Fotoğraf: @rebecaoksana
İlişkiler çoğu zaman büyük krizlerle değil, küçük ama sürekli yıpranmışlıklarla sarsılır. Günlük hayatta biriken duygular, bastırılan ihtiyaçlar ve ertelenen konuşmalar fark edilmeden üst üste eklenir; zamanla ilişkide sessiz ama ağır bir tükenmişlik hissi oluşur. Bu his çoğu zaman “artık eskisi gibi hissetmiyorum” cümlesiyle dile gelir, çünkü ortada ani bir kırılma değil, yavaş yavaş taşınamaz hale gelen bir duygusal yük olur.
Duygusal yorgunluk tam olarak nedir?
Duygusal yorgunluk, hissetme ve bağ kurma kapasitesinin giderek azalmasıyla ortaya çıkan bir hal olarak yaşanır. Sevgi kaybolmaz, ilgi tamamen bitmez; ancak bunları taşıyacak içsel alan daraldıkça ilişkide temas daha fazla efor ister.

Bu daralma, eskiden rahatça konuşulan konuların zorlaşmasına yol açar ve basit meseleler bile zihinde ağır bir yük gibi yer kaplamaya başlar.
“Şimdi konuşursam yine uzayacak” ya da “Zaten anlatınca bir şey değişmeyecek” hissi kişiyi geri çekilmeye iterken, kişi ilişkinin içinde olmaktan çok onu sürdürmeye çalışır. Bu noktada duygular akışta yaşanmaz, kontrol altında tutulur; duyguları sürekli kontrol etme hali ise zamanla insanı kendi hislerinden yavaş yavaş uzaklaştırır.
İlişkideki rolünüz nasıl değişir?

Duygusal yorgunluk arttıkça zamanla daha az talep eden, daha az beklenti kuran, daha az soru soran biri haline gelirsiniz; çünkü her beklenti yeni bir hayal kırıklığı ihtimalini, her soru ise taşınması gereken ek bir duygusal yükü çağrıştırır.
Bu noktada susmak çoğu zaman daha güvenli bir seçenek gibi görünür. Ancak bu sessizlik huzurlu bir sakinlik yaratmaz; daha çok kendini korumaya yönelik bir refleks olarak işler. Konuşmamayı seçtikçe ilişki dışarıdan daha sorunsuz görünürken, içeride bağ yavaş yavaş zayıflar. Aynı süreç yakınlığı da etkiler.

Duygusal olarak yorgun hissedildiğinde yakınlık besleyici bir alan olmaktan çıkar, paylaşımlar azalır ve temas giderek yüzeyselleşir. İlişki sürer, fakat siz o ilişkinin içinde tam olarak bulunmazsınız.

Sonuç olarak duygusal yorgunluk ilişkiyi bir anda bitirmez; daha çok, fark ettirmeden ilişkiyle aranıza yavaş yavaş bir mesafe koyar. Siz yine sever ve önemsersiniz, ancak hisleriniz eskisi kadar canlı ve yoğun olmaz. Bu durum ise bir kopuşa değil, çoğu zaman uzun süredir taşınan duyguların artık ağır gelmeye başladığı bir eşiğe işaret eder.
Eğer bir ilişkide kendinizi uzun zamandır yorgun hissediyorsanız, bu size daha fazla çabalamanız gerektiğini değil; belki de her şeyi tek başınıza taşımaktan vazgeçmeniz, yükü paylaşmaya alan açmanız gereken bir noktada olduğunuzu hatırlatıyor olabilir.
İlginizi çekebilir >>>>> İlişkinizde duygusal temasınızı güçlendirecek 4 öneri
