Fotoğraf: @rebecaoksana
Geçtiğimiz günlerde Council of Fashion Designers of America radikal bir değişim bildirdi. Eylül 2026 itibariyle, resmi New York Moda Haftası takviminde hayvan kürkü kullanımı tamamen yasaklanacak. Bu karar, moda dünyasının etik ve sürdürülebilirlik anlayışında köklü bir dönüşüm sinyali. Aynı zamanda CFDA, New York Moda Haftası için tasarımcıların alternatif materyallere ulaşabilmesi için eğitim içerikleri ve bir materyal kütüphanesi sunacağını duyurdu.
Moda endüstrisinin sürdürülebilirlik arayışı


Fotoğraf: @alexachung, @kendalljenner
Kürk, modada uzun yıllar “lüks” ve “prestij” kelimleriyle neredeyse eş anlamlı sayılıyordu. Fakat zamanla bu simge tartışmalı bir yük haline geldi. Çiftlik koşulları, hayvanlara yapılan muamele ve çevresel olumsuzluklar moda dünyasını yeniden düşünmeye itti.
CFDA, uzun süredir görüştüğü Humane World for Animals ve Collective Fashion Justice gibi sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak bu karara vardı. Ayrıca bu yasak, yalnızca podyumlarda değil, resmi web sitesi, sosyal medya ve tüm New York Moda Haftası etkinliklerinde geçerli olacak.
Bu umut verici adım, moda dünyasının “görsellik” anlayışını sorgulamasını, hayvanlara yapılan zulmü görünür kılmasını ve etik bir zemin oluşturmasını sağlıyor.
CFDA Başkanı Steven Kolb’un da belirttiği gibi, New York Moda Haftası’nda son yıllarda gerçek kürk kullanımı ciddi ölçüde azalmıştı. Coach ve Michael Kors gibi moda haftasının eski katılımcıları, 2010’lu yılların sonundan itibaren kürkü koleksiyonlarından büyük ölçüde çıkarmıştı. Benzer şekilde, global moda gruplarından Prada Group ve Armani Group da bu dönüşüme dahil olmuştu.
Moda haftalarını yeniden şekillendiren çerçeve: Kopenhag modeli

Berlin’den Melbourne’a kadar pek çok moda haftası kürk ve benzeri tartışmalı materyallerde kısıtlamaları artırırken, Kopenhag bu dönüşümün çıtasını belirleyen şehir olmaya devam ediyor. Zorunlu sürdürülebilirlik çerçevesi kapsamında podyumda tüm kürkleri ve tek kullanımlık plastikleri yasaklayan, geri dönüştürülmüş materyaller için minimum oran şartı getiren sistem, her sezon daha sıkı kurallarla geliyor. Bu yaklaşım yalnızca defile düzenini değil, markaların üretimden iletişime kadar tüm iş modelini yeniden düşünmesini sağlıyor.
Yılın başında Londra Moda Haftası’da bu etik çerçevesini benimseyeceğini açıklayarak, Avrupa moda sahnesinde sürdürülebilirlik için ortak bir standardın oluşmasına kapı araladı.
İlginizi çekebilir >>>>> Pantone 2026 yılının rengini açıkladı: Cloud Dancer
