Kökleri 1950’lerdeki kuruluşuna uzanan bir DNA’dan beslenen Moncler Grenoble Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, hem geleceğe hem de efsanevi geçmişine bakıyor.
Performans ile zarafetin buluştuğu, bozulmamış tümseklerin manzarayı çerçevelediği Rocky Dağları’nın ay ışığı altındaki zirveleri arasında tanıtılan Moncler Grenoble Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, geçmişten ilham alan ve gelecek için şekillendirilen tasarımlarla karla kaplı bir podyuma adım attı. Aspen’in karla çevrili deneyimleriyle geçen iki günün doruk noktası olan bu sunumda, markanın küresel topluluğu Moncler’in dağlara adanmış boyutunun yeni ifadesine tanıklık etmek için bir araya geldi. Kökleri 1952’ye uzanan bu hikaye, dağlarda geçen onlarca yılın yaşam deneyiminden besleniyor; ileriye gitmek için geriye bakan ve kendi geleceğinin mirasını tanımlayan bir vizyon.
Colorado’nun vahşi doğa güzelliği içinde Moncler, benzer bir yolculuğu paylaşan sembolik bir destinasyon buluyor. 1950’lerde kimliğini kazanmaya başlayan Aspen, kalbinde dağlar ve ruhunda kar olan bir spor, yaşam tarzı ve kültür başkentine dönüştü. Zirvelerin şekillendirdiği kurucu değerler ve her zaman hissedilen miras duygusuyla Moncler Grenoble ve Aspen, adeta dağlarda yazılmış bir uyum hikayesi.

Moncler ilk adımlarını, dağ işçileri için kapitone uyku tulumları ve anoraklar üreterek attı; ardından dünyanın zorlu zirvelerine yapılan ilk tırmanışlarda sporcuları giydirerek dağ mirasının temelini oluşturdu. Aynı dönemde Aspen de önde gelen bir kayak destinasyonu olarak yükseldi; sporcuların yanı sıra yazarları, mimarları, bohemleri ve Hollywood ikonlarını kendine çekerek dağı fikirlerin ve yaratıcılığın merkezine dönüştürdü. Kültür dünyasının önde gelen isimleri ve küresel trend belirleyiciler, kayakçılar kadar bu dağ kasabasına ilgi gösterdi.
Dün gece bu iki hikaye, geçmiş ile geleceğin bir arada var olduğu bir dağ yaşamı vizyonunu tanıtmak için birleşti. Kayak, snowboard ve kar ayakkabısıyla geçen bir günün ardından konuklar, orman içinden yapılacak gece yolculuğu için yeniden kasklarını taktı; çünkü tek uygun ulaşım aracı kar motosikletleriydi. Aspen’in nefes kesen doğasında tamamen iç içe geçen bu deneyimde modeller, araziye uygun tasarlanmış görünümlerle kar tümseklerinde ilerledi. Etraflarındaki ormanlık alana yansıtılan alp ağaçlarının ışık projeksiyonları ise birbirinden farklı ama ruhen akraba iki dünyanın buluşmasını simgeledi.
Moncler Grenoble koleksiyonu


Koleksiyon; Colorado’nun uçsuz bucaksız manzaralarından 1950’ler Amerikası’nın rafine zarafetine, Moncler’in yüksek performans ve yüksek stil mirasına uzanan güçlü ilhamların kesişiminde şekilleniyor. İleri düzey teknik uzmanlıkla yeniden yorumlanan tasarımlarda, yenilik ile geleneğin uyum içinde sohbet ettiği; mirasın modern bir tasarım diliyle buluştuğu sofistike bir estetik öne çıkıyor.
Amerikan ve Avrupa dağ kültürü bir araya gelerek parçalarının toplamından daha zengin bir bütün yaratıyor. Ortak paydası doğaya duyulan sarsılmaz sevgi olan bu yaklaşım, hem pistte hem pist dışında yaşanabilecek bir yaşam tarzını tanımlıyor.

