REKLAM
Arslan Bey otelcilik sektöründe uzun yıllardır deneyimlisiniz. Bu yolculuk nasıl başladı? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Tabii, turizm ve otelcilik sektöründeki yolculuğum aslında oldukça erken yaşlarda, lise döneminde bu alana duyduğum ilgiyle başladı diyebilirim. İstanbul’da ilk eğitimimi tamamladıktan sonra, uluslararası bir perspektif kazanmak amacıyla Amerika’da Cornell Üniversitesi’nde konaklama yönetimi üzerine eğitim aldım.
Profesyonel kariyerime yiyecek & içecek departmanında başladım ve İstanbul’daki birçok 5 yıldızlı otelde görev alarak operasyonun tüm dinamiklerini yerinde deneyimleme şansı buldum. Bu süreç bana hem misafir beklentisini hem de hizmet kalitesinin detaylarını çok erken yaşta öğretmiş oldu.
Sonrasında kariyerimi uluslararası alana taşıyarak kruvaziyer operasyonlarında görev aldım. Burada 13 farklı geminin yiyecek-içecek operasyonlarını yönetmek, çok farklı kültürlerle çalışmak ve çok büyük ölçekli operasyonları aynı anda yürütmek bana çok ciddi bir vizyon kazandırdı. Bugün 33 yılı aşkın sektör deneyimimle hala en güçlü motivasyonum, misafirin deneyimini her seferinde yeniden ve daha iyi tasarlamak.
Peki Mett Bodrum’da 2026 sezonu nasıl başladı? Bu yaz misafirleri neler bekliyor?

Mett Bodrum 2026 sezonuna 18 Nisan itibarıyla kapılarını açarak güçlü bir başlangıç yaptı. Sezonun ilk günlerinden itibaren Anjel ve Gulet’te misafirlerimizi ağırlamaya başladık. 18 Nisan’dan 15 Mayıs’a kadar daha sakin bir açılış süreci planladık; bu dönemde özellikle gastronomi ve sahil deneyimi öne çıkıyor. 15 Mayıs itibarıyla ise Attiko, Isola Manzara Gardens ve Folie Restaurant & Sea’nin de katılmasıyla birlikte sezon çok daha hareketli, çok daha yoğun bir deneyim akışına dönüşüyor.
Bu sezon gastronomi tarafında çok daha güçlü ve dinamik bir yapı kurguladık. O yüzden hem otel misafirlerine hem de Bodrum’da yaşayanlara açık, daha canlı bir F&B programı sunuyoruz. Bunun yanında sanat, müzik ve well-being etkinlikleriyle sezonu sadece konaklama değil, bir yaşam deneyimi haline getirmeyi hedefliyoruz.
Gastronomi demişken, Mett Bodrum’un en güçlü alanlarından biri de farklı konseptlere sahip restoranları. Bu sezon gastronomi tarafında ne gibi yenilikler var, misafirleri nasıl bir deneyim bekliyor?
Mett Bodrum’da gastronomiyi tek bir mutfak olarak değil, farklı karakterlerin bir araya geldiği bir deneyim dünyası olarak görüyoruz. 2026 sezonunda da bu yaklaşımı daha da ileri taşıyarak, her biri kendi kimliğine sahip restoranlarımızla çok daha dinamik ve çeşitliliği yüksek bir deneyim oluşturduk. Böylece misafirlerimiz sabah kahvaltısından gün batımına ve akşam geç saatlere kadar farklı atmosferleri aynı destinasyon içinde yaşayabiliyor.

