İlişkide huzur alanınızı bozan “normalleştirilmiş” 5 davranış

4 Ocak 2026
İlişkide huzur alanınızı bozan “normalleştirilmiş” 5 davranış

Fotoğraf: @dovecameron

İlişkinizde en son gerçekten ne zaman rahat ve huzurlu hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Telefonunuza bakarken cevap süresini düşünmeden; bir cümleyi kurarken yanlış anlaşılma ihtimalini hesaplamadan; susarken açıklama yapma ihtiyacı duymadan…

Çoğu zaman huzur, eksikliğiyle fark ediliyor. Her şey yolundaymış gibi görünürken içinizde sürekli ayakta duran bir yer varsa, bunun nedeni büyük bir sorun olmayabilir. Aksine, zamanla alışılmış ve sorgulanmadan kabul edilmiş bazı davranışlar huzur alanınızı sessizce daraltıyor olabilir.

İlişkilerinizde huzurunuzu hangi davranışlar bozuyor olabilir?

İlişki ve huzur alanı
Fotoğraf: @dovecameron

Sürekli açıklama yapma ihtiyacıyla yaşamak

Gün içinde nerede olduğunuzu, kiminle görüştüğünüzü, neden geç cevap verdiğinizi ya da neden o an konuşmak istemediğinizi sürekli açıklamak zorunda hissettiğinizde, ilişkideki huzur yavaş yavaş aşınmaya başlıyor. Başta bu durum önemsenmek ya da merak edilmek gibi hissettirebiliyor. Ancak zamanla açıklama, kendiliğinden gelişen bir paylaşım olmaktan çıkıp bir savunma refleksine dönüşüyor.

Kendinizi anlatmak zorunda hissettiğiniz her an, biraz daha tetikte yaşamaya başlıyorsunuz. Rahat hareket etmek yerine, karşı tarafın nasıl algılayacağını düşünüyorsunuz. Bu da ilişkinin nefes alınan bir alan olmaktan uzaklaşmasına yol açıyor.

“Büyütmemek” adına duyguları sürekli ertelemek

İlişkide huzur alanınızı neler bozar?
Fotoğraf: @dovecameron

“Şimdi konuşmayalım”, “önemli değil”, “sonra bakarız” gibi cümleler çoğu zaman iyi niyetle söyleniyor. Ancak duygular sürekli ertelendiğinde, mesele gerçekten ortadan kalkmıyor. Sadece konuşulmadığı için görünmez hâle geliyor. Siz konuşmamayı seçtikçe, içinizde biriken şeyler yavaş yavaş huzurun yerini almaya başlıyor.

Duygularınıza alan açmadığınızda ilişkide yüzeyde bir sakinlik oluşabiliyor. Fakat bu sakinliğin altında söylenmemiş cümleler ve bastırılmış tepkiler birikiyor.

Sessizliği bir mesaj haline getirmek

İlişkide huzur alanınızı bozan davranışlar
Fotoğraf: @damianodavid

Bazen susmak gerçekten dinlenmenin bir yolu olabiliyor. Ancak cevapsız mesajlar, kısa ve mesafeli tepkiler ya da “bir şey yok” cümlesi, ilişkinin içinde belirsiz bir atmosfer yaratıyor. Bu atmosferde siz, neyin söylendiğinden çok neyin söylenmediğini çözmeye çalışırken nasıl davranacağınızı kestirmekte zorlanıyorsunuz.

Sessizlik bir iletişim biçimi hâline geldiğinde, huzur yerini tedirginliğe bırakıyor. Ne zaman konuşulacağı, neyin sorun olduğu ya da olmadığı netleşmediği için zihniniz sürekli meşgul kalıyor. 

