Longines ile öncü kadınlar arasında neredeyse bir asırdır süregelen bağ, gerçek zarafetin zamanın ötesine geçtiğini kanıtlıyor. Marka, bu Dünya Kadınlar Günü’nde markanın köklü mirasına yön veren olağanüstü kadın havacıları onurlandırıyor. Bu kutlama, 20. yüzyılın başlarında gerçekleştirdikleri rekor kıran uçuşlarda Longines’in hassas ölçüm cihazlarına güvenen korkusuz pilotlardan, aynı ruhu bugün de geleceğe taşıyan ve sınırları zorlayan maceraperestlere uzanan eşsiz bir hikayeyi kapsıyor. O ilk iş birliklerini tanımlayan değerler; hassasiyet, cesaret ve mükemmeliyet arayışından doğan zarafet, bugün Géraldine Fasnacht gibi modern öncülerin şahsında vücut bularak her zamanki canlılığını koruyor.
Géraldine Fasnacht

2022 yılında Longines ailesine katılan Géraldine Fasnacht, markanın 1920’li ve 30’lu yıllardaki öncü havacılarını tanımlayan aynı korkusuz ruhu da beraberinde getirdi. Üst düzey bir snowboardcu, pilot ve wingsuit sporcusu olan Géraldine Fasnacht; Longines’in tarihi boyunca bayraktarlığını yaptığı tüm değerleri şahsında bütünleştiriyor. Markanın doğduğu topraklara ithafen “Spirit of St. Imier” adını taşıyan uçağı, bir asra yaklaşan köklü bir mirasın günümüzdeki izdüşümünü simgeliyor.
“Doğanın size ilham vermesine izin verin” mottosunu ilke edinen Géraldine Fasnacht; sarp yamaçları, aşılmaz dağları ve ikonik zirvelerden gerçekleştirdiği uçuşları zarafetinden ödün vermeyen asil bir duruşla fethediyor. 2002 yılında Xtreme Verbier tarihinin en genç kadın şampiyonu unvanını kazanan Fasnacht, 2014 yılında ise Matterhorn zirvesinden wingsuit ile atlayış gerçekleştiren ilk pilot oldu. Haziran 2022’de, Raphaël Domjan’ın SolarStratos misyonu kapsamında, güneş ve elektrik enerjisiyle çalışan bir uçaktan gerçekleştirilen ilk wingsuit atlayışını, bileğinde Longines Spirit ile başarıyla gerçekleştirdi.

Géraldine Fasnacht, kendi serüvenini, markayla birlikte adını tarihe yazdıran öncü kadın havacıların o eşsiz ruhunun bir devamı olarak görüyor.
“Longines ailesinin bir parçası olmak, sınırları kabul etmeyi reddeden; güçlü ve cesur kadınların oluşturduğu o görkemli mirasın bir halkası olmak demektir,” sözleriyle düşüncelerini dile getiriyor Fasnacht ve ekliyor, “Amelia Earhart ve o tarihi uçuşlarında Longines saatlerine güvenen öncü havacıların hikayelerini ilk duyduğumda, onlarla aramda çok derin bir bağ hissettim. Bu mirası temsil etmekten ve öncü ruhun sadece tarihin tozlu sayfalarında kalmadığını, imkansızın peşinden gitme cesareti gösteren her kadının ruhunda yaşadığını kanıtlamaktan büyük gurur duyuyorum.”
Sınırları zorlama cesareti gösteren kadınların anısına ve başarılarına saygıyla
Longines, kurulduğu ilk günden bu yana, sınırları zorlama cesareti gösterenlerle daima derin bağlar kurmuştur. Havacılığın henüz emekleme döneminde olduğu yıllarda, bir kuşak öncü kadın; navigasyon ve hayatta kalmak için vazgeçilmez araçlar olarak Longines saatlerine güvendi. Amelia Earhart, Amy Johnson, Elinor Smith, Jacqueline Cochran ve Ruth Nichols; her saniyenin hayati önem taşıdığı o tarihi uçuşlarında, İsviçre hassasiyetinin bir simgesi olan Longines cihazlarını tercih ettiler. Saatlerin, pilotlar için mevcut güvenilir navigasyon araçları olduğu bir dönemde; Longines kronografları ve kronometreleri açık kokpitlerin vazgeçilmez yoldaşları haline gelmişti. Bu cihazlar, kadın havacıların başarılarında ne kadar hayati bir rol oynadıysa; onların cesareti de havacılığın gelişiminde o denli belirleyici bir güç oluşturdu.