Anjel bu sezon Akdeniz mutfağının modern ve zarif yorumunu çok daha güçlü bir şekilde öne çıkarıyor. Paylaşım kültürüne dayalı menü yapısı, günün farklı anlarına uyum sağlayan bir gastronomi deneyimi ve sahil atmosferiyle birleşerek misafirler için sezonun ana buluşma noktalarından biri haline geliyor.
Sezonun devamında Gulet, gün boyu sahil deneyimiyle Ege’nin taze ve yalın lezzetlerini denizle iç içe bir atmosferde sunarken; Attiko, Chef Moon’un imzasını taşıyan Pan-Asya lezzetleriyle akşam yemekleri için keyifli bir alternatif yaratıyor. Isola Manzara Gardens ise yeni yerinde İtalyan mutfağının zamansız lezzetlerini sofistike bir çizgide yorumluyor ve tabii ki aslında bu yapının en dinamik parçası Folie Restaurant & Sea, gastronomiyi müzik ve sosyal yaşamla birleştiren dinamik bir beach deneyimi sunuyor. Yani burada aslında amaç sadece yemek değil, bir yaşam tarzı sunmak.
Mett Bodrum’un uluslararası alanda gördüğü ilgi ve başarı da oldukça dikkat çekiyor. Sizce bu başarının arkasındaki en önemli faktörler neler?
Mett Bodrum’un uluslararası alanda gördüğü ilgi aslında tek bir faktöre bağlı değil; birçok güçlü unsurun bir araya gelmesiyle oluşan bir başarıdan bahsediyoruz.
Öncelikle konumumuz ve destinasyonun kendisi çok güçlü bir başlangıç noktası sunuyor. Haremtan Koyu’nun doğal güzelliği, Bodrum’un global ölçekte artan çekim gücüyle birleşince zaten başlı başına dikkat çeken bir yapı ortaya çıkıyor.

Bunun ötesinde ise Sunset Hospitality Group’un global vizyonu bizim için çok belirleyici. Mett Bodrum, grubun “lifestyle hospitality” yaklaşımını en güçlü şekilde yansıtan projelerden biri ve bu da markayı doğal olarak uluslararası alanda görünür kılıyor. Bir diğer önemli nokta ise deneyim yaklaşımımız. Biz Mett Bodrum’da misafirlerimize sadece konaklama değil, günün her anına yayılan bir yaşam tarzı sunuyoruz. Gastronomi, müzik, sahil yaşamı ve well-being’in bir araya geldiği bu yapı, global misafirlerin de çok net şekilde karşılık bulduğu bir deneyim yaratıyor.
Ayrıca ekip ruhu ve operasyonel tutarlılık da bu başarının en önemli parçalarından biri. Her sezon kendini geliştiren ama temel DNA’sını koruyan bir yapı olması, Mett Bodrum’u uluslararası platformlarda sürdürülebilir bir başarıya taşıyor.
Mett Bodrum’un arkasındaki ekibi nasıl tanımlarsınız? Sizin için nasıl bir ekip kültürü var?
Mett Bodrum’un başarısının arkasında, en az destinasyon kadar güçlü bir ekip ruhu var. Biz burada hiyerarşiden çok birlikte üretmeye, açık iletişime ve sahada birlikte hareket etmeye dayalı bir kültür oluşturduk.
Ekibimiz oldukça dinamik, hızlı karar alabilen ve misafir deneyimini her şeyin merkezine koyan bir yapıya sahip. Her departman kendi alanında güçlü ama aynı zamanda tek bir hedef için birlikte hareket eden bir bütün olarak çalışıyor.
Benim için en önemli nokta ise sahiplenme duygusu. Mett Bodrum’da herkes yaptığı işe sadece görev olarak değil, markanın bir parçası olarak bakıyor. Bu da doğal olarak hem enerjisi yüksek hem de sürekli kendini geliştiren bir çalışma ortamı yaratıyor.
Kısacası burada ekip kültürü; birlikte üretmek, birlikte geliştirmek ve aynı hedefe aynı tutkuyla yürümek üzerine kurulu.
Son olarak 2026 sezonunda Mett Bodrum kendini nasıl anlatıyor, en güçlü vurgusu sizce nedir?
Bu sezon Mett Bodrum aslında kendini çok net bir şekilde “bir yaşam destinasyonu” olarak anlatıyor. Biz artık sadece bir konaklama deneyiminden değil; günün her anına yayılan, sürekli akış halinde olan bir yaşam tarzından bahsediyoruz.
Sabah sahilde başlayan, gün içinde gastronomi ve sosyal yaşamla devam eden, akşam ise farklı atmosferlere dönüşen bir ritim var. Mett Bodrum’un en güçlü vurgusu da tam olarak bu: tek bir deneyim değil, gün boyunca değişen ve yaşayan bir yapı sunmak.
Bunun yanında gastronomi, sanat, müzik, sahil yaşamı ve well-being’in birbirinden bağımsız değil, birbirini besleyen unsurlar olması da bizim için çok önemli. Her biri kendi karakterine sahip ama aynı bütünün parçası olan bir dünya kuruyoruz.
