Milano Moda Haftası: Gucci Primavera

28 Şubat 2026
Milano Moda Haftası: Gucci Primavera

Fotoğraflar: @gucci

Milano Moda Haftası’nda tanıtılan Gucci Primavera koleksiyonu, Demna’nın modaevi için kurduğu yeni vizyonun en net ifadesi. Anıtsal, müze atmosferini andıran bir mekanda; mermer heykellerin arasında sunulan defile, markayı yalnızca bir moda evi olarak değil, kültürel bir temas noktası olarak konumlandırıyor.

Demna’nın altını çizdiği gibi Gucci, tek bir kimliğe hitap eden bir marka değil. “Primavera”, farklı arketipleri, tarzları ve giyim kodlarını aynı çerçevede buluşturan bir öneriler paleti sunuyor. Bu yaklaşım, koleksiyonun hem estetik hem de ürün tasarımı odağında okunuyor.

90’ların sonuna dönüş: Bedene en yakın silüetler

Gucci Primavera 90’ların sonundaki keskin ve seksi silüet dilini günümüze taşıyor. Koleksiyon, beyaz ve ikinci ten hissi veren mini elbiseyle açılıyor. Bedeni saran formlar, dikişsiz yüzeyler, iz bırakmayan temiz bitişler ve vücudu yakından takip eden “skinny” pantolonlar sezonun ana hattını belirliyor.

Demna’nın ürün geliştirme odağı burada belirgin: hafiflik, rahatlık ve beden farkındalığı. Parçalar neredeyse tek parça hissi veriyor; ceketle üst birleşiyor, tayt pantolonla kaynaşıyor, spor ayakkabı ile deri ayakkabı arasında hibrit bir form ortaya çıkıyor. Silüet, hem güçlü hem akışkan.

Gün içinde dönüşen gardırop

Aynı ceketlerin etekle, dar pantolonla ya da tayt formunda altlarla kombinlenmesi; ofisten geceye uzanan çok katmanlı bir kullanım öneriyor. Akışkan, likit dokulu takımlar; düşük belli ceketler ve yatay cepli pantolonlarla daha rahat, daha sokakla temas eden bir tavır kazanıyor.

Modernleştirilen eşofman takımları ve elbiseler; sporla gece giyimi arasında yeni bir alan açıyor. Bu koleksiyon, tek bir giyim koduna değil, gün içinde dönüşen bir gardırop fikrine dayanıyor.

Rönesans referansları ve heykelsi erkek silüeti

Mekân seçimi tesadüf değil. Rönesans heykellerini çağrıştıran “Adonis” görünümler; orantı ve fizik vurgusunu öne çıkarıyor. Akışkan tişörtlerle tamamlanan kaykaycı referanslı erkek görünümleri ve “Venüs’ün Doğuşu”nu anımsatan beyaz elbise, koleksiyonun tarihsel arka planını güçlendiriyor.

Tüylü işlemelerle hacimlenen bomber’lar, yumuşak ve esnek derilerden biker ceketler ve vücudu saran pantolonlar ise bu heykelsi etkiyi çağdaş bir dile taşıyor.

Gucci Primavera: İddialı final ve güncellenen ikonlar

Taş işlemeli iki parçalı takımlar, derin yırtmaçlı elbiseler ve sırtı açık bir look’un altından görünen 10 karat pırlantalı beyaz altın GG detayı, defilenin en çarpıcı anı oldu.

Aksesuar tarafında ise markanın ikonik modeli Bamboo 1947 daha ince ve modern bir hacimle güncellendi. Arşiv minaudière’ler telefon boyutuna uyarlanırken, Manhattan sneaker ultra minimal basketbol formunu mokasen rahatlığıyla birleştiriyor. Giovanni ve Cupertino loafer’lar ise klasik deri ayakkabının sertliğini yumuşatıyor.

Pragmatik lüks

Demna’nın mesajı net: Gucci’nin yeni dönemi, “aşırı entelektüel” açıklamalara ihtiyaç duymayan, kendi başına ayakta duran ürünler üzerine kurulu. Gucci Primavera, hem köklere dönüş hem de yeni bir başlangıç. 90’ların sonundaki o cesur Gucci silüeti, bu kez daha hafif, daha akışkan ve daha gündelik bir lüks anlayışıyla yeniden yazılıyor. Milano Moda Haftası’nın en çok konuşulan defilelerinden biri olmaya aday bu koleksiyon, Gucci’nin bir marka olmanın ötesinde bir duyguya dönüşme iddiasını güçlendiriyor.

Ön sıra

Demi Moore, Donatella Versace ve Alessandro Michele, Philippine Leroy-Beaulieu, Nadia Lee Cohen, Paris Hilton, Nicky Hilton, Romeo Beckham ve Shawn Mendes gibi moda ve pop kültürünün belirleyici figürleri Gucci Primavera ile ön sıradan tanıştı.

İlginizi çekebilir >>>>> Demna’nın Gucci’sine ilk bakış: “La Famiglia” koleksiyonu

Ayşenur Kurtuluş

Ayşenur Kurtuluş

Üç yıl Fizik eğitimi aldıktan sonra modaya ve yazmaya olan ilgisini keşfeden Ayşenur, İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümüne geçiş yaptı. Eğitiminin ilk yılından itibaren ELLE ve InStyle dergilerinde staj yaparak sektöre adım attı; aynı dönemde içerik üreticiliğine başladı. 2024 yazında daha önce stajyer editörlük ve styling asistanlığı yaptığı InStyle Türkiye ekibine dijital editör olarak katıldı. Ardından Marie Claire Türkiye’de dijital editörlük rolünü üstlendi. Şu anda yeniden InStyle Türkiye’de dijital içerik editörü olarak görev yapıyor.

Daha Fazla İçerik

Renkli banyolar: Mekansal algının yeni yorumu Renkli banyolar: Mekansal algının yeni yorumu

Renkli banyolar: Mekansal algının yeni yorumu

Renkli banyolar, evin en küçük alanlarından birini bile güçlü bir tasarım ifadesine dönüştürüyor.
Göz makyajında maskarasız ve “smokey” görünüm yükselişte Göz makyajında maskarasız ve “smokey” görünüm yükselişte

Göz makyajında maskarasız ve “smokey” görünüm yükselişte

2025 yazında göz makyajı yeni bir yöne evriliyor. Gabbriette, Charli XCX gibi isimlerin güzellik tercihlerini hatırlatan bu görünüm, kusursuzluk arayışından uzak ama etkileyici bir ifade sunuyor. Hafif dağınık, çabasız ve asi bir hava taşıyan bu makyaj stili..