Amelia Earhart
Amelia Earhart, 1928 ve 1932 yıllarındaki tarihi Atlantik geçişlerine imza atarken; Longines’in 13.33Z kalibreli kronografını sadece bir aksesuar olarak değil, hayatta kalmasını sağlayan vazgeçilmez bir enstrüman olarak yanında taşıyordu. Henüz modern navigasyon sistemlerinin bulunmadığı o yıllarda Earhart’ın saati, navigasyon için hayati önem taşıyan hassas zaman ölçümünü sağlayarak onun güvenilir rehberi olmuştu.

Earhart, 1922 yılında 4.267 metreye ulaşarak kadınlar irtifa rekoruna adını yazdırdı. 1928 yılında Atlantik’i geçen ilk kadın olarak tarihe adını yazdıran Earhart, 1932 yılında kariyerinin görkemli başarısına imza attı: Zorlu doğa koşullarına rağmen 14 saat 56 dakika süren, tek başına ve duraksız ilk transatlantik uçuşunu gerçekleştirdi. 1929 yılında, günümüzde dünya çapında 7.000’den fazla üyeye sahip uluslararası kadın pilotlar organizasyonu “The Ninety-Nines”ın kurucuları arasında yer aldı. Kişisel başarısını sarsılmaz bir bağlılığa dönüştürerek kadın havacıların hem güçlü bir dayanışma ağına hem de gür bir sese kavuşmasını sağladı. Kadınlara yüklenen geleneksel rollere meydan okuyan Earhart; kokpitteki kararlılığını özel yaşamına da taşıyarak, hayatın her alanında tavizsiz bir eşitlik anlayışını savundu.
Ekvator çizgisi boyunca yaklaşık 47.000 kilometreyi kapsayan o son büyük yolculuğu, onun şu sarsılmaz inancının bir sembolüydü: “Kadınlar da tıpkı erkekler gibi, imkansızın peşinden gitmeyi denemelidir.” 1 Haziran 1937’de Miami’den havalanan Amelia Earhart ve navigatörü Fred Noonan, 29 Haziran’da Papua Yeni Gine’ye ulaştılar. Üç gün sonra, Howland Adası’na doğru gerçekleştirdikleri uçuş sırasında, Pasifik suları üzerinde iz bırakmadan ortadan kayboldular. Yola çıkmadan önce eşine bıraktığı not, onun sarsılmaz kararlılığını özetliyordu: “Kadınlar, tıpkı erkeklerin yaptığı gibi, her şeyi denemeyi görev edinmelidir. Başarısız olduklarında ise bu başarısızlık, diğerleri için yalnızca aşılacak yeni bir eşik olmalıdır.”
Amy Johnson
Amy Johnson, peş peşe imza attığı rekor uçuşlarla Britanya havacılık tarihinin efsanevi isimlerinden biri haline geldi. 1930 yılında İngiltere’den Avustralya’ya tek başına uçarak 17.700 kilometreyi yalnızca 19 günde tamamladı. Bu başarısından dolayı Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ile onurlandırıldı. Rotasını tayin ederken güvendiği kişisel navigasyon cihazı, bir Longines pilot saatiydi. Britanya’nın “mucize kadın havacısı” olarak onurlandırılan Johnson, Longines markasının özünde yer alan öncü ruhu kusursuz bir şekilde temsil ediyordu.