Doğanın ve zirvelerinin özgün ifadeleri koleksiyonun tamamına işlenmiş. Bulunduğu yerin ve açık havanın simgesi olan Aspen yaprağı, baskılardan kapitone dikişlere, üç boyutlu trikodan nakışa, lazer kesim desenlerden jakara kadar birçok detayda karşımıza çıkıyor ve her parçayı ait olduğu coğrafyaya bağlıyor. Colorado’nun manzaraları, değişen ışığı ve outdoor aktiviteleri; renk paletini, fonksiyonel detayları ve mumlu pamuk gibi dayanıklı kumaşları şekillendiriyor.
1950’ler Amerikası’nın, güçlü estetik anlayışıyla küresel modayı etkilemeye başladığı dönemin izleri koleksiyon boyunca hissediliyor ve zamansız bir zarafet katıyor. Dönemin bele oturan ve yuvarlak hacimli siluetlerinden ilham alan klasik ceketler, kaz tüyü kapitoneyle yeniden tasarlanıyor. Performans giyimin yün, pamuk ve doğal malzemelere dayandığı o yılların stil anlayışı, Moncler Grenoble’ın yenilikçi teknik bilgisiyle yeniden yorumlanıyor; markanın sıcaklık, koruma ve işlevselliğe olan sahici bağlılığı, doğal bir zarafet ve sofistike bir görünümle buluşuyor.



Aspen’in mekânlarını, vahşi yaşamını ve ritüellerini betimleyen sanatsal, elde çizilmiş bir harita; fularlarda, kayak ceketlerindeki intarsia trikoda ve saran battaniyelerde hayat buluyor. Amerikan ekoseleri, teknik denimle birlikte kullanılarak iç ve dış mekan yaşamını birleştiren bir sembole dönüşüyor. Ceketlerdeki western tarzı biyeli güçlendirilmiş omuz detayları hem estetik hem de kayak taşımayı kolaylaştıran pratik bir unsur olarak öne çıkarken, lazer kesim püskül detayları bu atmosferi pekiştiriyor.
Uzun tüylü, yumuşak dokulu shearling, hafif ama son derece sıcak tutan zarif siluetlerin başrolünde. Triko tasarımlar ise jakar, mouliné ve rafine takım dokularındaki peluş hissiyle koleksiyonun zarif konfor anlayışını yükseltiyor.



Marka, Avrupa köklerini geleneksel alp malzemeleri ve rafine kumaş diliyle onurlandırıyor. Alp yaşamı ve geleneğiyle derinden bağlantılı olan loden kumaş koleksiyonun merkezinde yer alırken, dokulu tüvitler de bu hikayeye eşlik ediyor. Yaka ve pantolon ceplerini takip eden narin el işi çiçek nakışları, işlev ile estetiğin her zaman birlikte var olduğu geleneksel dağ giyiminin sessiz şiirselliğini yansıtıyor.


Yüksek performanslı kayak ve snowboard ekipmanları, kış sporları tutkunlarını ve dünya çapındaki sporcuları onlarca yıldır donatmanın getirdiği deneyimle şekillenerek koleksiyonun merkezinde yer almaya devam ediyor. Su geçirmez, rüzgar geçirmez ve nefes alabilir yapılar, dağın zorlu arazilerinde bile akıcı hareket sağlayacak şekilde tasarlandı. Markanın imza niteliğindeki teknik ekipmanları, Moncler Grenoble marka elçisi Shaun White’ın markası Whitespace ile yenilenen iş birliği sayesinde bir adım daha ileri taşınıyor; ortak tasarlanan snowboard için yeni bir renk seçeneği sunuluyor. Teknik kayak tulumlarında ise koruyucu performans kumaşları; narin çiçek desenleri, Aspen yaprağı ve Colorado’nun hayali haritaları gibi ifade gücü yüksek detaylarla yumuşatılıyor. Böylece ekstrem koşullar için tasarlanan parçalara oyunbazlık ve aidiyet duygusu katılıyor.
Etkinliğe katılan konuklar arasında Moncler Grenoble marka elçileri Gus Kenworthy, Richard Permin, Nic von Rupp, Shaun White ile markanın dostları Alessandra Ambrosio, Mackenyu Arata, Daniel Arsham, Penn Badgley, Bianca Balti, Odell Beckham Jr., Arnaud Binard, Orlando Bloom, Alessandro Borghi, Adrien Brody, Vincent Cassel, Kevin Costner, Leah Dou, Isabeli Fontana, Joaquin Furriel, Izabel Goulart, Mai Ikuzawa, Zhang Kangle, Jennie Kim, Tobe & Fat Nwigwe, Aubrey Plaza, Jordan Rand, Emily Ratajkowski, Kelly Sawyer, Maria Sharapova, Tessa Thompson, Jenny Tsang yer aldı.
Sonbahar/Kış 2026 marka deneyimine paralel olarak Moncler Grenoble, yerel manzaradan ilham alan, ziyaretçileri içine çeken bir atmosferle tasarlanan ilk Amerikan amiral mağazasını Aspen’de açtı.
