Fotoğraf: @martchartproject
Yılın son ayında İstanbul sokakları soğurken galeriler ısınıyor; yeni sergiler, yeni bakış açıları ve yeni hikayeler ziyaretçilere kapılarını açıyor. Kültür ve sanatın buluştuğu bu şehirde her köşe, başka bir anlatıya dönüşmüş durumda. İşte bu ay kaçırmamanız gereken yedi sergi.
Offgrid Art Project – Burada 2025: Çözülmüş Bir Dünya

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencilerinin projesi olan “Burada” sergisi, ikinci edisyonuyla geçtiğimiz ay izleyiciyle buluştu. “Çözülmüş Bir Dünya” hem kavramsal hem duyusal bir deneyim sunuyor ve izleyiciyi alışıldık düzeni sorgulamaya davet ediyor. Azra Çelik, Bengisu Kaya, Bengi Kayra Artuç, Çağla Çakıcı gibi isimlerin yer aldığı etkinlik 14 Aralık tarihine kadar ziyaretçilere açık.
X-IST – Hiçbir Yer – Dolce Paganne

Dolce Paganne’ın “Hiçbir Yer” sergisi, gerçeklik ile düş arasındaki o kaygan zemini ustalıkla inceliyor. Aidiyet, kimlik ve yön duygusu üzerine düşündüren işler, ziyaretçiyi kendi “hiçbir yer”iyle baş başa bırakıyor. İstanbul’un hızlı temposunda “hayal ve gerçeklik” arasında gidip gelmeyi sevenler için etkinlik 20 Aralık’a kadar ziyarteçilere açık.
Martch Art Project – Intraface – Zeynep Beler

21 Aralık tarihine kadar Beyoğlu’ndaki Martch Art Project’te devam eden bu sergide Zeynep Beler, dijital çağın görüntü estetiğini ele alıyor. İnternetten topladığı görselleri temel alan Beler, bulanık kareleri, yükleme gecikmelerini ve sansür izlerini tuvale taşıyarak dijital görüntülerin o sürekli acele eden temposunu kırıyor.
EKAV – RE:FORM

EKAV kuruluşunun 34. yılında açtığı “RE:FORM”, dönüşüm ve yeniden yorumlama fikri etrafında birleşen, on yedi genç sanatçının bir araya geldiği dinamik bir seçki sunuyor. Geleneksel olanın modern dokunuşla yeniden kurulduğu işler, izleyiciyi hem geçmişe hem bugüne baktırıyor. Yeni üretimlere meraklı olanlar için bu ayın en enerjik etkinliklerinden biri.
C.A.M. Gallery – Corpus Prohibitum – Berk Güntürk

31 Aralık tarihine kadar C.A.M. Gallery’de devam eden Berk Güntürk’ün sergisi, beden, yasak ve sınır kavramlarını merkezine alıyor. Sergi, konfor alanını hafifçe rahatsız eden işler içeriyor ve göze hitap ettiği kadar zihne de dokunuyor. Cesur bir şeyler görmek isteyenlere birebir.
Depo – Tiyatro Hazinemizden

Depo’nun arşiv odaklı sergisi, bu kez tiyatronun belleğine dönüyor. Afişler, sahne fotoğrafları, belgeler ve sahne arkasına dair izler, tiyatronun yıllar içinde kurduğu büyülü dünyayı görünür kılıyor. Hem nostalji hem tarih sevenler için ziyaret edilmesi gereken bir sergi ve 31 Ocak tarihine kadar ziyaretçilere açık.
Decollage Art Space – Karşılaşma

28 Aralık tarihine kadar Decollage Art Space’te görülebilen Tuba Önder Demircioğlu’nun “Karşılaşma” sergisi, porselen heykellerle kırılganlık ile direnç arasındaki gerilimi inceliyor. Seramikle kurduğu bu hassas ilişki, izleyiciye sessiz ama kalıcı bir etki bırakıyor.
İlginizi çekebilir >>>>> Helena Hafemann ile “Askıda Zaman”