Sheffield Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi alan Johnson, mühendislik derslerine katılan ilk kadın olarak akademik alanda da öncü bir rol üstlendi. Dersin hocasının itirazlarına rağmen geri adım atmayarak bu hakkını savundu ve mühendislik dünyasında kadınların yolunu açtı. Temmuz 1931’de, Londra ile Moskova arasındaki 2.832 kilometreyi yalnızca 21 saatte aşarak, bu yolu tek bir günde kateden ilk pilot olmayı başardı. 1932 yılında, eşi Jim Mollison’ın İngiltere’den Cape Town’a gerçekleştirdiği solo uçuş rekorunu, yolculuğu tam 10,5 saat daha erken tamamlayarak tarihe gömdü.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Hava Taşımacılığı Yardımcı Birliği’nde (ATA) Yardımcı Pilot olarak görev alan Johnson, Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait uçakların ülke çapındaki sevkiyatını gerçekleştiriyordu. 5 Ocak 1941’de, Thames Halici üzerindeki olumsuz hava koşulları nedeniyle bir nakil uçuşu esnasında hayatını kaybetti.
Johnson’un bugün markanın müzesinde sergilenen Longines pilot saati, gökyüzüne bakarak navigasyona olanak tanıyan yıldız zamanına göre ayarlanmıştı. Bu saat, pilotların yollarını tayin etmelerini sağlayan yüksek hassasiyetli bir enstrümandı. Bu hassasiyet, insanın sarsılmaz kararlılığıyla buluştuğunda imkansızın sınırlarını zorlamaya yetiyordu.
Elinor Smith
Elinor Smith, henüz 16 yaşındayken kazandığı “dünyanın en genç lisanslı pilotu” unvanıyla, ileride Longines ile kuracağı ortaklığın ruhunu tanımlayacak olan o sarsılmaz cesareti daha o günlerden sergilemişti. 1929 yılında, henüz 17 yaşındayken kadınlar solo dayanıklılık rekorunu kırdıktan sonra İsviçreli saat markasına şunları yazmıştı: “Sizlere, sadece Longines saatlerini kullanarak yeni bir irtifa rekoruna daha imza attığımı bildirmekten mutluluk duyarım. Saatler bir saniye bile teklemedi.”
Havacılık eğitimine on yaşında adım atan Smith, ilk solo uçuşunu gerçekleştirdiğinde ise sadece on beş yaşındaydı. Elinor Smith, 1928 yılında lisansını aldıktan hemen sonra New York’un dört büyük köprüsü altından uçarak büyük bir sansasyon yarattı. Bunu yapamayacağını iddia eden bir erkek meslektaşını haksız çıkaran Smith, bu cesur uçuşu gerçekleştiren ilk ve tek pilot olarak tarihe geçti. Kasım 1929’da, hiç mola vermeden tam 42 saat uçtu. 1930 yılında “Yılın Kadın Pilotu” seçilen Smith, hemen ardından 8.357 metreye ulaşarak yeni bir irtifa rekoruna imza attı.

Mart 1931’de Smith, ilk denemesinde hayati bir tehlike atlatmasına rağmen pes etmeyerek 9.929 metreye ulaştı ve yeni bir kadınlar dünya rekoru kırdı. Uçak 7.900 metreye ulaştığı anda motoru durdu; hemen ardından Smith, irtifanın etkisiyle bilincini yitirdi. Yaklaşık 1.800 metreye kadar düşen Smith, bu irtifada bilincini yeniden kazandı ve uçağı güvenle indirmeyi başardı. 1932 yılında havacılık dünyasının ilk kadın test pilotu unvanını alan Smith, saatte 369 kilometrelik hızıyla yeni bir kadınlar sürat rekoruna imza attı. Bu rekorlarla dolu uçuşlar boyunca Longines enstrümanları, kalıpları kırmak ve yeni nesil kadınlara ilham vermek için ihtiyaç duyduğu güvenilirliği ve hassasiyeti her saniye ona sağladı.
Kendi yolunu çizen o güçlü iradesini şu cümlesiyle özetlemişti: “Çocukların hayal kurmasına izin verilmeli… Ben uçmak istediğimi altı yaşımda keşfetmiştim.”
Jacqueline Cochran
1930’lu yılların sonlarında kokpitte hız ve hassasiyetin sınırlarını zorlayan Jackie Cochran, havacılık tarihinin güçlü öncülerinden biri haline gelmişti. Cochran, 3 Aralık 1937’de New York ile Miami arasındaki mesafeyi sadece 4 saat 12 dakika 27,2 saniyede kat ederek kadınlar sürat rekoru kırdı. Uçuşunda kullandığı Longines Weems New Second‑Setting saati, döner bezeli sayesinde radyo saat sinyalleriyle saniyesi saniyesine senkronizasyon imkanı tanıyordu. Bu devrim niteliğindeki yenilik, pilotlara hatasız bir navigasyon için kritik bir avantaj sağlıyordu.

