Fotoğraf: Getty Images
Zarafeti bir stil meselesinden çok, hayata bakış biçimi olarak tanımlayan Hepburn; güzelliği hiçbir zaman yüzeyde aramadı. Onun dünyasında güzel bir görünüm; gözlerdeki ifade, sözlerdeki incelik ve tüm kırılganlığına rağmen korunan iç dengede saklıydı. Hepburn’ü güzelliğe dair zamansız yaklaşımıyla bir kez daha hatırlıyoruz.
Audrey Hepburn’ün güzellik felsefesi
İçeriden yansıyan güzellik

“Bir kadının güzelliği giydiği kıyafetlerde, bedeninde ya da saçını nasıl taradığında aranmamalıdır. Çünkü asıl güzellik gözlerdedir. Gözler, kalbe açılan ve sevginin izini taşıyan yer. Gerçek güzellik içeriden gelir. Onu görünür kılan, sevgiyle gösterilen özen ve içtenliktir. Bu yüzden güzellik yıllar geçtikçe artar.”
Mutluluktan doğan güzellik

“Manikürün, gereğinden daha şık olmanın, acele etmeden hazırlanıp ruj sürmenin gücüne inanırım. Pembenin gücüne inanırım. Mutlu kadınların en güzel kadınlar olduklarına inanırım. Yarının yeni bir gün olduğuna ve mucizelere inanırım.”
Nezaketle şekillenen güzellik

“Güzel gözler için başkalarının içindeki iyiliği görün; güzel dudaklar için daima nazik sözler söyleyin; zarafet için ise, asla yalnız olmadığınızı bilerek yürüyün.”
İlginizi çekebilir >>>>> “Midnight Sun” ile Zara Larsson’ın maksimalist pop yazı başlıyor
