Kelebek olmak için, önce kozanın içinde çözülmeyi göze almak gerekir.
Benim için geçen bu birkaç sene, “o koza” sessiz ama üretken bir metamorfozun mekânıydı zamana, sabra ve iğnenin sesine ait bir healing laboratuvarı.


Orada yalnızca kumaş değil; ben de yavaş yavaş yeniden dokundum, çözüldüm, dönüştüm.
Her dikişin arasında kendimin yeni bir katmanını keşfettim.


Anadolu’nun uyanışı
“Moda’dan ziyade eşsiz ruhları giydiren bir kızın öyküsü bu…” diye başlıyordu 2010’da Türkiye’de yayınlanan ilk Post Upcycle Co-Lab haberi.
Daha sonra kadın üreticilerle birlikte yürüttüğüm Anadolu’nun Uyanışı projesi, yerel zanaati çağdaş moda bilinciyle buluşturan öncü bir girişimdi.
O dönemde Argande’nin GAP bölgesinde yaktığı ışık, “thrivability” anlayışının Anadolu’daki ilk kıvılcımıydı kadın emeği, kültürel miras ve dönüşüm bilincini aynı eksende buluşturan bir çağrının başlangıcı.

Evet, ben hikayemi sezgilerle anlatıyorum.
Moda bir anlam mühendisliğidir
Moda kavramsaldır; yalnızca “giyinmek” değil, bir bilinç manifestosu ve anıları yeniden yapılandırma pratiğidir.
Her dikiş bir hayat izini taşır kumaşı giydirmekten önce, anının kendisine yer açma sanatıdır.

Wardrobe Surgery
1998’de Londra’da ikinci el ve sürdürülebilirlik kültürüyle tanıştığım o yıllarda kurduğum Wardrobe Surgery, aslında zamanla yapılan bir operasyondu.
Masama yalnızca kumaşları değil, anıları da yatırdım:
Bir ceket, bir evin masa örtüsünün sabrı, bir annenin ördüğü dantelin nefesi, bir atölyenin indigo tozu…
Benim işim, bu hatıraları yeni bir bedene, bir zamansızlığa ve yeni bir hikâyeye uyarlamak.




Hayal Tezgâhı
Yaratıcılık, varoluşsal düş’üm.
Üç sütun üzerinde yükselir: Duygu, metamorfoz ve kültürel zekâ.
Giysi, sadece gözle görülen değil; hisle var olan bir varlıktır.
Kolektif moda oyununu yeniden kurarken, bir annenin sabrını, bir ustanın nefesini, bir şehrin sessizliğini yeniden ilişkilendiriyorum.
“Geçmişi koruyarak geleceği tasarlamak, bugünün en radikal eylemidir.”


Zanaatın Ritmi
Margiela’nın görünür dikişteki zarif cesareti,
Chalayan’ın mekânla kurduğu şiirsel matematik,
Dries Van Noten’in dokularla ördüğü içsel ritim…
Bu küresel referansları kendi tasarım dilime çeviriyorum.
Tığ işinin iplerle dansı, kilimin geometrisi, kutnunun çizgisi, oyanın sabrı, ehramın ağırlığı, denimin inadı…
Folkloru kostüme çevirmeden, bu yapıları çağdaş bir bedende yeniden kuruyorum.
Recycling eritir, Upcycling hatırlar.
Bugün moda dünyası sürdürülebilirlikten söz ederken çoğu hâlâ recycling sınırında kalıyor.
Maddeyi eritip yeniden üretirken hafızasını siliyor.
Post Upcycle — geçmişin izini incelikle koruyarak onu yeni bir forma taşımaktır.

Bir masa örtüsü eteğe, bir erkek gömleği büstiyere, unutulmuş bir perde ışığa dönüşür.
Her şeyin bambaşka bir şeye dönüşme potansiyeli vardır.
Dijital Sezgi
Sadece malzemeyi değil, hafızayı dönüştürüyorum.
Teknoloji benim için duygunun sessiz ortağıdır.
Atölyemde iki tezgâh var: biri ahşap, diğeri dijital.
Önce elde karar veririm; dikiş yerlerini, boşlukların şiirini, ağırlığın nerede hafifleyeceğini…
Sonra dijital ekran açılır; prova başlar.
Işığın nereye değeceğini, dantelin gölgesinin nasıl taşınacağını sınarım.
Dijital tezgâh aklı netleştirir ama son sözü her zaman iğne ve iplik söyler.

Bir İyileşme Estetiği
Anı taşıyan her koleksiyon bir anatomi dersi gibidir.
Üniversitede ikinci sınıfta tanıştığım reconstruction / deconstruction yöntemiyle, “boz ve yeniden yap” diyorum kendime.
Kesit, doku, nefes…
Bazen etiketi dışarıda bırakırım çünkü gerçeği saklamamak gerekir.
Her detay bir izdir; her iz, bir iyileşme.
Every cut heals.
The Turkish Avant-Garde — Bir Ekosistem
The Turkish Avant-Garde yalnızca bir moda sayfası değil; bir bilinç alanı.
Zanaatkârı, markayı, okuyucuyu ve üreticiyi aynı masada buluşturuyor.
Burada atık yok; anlam var.
Stok fazlaları, bağışlanan kıyafetler, sandıklar, unutulmuş her şey…
Hepsi yeniden doğmak için sırada bekliyor.
Bu yalnız çevresel değil; duygusal bir sürdürülebilirliktir.
Bir giysi, sahibinin hikâyesiyle birlikte ikinci hayatına yürür.
Bu dönüşüm kolektif bir iyileşme yaratır.
Her kare bir duygu fragmanı
Görsellerimin amacı sadece editorial sahneyi göstermek değil; transformasyonun estetiğini anlatmaktır.
Her kare bir fragmandır: bir anı, bir nefes, bir dönüşüm anı.
Benimle yolu kesişen kişinin içinden şu cümle geçmeli:
“Ben de kendi söküğümü dikebilirim.”
Bu felsefe hayatın her aşamasında geçerli.
Çünkü bu sadece benim hikâyem değil; hepimizin dolabında saklı bir geçmiş var.
Thrivability — Yaşayan Bilinç
Benim için Thrivability, sürdürülebilirliğin ötesinde yaşama katılan, dönüşen ve çoğalan bir bilinçtir.
Kıyafetleri değil, anıları, niyetleri, kimlikleri dönüştürüyoruz.
Her parça, bir bedenin değil; bir hikâyenin taşıyıcısı.
Moda artık paylaşımın, hatırlamanın ve onarmanın sanatı.
Ben, Aslı Jackson.
Modanın hızına karşı anlamın anatomisini yazıyorum.
Ve belki de sonunda hepimiz anlıyoruz:
Dönüşüm bir son değil, bir başlangıçtır.
Kestik
Not: (Bu sayfa, markalar, tasarımcılar, girişimciler ve üreticilerle işbirliği yaparak atıl kalan parçaların sanatsal dönüşümüne ev sahipliği yapacak. Bu, hem çevresel hem ekonomik sürdürülebilirliğin yeni tanımıdır: atığı değere, fazlayı anlama, modayı mirasa dönüştürmek)