Uçuş kariyeri, bağımsız kozmetik girişimcisi olarak çalıştığı dönemlerde, müşterilere daha hızlı ulaşmak için uçuş dersleri almaya teşvik edilmesiyle başladı. Cochran, 1932’de aldığı lisansıyla havacılık dünyasında hızla parladı ve 1938 Bendix Kıtalar Arası Yarışı’nı kazanan ilk kadın pilot olarak tarihe geçti. Seversky AP‑7’yi uçak henüz test aşamasındayken yarışta kullanması, son teknoloji uçaklara olan hakimiyetini belgeliyordu.
İkinci Dünya Savaşı sırasında kadın pilotların aktif rol almasını savunan Cochran, Kadın Hava Hizmet Pilotları (WASP) birimine liderlik ederek binden fazla kadın havacının yetişmesini sağladı. Savaştan sonra da sınırları zorlamayı sürdüren Cochran, 1953 yılında ses duvarını aşan ilk kadın pilot unvanını kazandı. Yaşamı boyunca imza attığı 70’ten fazla dünya rekoruyla, havacılık tarihinin etkili öncülerinden biri olarak mirasını ölümsüzleştirdi.
Jackie Cochran, 1937’deki tarihi hız rekorunu kırdığı uçuşu sırasında, 11.68Z kalibreli ve döner bezelli Longines Weems New Second-Setting saatini kullanıyordu. Cochran, bu saati 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri First Lady’si Eleanor Roosevelt’e armağan etti.
Ruth Nichols
1930’lu yıllarda Ruth Nichols, kuşağının başarılı havacılarından biri olarak kendini kanıtladı. Rekor kıran uçuşları sırasında navigasyon ve zaman ölçümü için sadece Longines aletlerine güvendi. 14 Şubat 1931’de, sıcaklığın eksi 15°C’ye kadar düştüğü dondurucu bir havada Nichols, 6.074 metreye ulaşarak yeni bir irtifa rekoruna imza attı. Dizel motorlu uçağının iki silindiri infilak ettiğinde, Longines saatinin sunduğu hatasız zaman ölçümü Nichols’ın sükunetini korumasını ve güvenli bir iniş yapmasını sağladı. Bu olay, öncü havacıların İsviçre saat işçiliğine duydukları sarsılmaz güvenin kanıtıydı.
Havacılık kariyerine 1924 yılında adım atan Nichols, ABD’nin ilk lisanslı kadın deniz uçağı pilotu olarak tarihe geçti. O dönemde üretilen hemen her tip uçakla uçtu. Aralık 1930’da, ABD’yi bir uçtan bir uca kat ettiği uçuşuyla Charles Lindbergh’in rekorunu kırmayı başardı. Ertesi yıl; irtifa (8.761 metre), hız (339 km/sa) ve uzun mesafe (3.182 kilometre) dallarında uluslararası rekorları aynı anda elinde tutan ilk kadın pilot olarak adını havacılık tarihine yazdırdı. 1932 yılının sonlarına gelindiğinde Nichols, ticari bir havayolu şirketinde görev alan ilk kadın pilot oldu.
Atılgan kadın havacı, 1939’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında acil yardım uçuşları gerçekleştiren sivil bir hava hizmeti olan Relief Wings’i kurdu. Daha sonra UNICEF adına, 1949’da gerçekleştirdiği dünya turunda pilotluk yapmayı da içeren destek misyonları üstlendi. Kariyerinin ilerleyen yıllarında, 1958’de 57 yaşındayken bir Delta Dagger jetinin kokpitine yardımcı pilot olarak geçen Nichols, saatte 1.600 kilometre hıza ulaşarak kadınlar hız ve irtifa rekorları kırdı.
Öncü ruh; sınırları reddeden her kadında, birisi denemeye cesaret edene kadar imkansız görünen her başarıda ve bu olağanüstü anlara tanıklık eden her Longines saatinde yaşamaya devam ediyor.
