Fotoğraflar: @louisvuitton
Nicolas Ghesquière kreatif direktörlüğündeki Louis Vuitton Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, giyilebilirlik tartışmalarının yoğunlaştığı bir sezonda silüet üzerinden daha deneysel bir yön öneriyor. Koleksiyonun çıkış noktası doğa ve farklı coğrafyalara ait giyim pratikleri olurken, bu referanslar en net biçimde parça ölçeğinde okunuyor.
Hacimli pelerinler ve koruyucu silüetler



Defilenin açılışında görülen ve geleneksel çoban giysilerini anımsatan hacimli pelerinler koleksiyonun en güçlü görsel kodlarından biri. Anadolu çobanlarının kepeneklerini hatırlatan bu parçalar; yün, deri şeritler ve yoğun dokulu yüzeylerle yeniden yorumlanıyor. Koruma fikrinden doğan bu silüetler, abartılı hacimleri sayesinde sezonun “giyilebilirlik” odaklı genel yaklaşımından bilinçli biçimde ayrışıyor.
Bu dış giyim formları yalnızca nostaljik referanslar değil; aynı zamanda mimari bir duruş sunan heykelsi parçalar olarak konumlanıyor.
Dokulu yüzeyler ve Louis Vuitton’un zanaat vurgusu



Louis Vuitton Sonbahar/Kış sezonunda malzeme kullanımı güçlü bir zanaat hissi yaratıyor. Fırçalanmış yünler, deri kenar bitişleri ve yoğun dokulu yüzeyler dış giyim parçalarının ağırlığını artırıyor. Bu yaklaşım, doğa koşullarına karşı tasarlanmış işlevsel giysilerin lüks moda diliyle yeniden ele alınmasını sağlıyor.
Tüvit ceketlerde görülen dokuma yüzeyler ise koleksiyonun pastoral yönünü güçlendiriyor. Orman canlıları motifleriyle işlenen kumaşlar, şehir gardırobuna taşınan rustik bir katman yaratıyor.
Grafik motifler ve folklorik katmanlar



Bazı parçalarda yer alan naif koyun figürleri, koleksiyona folklorik bir anlatı katıyor. Grafik müdahalelerle yüzeye taşınan bu çizimler, giysilerin doğayla kurduğu ilişkiyi daha doğrudan bir görsel dile dönüştürüyor.
İpek salopetler ve işçi tulumlarını çağrıştıran tasarımlar ise gündelik iş giyimi kodlarını lüks moda estetiğiyle buluşturuyor. Fonksiyonel kökenlere sahip bu parçalar, koleksiyonun zanaat ve emek vurgusunu destekliyor.
Kısa ceketler ve kolaj elbiseler


Ghesquière’in imza parçaları arasında yer alan kısa deri ceketler koleksiyonda da belirgin bir yer tutuyor. Yakalarında bitkisel dokuları andıran hacimli kürk detayları bulunan bu tasarımlar, güçlü omuz hatlarıyla daha sert bir silüet kuruyor.
Kısa elbiselerde ise geometrik kolaj tekniği öne çıkıyor. Farklı kumaş ve dokuların bir araya getirildiği bu tasarımlar, koleksiyonun deneysel ve daha fütüristik yönünü temsil ediyor.
Kültürel referanslarla şekillenen parçalar


Koleksiyon boyunca farklı coğrafyalara gönderme yapan detaylar dikkat çekiyor. Peru’dan Orta Asya bozkırlarına uzanan kültürel referanslar; dokular, motifler ve katmanlı giyim pratikleri üzerinden okunabiliyor. Bu yaklaşım, giysileri yalnızca estetik objeler olmaktan çıkarıp kültürel bir anlatı taşıyıcısına dönüştürüyor.
Ghesquière’in tanımıyla bu parçalar “gelecek için yeni bir folklor” fikrini destekliyor.
Louis Vuitton Sonbahar/Kış 2026 defilesinin ön sırası








Defileyi ön sıradan izleyen isimler arasında Zendaya, Catherine Deneuve, Lisa, Ana de Armas, Pheobe Dynevor, Alysa Liu, Jennifer Connelly ve
Chloë Grace Moretz vardı.
İlginizi çekebilir >>>>> Paris Moda Haftası: Chanel Sonbahar/Kış 2026
