Reis’in kurucu ortağı Hakan Gündoğdu ile sadeliğin tasarım dili üzerine

2 Nisan 2026
Reis’in kurucu ortağı Hakan Gündoğdu ile sadeliğin tasarım dili üzerine

“Sade ol, kendin ol.” felsefesiyle mücevher tasarımına özgün bir kimlik kazandıran Reis Kuyumculuk’un üçüncü kuşak temsilcisi Hakan Gündoğdu ile markanın estetik dönüşümü ve tasarım dili üzerine konuştuk. Sadeliği bir stil manifestosu haline getiren Reis’in köklü mirasını ve marka yolculuğunu birlikte keşfettiğimiz bu röportajda, Hakan Gündoğdu’nun tasarım evrenine yakından bakıyoruz.

Reis, kuyumculuk sektöründe sade bir tasarım anlayışı benimsiyor. Tasarımlarınızı sade bir çizgide ilerleten motivasyon neydi? Reis’in “Sade ol, kendin ol.” felsefesi nasıl ortaya çıktı?

Tasarımda insanların hayatını kolaylaştırmaya odaklandık. Bir mücevheri aldığında, mücevhere göre kıyafet tercih etmek yerine, mevcut kıyafetine halihazırda bir tasarım eklemenin onun hayatını kolaylaştıracağını düşündük. Evdeki kombinine uygun bir tasarımın çok daha basit ve kullanıma açık olması, aslında sadeliği de içinde barındırıyordu. Mücevher kelimesinin kendi ağırlığından daha hafif bir yere taşınmasını ise kendimize misyon edindik.

Kuyumculuk sektörüne adım atmaya nasıl karar verdiniz, karar anınızı hatırlıyor musunuz? Mücevherin sizin için ne anlam ifade ettiğini üç kelimeyle tarif edebilir misiniz?

Fotoğraf: Harmony yüzük, Coexist küpe, Connection yüzük

Öyle bir anım olmadı, bu benim kaderim. Mücevherin ne anlam ifade ettiğini üç kelime ile değil, tek bir kelime ile anlatabilirim: kadınlar. Çünkü mücevher, bir kadınla buluştuğu zaman içindeki cevheri ortaya çıkaran bir nesnedir.

Reis, kuyumculuk sektöründe köklü bir geçmişe sahip. Sizin vizyonunuzla birlikte markanın geçirdiği dönüşüm sürecinde sizi en çok etkileyen an neydi?

2016 yılında Wesley Sneijder Galatasaray’da oynuyordu ve eşi Yolanthe Cabau çok popülerdi. Ben o dönem pasajdaki mağazada çalışıyordum ve başka şubemiz yoktu. Bir bilezik yaptırmak istiyormuş; bütün pasajı gezmiş ve herkes “yapamam” diye cevap vermiş. Benim de öyle bir tekniğim yoktu, aslında ben de yapamazdım ama “yaparım” dedim.

Ben “yaparım” deyince bana kartını verdi ve beni akşam yemeğine evine davet etti. İyi bir Galatasaraylıyım; akşam evine gittiğimde evde Sneijder vardı. Ertesi gün SS Lazio ile maçı vardı. Çok heyecanlıydım. “Nasıl yaparım?” diye düşündüm, hiç bilmiyordum ama 27 gün neredeyse hiç uyumadan, tanıdığım tanımadığım bütün atölyelerin ustalarını bir araya getirip onun istediği 400 parçalık koleksiyonu yaptım.

O koleksiyonu, Kim Kardashian, Kardashian kardeşler ve Beyoncé gibi birçok ünlünün bulunduğu Ibiza’da bir partide tanıttı. Ben de o koleksiyonla birlikte hem işimle ilgili çok daha özgüvenli oldum hem de ciddi bir kazanç elde ettim. Kazandığım parayla Alaçatı’da mağaza açmaya karar verdim. Kariyerimdeki ilk mağaza Alaçatı olduğu için orada filizlendim ve bölgenin popülerliğiyle birlikte biz de zamanla bir popülerlik kazandık.

Mücevherler, kadınların sessiz imzası niteliğinde; erkeklerin de mücevherlere olan tutkusu zamanla güçleniyor. Mücevherin stildeki karakterini siz nasıl tanımlarsınız?

