Sandro, Sonbahar/Kış 2026-2027 Koleksiyonunu Paris’in tarihi sahnelerinden Théâtre National de l’Opéra-Comique’te sanatla iç içe geçen özel bir gösteriyle tanıttı. Konuklar, operanın görkemli ve tarihi atmosferinde koleksiyonu yakından keşfederken, aynı zamanda sahnede gerçekleşen dans ve opera performanslarıyla benzersiz bir deneyim yaşadı. Moda ile sahne sanatlarını bir araya getiren bu özel sunumda koleksiyon, yalnızca bir gösteri olarak değil; müzik, hareket ve görselliğin birleştiği çok katmanlı bir moda anlatısı olarak kurgulandı. Sahnelenen performans moda, dans, müzik ve beden dilini iç içe geçirerek sahneyi sürekli gelişen bir sanat alanına dönüştürdü.

Sonbahar/Kış 2026-2027 sezonunda Sandro’nun yaratıcı stüdyosu, “Aşkın Yazı” olarak anılan dönemin anılarını yeniden canlandırıyor. 1970’lerin özgür ruhu, zarif ve feminen bir gardırobun içine ince bir şekilde işleniyor: “Aşkın Kışı”.
Koleksiyon, gecenin özgür atmosferini keşfederek başlıyor. Satenin akışkanlığı, dantelin zarafeti ve pijama stilini andıran rahat takımlar, hayal ile gerçek arasında gidip gelen siluetler oluşturuyor. Bu görünüm, dünya uykuya dalarken dans etmeye devam edenlerin neşeli uykusuzluğunu yansıtıyor. Duyusallık ve rahatlık iç içe geçerken, taş işlemeler gecede parlayan kısa süreli kutlama ışıkları gibi dikkat çekiyor.

Şafakla birlikte 1970’lerin kaygısız ruhu, İngiliz stilinin disiplinli çizgileriyle buluşuyor. Klasik görünüm cesur bir yorumla yeniden ele alınıyor. Terzilik detayları, Galler Prensi kareli kumaşlar ve örgü kazaklar; şal desenli tasarımlarla bir araya geliyor. Hindistan’dan Büyük Britanya’ya uzanan yolculukların izlerini taşıyan bu desenler, koleksiyon boyunca devam eden bir aşk hikayesini anlatıyor. Bu özgürlük duygusuna gönderme yaparcasına, Sandro stüdyosunun simgelerinden olan papatya motifi de feminen tasarımlarda yer alarak özgür ve spontane bir ruh halini yansıtıyor.


Bu feminenlik aynı zamanda stil sahibi ve güçlü bir görünümle de ifade ediliyor. Siyah saten ceket yakalarını vurgularken, taş işlemeler karanlığı aydınlatıyor ve beyaz manşetler ceket kollarının uçlarıyla güçlü bir kontrast oluşturuyor. Deri, gardırobun vazgeçilmez tasarımlarından biri olarak siluetlerin gücünü pekiştiriyor. Suni kürk ise palto yakalarında ve manşetlerde kullanılarak kış dokularına zenginlik ve derinlik katıyor. Koleksiyon, zıtlıkların ve farklı etkilerin bir araya gelişini kutluyor. Geleneksel unsurlar ile çağdaş ilhamların buluşması; özgür, kendinden emin ve çok yönlü bir kadın portresi çiziyor.
