade silüetlere karakter kazandırırken kalabalık görünümlerin havasını güçlendiriyordu. Simone Rocha bunu ödül kurdelesini andıran yaka aksesuarlarıyla yaparken Toga, bir elbise tasarımının neredeyse alt yarısını broşlarla kaplamıştı.
Çiçek deseni


Fotoğraf: @alexachung
Hepimizin “bahar deseni” diye alıştığı çiçekler Sonbahar/Kış 2026 sezonunda kış gardıroplarına sızacak gibi görünüyor. Emilia Wickstead ve Patrick McDowell koleksiyonlarında çiçek desenleri ince dokular, koyu zeminler ve katmanlı silüetlerle birlikte kullanıldı. Bu sezon Londra Moda Haftası’nda büyük ve gösterişli motifler yerine daha kontrollü, yer yer neredeyse fark edilmeden akan desenler tercih edildi. Bazı koleksiyonlarda çiçek, desen olmanın ötesine geçerek aksesuar ya da form detayına dönüştü. Hatta ilk kez moda haftasına katılan The Vxlley gerçek bir çiçek vazosunu kıyafete ekleyerek bunu bir desenden performansa çevirdi.
Viktorya dönemi ilhamı

Dantel, yüksek yaka, belirgin bel hatları ve dramatik kol formları bu sezon tarihsel bir referansla yeniden yorumlandı.Erdem, blazer’ların altından beliren yüksek yakalar ve akışkan kumaşlarla geçmiş kodlarını modern terzilikle buluşturdu. Simone Rocha ve Bora Aksu ise kat kat dantel elbiseler, şeffaf tüller ve hacimli eteklerle bu romantik dili derinleştirirken, sert korseler yerini hareketli silüetlere bıraktı.
Bu sezon Londra Moda Haftası’nda dikkat çeken bir diğer detay da yüzü çerçeveleyen yakalar oldu. Fırfırlı, Elizabeth dönemi esintili yakalar çene hizasına kadar yükselirken; choker’lar ve katmanlı kolyeler öne çıktı. Sonuç olarak Viktorya ilhamı, bu sezon kostümden uzak, hikayesi olan ama bugüne ait bir silüet sundu. Fırfırlı bir bluz, dantel detaylı bir elbise ya da korse detaylı bir ceket, tek başına bile bu estetiği günlük stile taşımak için yeterli.
Spor şıklık


Fotoğraf: @elliewarnke, @eviwave
Londra podyumlarında spor referanslar bu sezon teknik köklerinden kopmadan daha rafine bir çizgide ele alındı. Performans odaklı parçalar, yalnızca rahatlık vadeden öğeler olmaktan çıkıp stilin merkezine yerleşti. Adidas ve Gola iş birlikleri, spor giyimi daha temiz kesimler ve düşünülmüş detaylarla güncelledi. Atletik kodlar aynı zamanda feminen parçalarla dengelendi. Bu yaklaşımın en net örneklerinden biri Simone Rocha’nın koleksiyonundaydı. Binicilik rozetlerini çağrıştıran detaylar, kurdeleler ve fırfır dokunuşlarıyla romantize edilen spor estetik, şeritli sneaker’ların fiyonklarla yeniden şekillendiği, saten bomber ceketlerin çizgili üstler ve diz boyu çoraplarla bir araya geldiği kombinaysonlarda kendini gösterdi.
Transparan parçalar


Fotoğraf: @izzipoopi
Londra Moda Haftası’nda transparan parçalar bu sezon görünümü nefes aldıran bir katman gibi çalışıyordu. Kalın kabanların, kalın blazer’ların ve yoğun dokuların arasına yerleşen tüller ve şeffaf yüzeyler, silüeti hafifletiyordu. Simone Rocha ve Pauline Dujancourt koleksiyonlarında transparan kumaşlar kombinleri yumuşatan bir unsur gibi çalışıyordu. Bu yaklaşım, transparanı yalnızca geceye ait bir detay olmaktan çıkarıp gündelik stile de uyarlıyor.
İlginizi çekebilir >>>>> Milano Moda Haftası: Gucci Primavera