Fotoğraf: Loure Shine Brwn bileklik, Cormillo kolye

Mücevherin karakterle uyumu eşit ve paralel ilerler. Bir insana baktığında, elbette ön yargıları bir kenara bırakmak gerekir; ancak mücevher aslında insanın karakter analizidir. Taktığı küpe ve yüzük ile karakterini yansıttığı bir gerçektir. Kadınların en spesifik ve zaman zaman ters tercihler yaptığı alanlardan biri de mücevherdir ve bu tercihler çoğu zaman yine mücevherden yana olur. Hatta parmaktaki yüzüğün karatı bile aslında oldukça tanımlayıcı bir unsurdur.

Reis’in geleneksel mirasının izleri, koleksiyonlarınızın tasarım sürecini etkiliyor mu? Bir mücevher tasarımının zihninizde canlanmasını sağlayan ilham kaynaklarınız neler?

İlham kaynağı konusu çok değişken. Tabii ki mirasımız ve geleneksel yapımız, koleksiyonumuzun tasarım sürecinde bazen kısıtlayıcı, bazen de çok geniş alanlar yaratıyor. Kısıtlayıcıdan kastım, haddinizi aşmamanız gerekiyor; özellikle mücevher, bizim yapmış olduğumuz tarzdaki koleksiyonlarda aksine, haddimizi bilmemiz gereken tasarımlar yapıyoruz. Ama zihnimizde canlandırırken, orada da tamamen haddimizi aşarak, bir sınır tanımadan doğru duyguyla insanları buluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü herkes duyguyu satın alır; hiç kimse tasarımı satın almaz.

Reis’in yeni koleksiyonlarında tüketiciyi hangi duygularla buluşturmayı hedefliyorsunuz? Markanızın gelecekteki adımları için nasıl bir rota belirlediniz?

Ummak tabirine fokuslanmış durumdayız ve kendi içimizde yarattığımız ironiler, koleksiyonlarda yer yer görünecek. Bir şeyi direkt anlatmak yerine, kulağımızı diğer taraftan tutarak anlatmayı daha çok seviyoruz; çünkü bizim kitlemiz de tam olarak bu mizaha sahip bir kitle. Bugüne kadar belirlediğim hiçbir rota tutmadı ve muhtemelen şu an belirlediğim de tutmayacak; o yüzden akıştayız.

Türkiye’nin birçok yerinde mağazalarınız var. Londra’daki mağazanızla birlikte globale açılırken nelere dikkat ettiniz? Nisanda Emaar Square AVM’de açılacak yeni mağazanızda önceliklendirdiğiniz detaylar neler?

Tabii ki markanın karakteri şehre göre değişmez. Siz bir marka kurarsınız; onun kendi vizyonu ve misyonu, az önceki sorudaki gibi, geleneksel yanları da olur. Siz bu geleneksel yapınızı kendinize yakıştırdığınız şehirlere ve o şehirlerdeki noktalara taşırsınız. Londra’da Bond Street’te bir nokta, Mayfair’de bir nokta, King’s Road’da bir nokta… Hangi noktayı seçerseniz, markanızın karakteri orada kendini bulur. Bizim markamızın karakterinin uygun olduğu yer King’s Road’du. Yanında Sandro var mesela; bu demek oluyor ki tam ama az olan markalar ile yan yanayız ve orada yine genç ve Avrupai kitle bizi tercih ediyor.

Dikkat ettiğimiz bir konu, ruha uygun yerleri seçmek. Emaar Square içinde de bu söylediklerim geçerli. Emaar’da açılıyor olmamız, farklı bir kitlenin kapıdan içeri gireceği anlamına gelir; başka ülkelerin vatandaşlarının alışveriş noktası olacağı kesin. Ama o ülkenin gösteriş sevmeyenleri eminim bizi tercih edecektir.

Daha Fazla İçerik

Vücudumuzdaki benlerin anlamı: Benler karakterinle ilgili ne söylüyor? Vücudumuzdaki benlerin anlamı: Benler karakterinle ilgili ne söylüyor?

Vücudumuzdaki benlerin anlamı: Benler karakterinle ilgili ne söylüyor?

Vücudumuzdaki her iz bir hikâye anlatır. Peki ya benlerin anlamı? Geleneksel inanışlara göre, benlerin bulunduğu yerler kişiliğimiz hakkında ipuçları taşıyor olabilir.
Frosted Berry manikür: Soğuk havalara ışıltılı bir dokunuş Frosted Berry manikür: Soğuk havalara ışıltılı bir dokunuş

Frosted Berry manikür: Soğuk havalara ışıltılı bir dokunuş

Frosted Berry manikür, kışın meyvemsi tonlarını buzlu bir parlaklıkla buluşturan modern, ışıltılı ve sezonla uyumlu bir görünüm sunuyor.