Sürekli idare eden tarafta kalmak

İlişkide hep anlayan, ortamı yumuşatan, alttan alan kişi olduğunuzda dışarıdan bakıldığında uyumlu bir ilişki görüntüsü oluşabiliyor. Ancak bu uyum, kendi ihtiyaçlarınızı sürekli geri plana atmanız pahasına sağlanıyorsa, içeride başka bir şey birikmeye başlıyor. Sürekli idare etmek zamanla yorgunluk yaratıyor.

Siz idare ettikçe, huzur yerini içsel bir sıkışmaya bırakabiliyor. Çünkü kendi sınırlarınız görünmez hale geliyor. Huzur, tek taraflı bir çabanın sonucu olmuyor; iki tarafın da alan bulabildiği bir dengede kendine yer açıyor.

Rahatsız eden davranışları “normal” saymak

İlişkide huzur alanınızı nasıl korursunuz?
Fotoğraf: @dovecameron

“O böyle”, “niyeti kötü değil”, “her ilişkide olur” gibi cümleler, huzuru bozan davranışları kabul edilebilir kılmanın en yaygın yollarından biri haline gelirken bu kabulleniş kısa vadede tartışmayı önlüyor gibi hissettirebiliyor. Ancak uzun vadede, içinizde bir şeylerin eksildiğini fark ediyorsunuz.

Rahatsız olduğunuz şeyleri sürekli görmezden geldiğinizde, huzur korunmuş olmuyor; yalnızca ertelenmiş oluyor.

Günün sonunda huzur, ilişkilerde büyük romantik anlardan ya da kusursuz uyumdan gelmiyor. Daha çok, kendinizi açıklamak zorunda kalmadığınız, duygularınızı bastırmadığınız, sürekli tetikte olmadığınız anlarda ortaya çıkıyor.

Normalleşmiş davranışları fark etmek, huzuru yeniden kurmanın ilk adımı oluyor. Çünkü huzur, çoğu zaman eklenen şeylerle değil; sessizce katlanılanları görünür kıldığınızda geri dönüyor.

İlginizi çekebilir >>>>> 2026’da ilişkilerde kendinizi daha güvende hissetmenin 4 yolu

Dilara Melisa Yaman

Dilara Melisa Yaman

Bahçeşehir Üniversitesi'nde Yeni Medya lisans eğitiminin ardından Halkla İlişkiler yan dalını tamamlayan Melisa, yazma tutkusunu erken yaşta keşfetti. Öğrencilik yıllarında TheCollector ve ArtReview gibi platformlarda editör asistanlığı yaparak sanat tarihi, mitoloji ve global trendler üzerine içerikler üretti. Bu alanlarda içerik üretme deneyimini pekiştirdikten sonra, şimdi kendi ilgi alanlarını profesyonel kimliğiyle birleştirerek InStyle Türkiye'de yazar olarak görev yapıyor. Şehirli, dinamik ve cesur bir üslupla; ilişkiler, trendler ve kadın dünyasına dair yazılar kaleme almaya devam ediyor.

Daha Fazla İçerik

Grace Brands ile masalsı bir kış sofrası Grace Brands ile masalsı bir kış sofrası

Grace Brands ile masalsı bir kış sofrası

Grace Brands’ın kurucuları Duygu ve Sanem İçil’in, Grace Brands Patisserie’de bizler için hazırladığı sofra kurgusu, bizi kusursuz bir davet deneyimine çağırıyor.
Dilan Çiçek Deniz’in global marka elçisi olduğu Boucheron’un ‘Winter Wonderland’ kampanyası bugün tüm dünyada lanse edildi Dilan Çiçek Deniz’in global marka elçisi olduğu Boucheron’un ‘Winter Wonderland’ kampanyası bugün tüm dünyada lanse edildi

Dilan Çiçek Deniz’in global marka elçisi olduğu Boucheron’un ‘Winter Wonderland’ kampanyası bugün tüm dünyada lanse edildi

Dilan Çiçek Deniz’in global marka elçisi olduğu Boucheron’un Winter Wonderland kampanyası dünya genelinde tanıtıldı.