Fotoğraf: @luciacuesta_
Her yeni bir güne başka bir mikro trendle uyandığımız bu düzende, hızlı tüketim çağının içinde büyüyen Z kuşağı için “yeni” olanın cazibesi gittikçe zayıflıyor. Bir süredir ünlülerin kırmızı halı stillerinden Tiktok kullanıcıların önerilerine kadar vintage giyim her yerde karşımıza çıkıyor. Artık insanlar popüler olanı değil hikayesi olanı daha ilgi çekici buluyor. Aramadan, tesadüfen bulduğunuz bir vintage elbise daha kişisel hatta size özel bir anlam taşıyor. İkinci el ya da vintage giyim sadece kimliği olan parçalar bulmaktan da ibaret değil, hızlı tüketim döngüsüne uzak, daha bilinçli ve doğayla daha uyumlu bir giyim anlayışının benimsenmesi de demek.
Arşiv bilinci ve stil hafızası

Moda odaklı dijital alanlarda biraz vakit geçiren herkesin fark ettiği ortak bir merak var o da arşiv parçalar. Arşiv, Z kuşağı için aslında bilgiyle desteklenen bir stil seçimi anlamına geliyor. Bugün ilgi gören isimler dönemsel olarak değişse de, Jean Paul Gaultier’den Vivienne Westwood’a ve Tom Ford dönemindeki Gucci’ye uzanan geniş bir hafıza söz konusu. Uzun bir süre boyunca bu hafızanın merkezinde 80’ler ve 90’lar estetiği yer aldı; şimdi ise 2000’lerin sonu ve 2010’ların başına ait parçalar aynı merakla yeniden dolaşıma girmeye başlıyor.
Ünlüler ve arşiv parçalar

Fotoğraf: @andrewmukamal
Geçmişten bugüne taşınan tasarımlar, ödül törenlerinden film prömiyerlerine kadar pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Son dönemin en güncel arşiv örneklerinden biri, herkesin heyecanla izlemeyi beklediği Wuthering Heights basın turunda Margot Robbie’nin vintage seçimleri oldu. Londra’da oyuncu, John Galliano’nun 1992 İlkbahar/Yaz koleksiyonundan kürk detaylı palto, siyah mini etek ve kırmızı çoraplardan oluşan bir görünümle kameraların karşısına çıktı. Tur boyunca tercih edilen bir diğer parça ise yine Galliano’nun 1997 İlkbahar/Yaz koleksiyonuna ait, gotik estetiği daha yumuşak bir paletle yorumlayan bir tasarımıydı. Londra’daki başka bir görünümü ise Vivienne Westwood’un 1988 Sonbahar/Kış koleksiyonundan kapitone balon etekli deri elbiseydi.
Bu seçimler, vintage’ın yalnızca estetik bir tercih olmadığını doğru bağlamda kullanıldığında geçmişle bugün arasında anlamlı bir bağ kurabildiğini kanıtlamış oldu. Bu yüzden vintage, kırmızı halıda stilin arka planını derinleştiren bir referans olarak kullanılabiliyor ve belki de internette bir 2026 ilkbahar/yaz koleksiyonu parçasından dha çok dikkat çekiyor.
Etik bir karar olarak vintage

Yeni üretimin sürekli teşvik edildiği hızlı moda düzeninde, zaten var olan bir parçayı seçmek aslında zinciri bilinçli şekilde kırmak anlamına geliyor. Vintage alışveriş, bir giysinin ömrünü uzatarak hem atık miktarını azaltıyor hem de yeni üretimin beraberinde getirdiği su, enerji ve emisyon yükünü devre dışı bırakıyor. Günümüzde artık sürdürülebilirlik kelimesi pazarlama alanında bir slogana dönüşmüş olsa da vintage bu kavramı somut bir tercihle yeniden anlamlı kılıyor.
İlginizi çekebilir >>>>> Geçmişten gelen güç: Arşiv modasının yükselişi
