Fotoğraf: @rebecaoksana
Bir süredir sneaker dünyası oldukça güvenli parçalardan oluşuyordu, beyazlar, griler, araya sıkışan birkaç nötr ton. Ama bu sezon o sakinlik yerini daha renkli bir dile bırakıyor. Renkli sneaker’lar bu sezon stil sahibi bir tavırla yeniden karşımıza çıkıyor. Podyumdan sokağa sızan bu parçalar, özellikle stilini küçük dokunuşlarla güncellemek isteyenler için güçlü bir alternatif sunuyor.
Parlak kırmızıdan Kill Bill sarısına


Fotoğraf: @linda.sza
Yeni nesil renkli sneaker’lar tek bir tona yaslanmıyor. Parlak kırmızılar, elektrik mavileri ya da asidik yeşiller tek başına değil, çoğu zaman beklenmedik kombinasyonlarla bir araya geliyor. Bu da ayakkabıyı kombinin tamamlayıcısı olmaktan çıkarıp görünümün merkezine taşıyor. Özellikle Miu Miu ve Prada defilelerinde gördüğümüz bu yaklaşım, spor ayakkabıyı daha stil odaklı bir parçaya dönüştürüyor. Aslında bu yaklaşım yeni de değil; yıllar önce Kill Bill’de Uma Thurman’ın sarı sneaker’larıyla kurulan o keskin görünüm bugün Z kuşağının tercihleri arasında yeniden yer buluyor.
Bella Hadid etkisi: Renkle denge kurmak


Fotoğraf: @linda.sza
Sokak stilinde renkli sneaker’ların en net karşılıklarından biri Bella Hadid. Onun kombinlerinde sneaker çoğu zaman en renkli parça oluyor. Çünkü geri kalan her şey daha sakin tutuluyor. Düz kesim jean, basic bir atlet ve üzerine geçirilen bir ceket… Altında ise beklenmedik bir renk patlaması. Bu denge, renkli sneaker’ları nasıl kombinleyeceğinden emin olmayanlar için iyi bir referans sunuyor. Renkli düz taban bir ayakkabı genellikle basic parçalarla tamamlanıyor. Böylece ayakkabı tek başına öne çıkıyor ve görünümün dengesini kuruyor.
Sandviç yöntemi: Rengi yukarı taşımak


Fotoğraf: @linda.sza
Renkli sneaker’ı tek başına bırakmak yerine görünümün içine dağıtmak isteyenler için “sandviç yöntemi” devreye giriyor. Bu aslında ayakkabıda gördüğünüz rengi, görünümün başka bir noktasında tekrar etmek anlamına geliyor. Kırmızı bir sneaker, daha koyu ya da daha soluk bir kırmızı şalla; mavi bir model, ton farkı olan bir etek ya da gömlekle kombinleniyor. Bu seçenek görünümü daha bütünlüklü kılıyor. Böylece ayakkabı tek başına öne çıkmak yerine, kombin içinde kendine karşılık bulan bir parça haline geliyor.
Retro koşu ayakkabılarının geri dönüşü

2000’lerin başındaki koşu ayakkabıları da yeniden gündemde. İnce tabanlar, hafif yapılar ve o dönemin karakteristik renk geçişleri yeniden yorumlanıyor. Adidas’ın arşivden çıkardığı modeller ya da Asics’in teknik görünümlü sneaker’ları bu dönüşümün en güçlü örnekleri arasında. Bu tarzın en iyi yanı, ekstra bir şey eklemeye ihtiyaç bırakmaması. Bir eşofman altıyla da iyi duruyor, bir pantolonla da.
İlginizi çekebilir >>>>> “Barrel fit” pantolonlarla tercih edebileceğiniz 4 ayakkabı
