Fotoğraflar: Dior Press
Jonathan Anderson, Dior’daki ikinci haute couture koleksiyonuyla moda dünyasının gündeminde. Kısa süre önce Taylor Swift’in düğün elbisesini tasarlayarak adından söz ettiren tasarımcı, Sonbahar/Kış 2026-2027 Haute Couture koleksiyonunda romantik anlatılar yerine sanat odaklı ve deneysel bir yaklaşımı tercih etti. ABD’li sanatçı Lynda Benglis’in heykellerinden ilham alan koleksiyon, markanın couture mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.
Dior Haute Couture’de Lynda Benglis’in eserleri podyuma taşındı



Jonathan Anderson’ın uzun yıllardır ilham aldığı isimlerden biri olan Lynda Benglis, koleksiyonun çıkış noktasını oluşturuyor. Sanatçının balmumu, lateks, porselen ve metal gibi farklı malzemelerle ürettiği heykeller; kumaş, doku ve silüetlere dönüştürülerek podyuma taşındı.
Benglis’in metalik plili “Goliath” heykeli, büyük bir fiyonk etkisi yaratan gümüş lamé bir elbiseye dönüşürken; tel örgü ve kâğıttan oluşturduğu renkli çalışmaları ise metalik kumaşlarla tamamlanan ağ dokulu eteklerde hayat buldu. Anderson, sanat eserlerini yalnızca referans almak yerine onları couture teknikleriyle yeniden inşa etmeyi tercih etti.
Heykelsi silüetler ve deneysel dokular öne çıktı



Dior Sonbahar/Kış 2026-2027 Haute Couture koleksiyonunda heykelsi formlar dikkat çekti. Metalik plili elbiseler, kat kat şifonlar, transparan yüzeyler ve ağ dokulu etekler, koleksiyonun en güçlü parçaları arasında yer aldı. Çiçek tarlasını andıran dokulara sahip elbiseler ve paltolar ise Christian Dior’un doğaya olan ilgisini çağdaş bir estetikle yeniden yorumladı.
Koleksiyon boyunca hacim, hareket ve yüzey oyunları ön plana çıkarken, couture işçiliği her görünümde kendini hissettirdi.
İkonik Bar ceket yeniden yorumlandı



Christian Dior’un moda tarihine geçen Bar ceketi, Jonathan Anderson’ın yorumuyla koleksiyonun merkezindeki parçalardan biri oldu. Eğrelti otunu anımsatan yeşil tüvit püsküllü bir versiyonun yanı sıra gri tonlarında dokulu bir Bar ceket, beyaz şifon etekle birleşerek klasik couture kodlarına modern bir yaklaşım sundu.
Anderson, Dior arşivinden aldığı referansları birebir yeniden üretmek yerine onları yeni malzemeler ve farklı silüetlerle günümüze uyarlamayı tercih etti.
Taylor Swift etkisi haute couture haftasına da taşındı

Defile öncesinde moda dünyasının gündemindeki en büyük konulardan biri ise Jonathan Anderson’ın Taylor Swift’in düğün elbisesini tasarlamış olmasıydı. Hafta sonu gerçekleşen düğünün ardından gözler Dior’un haute couture defilesine çevrilirken, özellikle finalde gelen bridal look büyük merak uyandırdı.
Taylor Swift’in düğün fotoğrafları henüz paylaşılmamış olsa da, Anderson’ın couture vizyonunu görmek isteyen moda takipçileri koleksiyonu yakından izledi. Tasarımcı ise defile öncesinde yaptığı açıklamada Swift için gelinlik tasarlamanın kendisi için büyük bir onur olduğunu ve bu sürecin oldukça duygusal geçtiğini ifade etti.
Jonathan Anderson, Dior’da kendi dilini kuruyor
Jonathan Anderson, Dior’daki ikinci haute couture koleksiyonuyla markanın romantik mirasını korurken sanat, heykel ve malzeme araştırmalarını merkeze alan yeni bir yaratıcı dil inşa ediyor. Lynda Benglis’in eserlerinden ilham alan deneysel yaklaşımı, Dior’un ikonik kodlarıyla buluşturan koleksiyon; yalnızca couture işçiliğini değil, modanın sanatla kurduğu ilişkiyi de yeniden tartışmaya açıyor.
Defileye katılan isimler









Defileyi ön sıradan izleyen isimler arasında Sabrina Carpenter, Naomi Watts, Alexa Chung, Josh O’Connor, Ella Bright, Inde Navarette, Grace Gummer, Dave Cassel, Priyanka Chopra ve Nick Jonas vardı.
İlginizi çekebilir >>>>> Jonathan Anderson’ın Dior’daki ilk Cruise koleksiyonu tanıtıldı
