Sandro Sonbahar/Kış 26/27 Koleksiyonu

10 Mart 2026
Sandro Sonbahar/Kış 26/27 Koleksiyonu

Sandro, Sonbahar/Kış 2026-2027 Koleksiyonunu Paris’in tarihi sahnelerinden Théâtre National de l’Opéra-Comique’te sanatla iç içe geçen özel bir gösteriyle tanıttı. Konuklar, operanın görkemli ve tarihi atmosferinde koleksiyonu yakından keşfederken, aynı zamanda sahnede gerçekleşen dans ve opera performanslarıyla benzersiz bir deneyim yaşadı. Moda ile sahne sanatlarını bir araya getiren bu özel sunumda koleksiyon, yalnızca bir gösteri olarak değil; müzik, hareket ve görselliğin birleştiği çok katmanlı bir moda anlatısı olarak kurgulandı. Sahnelenen performans moda, dans, müzik ve beden dilini iç içe geçirerek sahneyi sürekli gelişen bir sanat alanına dönüştürdü. 

Sandro, "Aşkın Kışı"

Sonbahar/Kış 2026-2027 sezonunda Sandro’nun yaratıcı stüdyosu, “Aşkın Yazı” olarak anılan dönemin anılarını yeniden canlandırıyor. 1970’lerin özgür ruhu, zarif ve feminen bir gardırobun içine ince bir şekilde işleniyor: “Aşkın Kışı”.

Koleksiyon, gecenin özgür atmosferini keşfederek başlıyor. Satenin akışkanlığı, dantelin zarafeti ve pijama stilini andıran rahat takımlar, hayal ile gerçek arasında gidip gelen siluetler oluşturuyor. Bu görünüm, dünya uykuya dalarken dans etmeye devam edenlerin neşeli uykusuzluğunu yansıtıyor. Duyusallık ve rahatlık iç içe geçerken, taş işlemeler gecede parlayan kısa süreli kutlama ışıkları gibi dikkat çekiyor.

1970’lerin kaygısız ruhu

Şafakla birlikte 1970’lerin kaygısız ruhu, İngiliz stilinin disiplinli çizgileriyle buluşuyor. Klasik görünüm cesur bir yorumla yeniden ele alınıyor. Terzilik detayları, Galler Prensi kareli kumaşlar ve örgü kazaklar; şal desenli tasarımlarla bir araya geliyor. Hindistan’dan Büyük Britanya’ya uzanan yolculukların izlerini taşıyan bu desenler, koleksiyon boyunca devam eden bir aşk hikayesini anlatıyor. Bu özgürlük duygusuna gönderme yaparcasına, Sandro stüdyosunun simgelerinden olan papatya motifi de feminen tasarımlarda yer alarak özgür ve spontane bir ruh halini yansıtıyor.

Bu feminenlik aynı zamanda stil sahibi ve güçlü bir görünümle de ifade ediliyor. Siyah saten ceket yakalarını vurgularken, taş işlemeler karanlığı aydınlatıyor ve beyaz manşetler ceket kollarının uçlarıyla güçlü bir kontrast oluşturuyor. Deri, gardırobun vazgeçilmez tasarımlarından biri olarak siluetlerin gücünü pekiştiriyor. Suni kürk ise palto yakalarında ve manşetlerde kullanılarak kış dokularına zenginlik ve derinlik katıyor. Koleksiyon, zıtlıkların ve farklı etkilerin bir araya gelişini kutluyor. Geleneksel unsurlar ile çağdaş ilhamların buluşması; özgür, kendinden emin ve çok yönlü bir kadın portresi çiziyor.

Daha Fazla İçerik

Sabahları uygulayabileceğiniz “10 dakikalık sessizlik” rutini ne işe yarar? Sabahları uygulayabileceğiniz “10 dakikalık sessizlik” rutini ne işe yarar?

Sabahları uygulayabileceğiniz “10 dakikalık sessizlik” rutini ne işe yarar?

Günün ilk anları, zihnin henüz dağılmadığı, bedenin ise hâlâ geceyle gündüz arasında bir yerde durduğu anlardır. O yüzden sabah rutininizde kendinize ayırdığınız sadece 10 dakikalık sessizlik, düşündüğünüzden çok daha fazla şeyi değiştirebilir.
Mini, Türk tenisinin geleceği Zeynep Sönmez’in başarı yolculuğuna eşlik ediyor  Mini, Türk tenisinin geleceği Zeynep Sönmez’in başarı yolculuğuna eşlik ediyor 

Mini, Türk tenisinin geleceği Zeynep Sönmez’in başarı yolculuğuna eşlik ediyor 

Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörü olduğu MINI; markanın enerjisi ve karakteriyle örtüşen tenis sporunu Türkiye’de desteklemeye devam ediyor.