Fotoğraf: Getty Images
Son haftalarda viral olan bir makale, ilişkide olmanın yeni bir kültürel suçmuş gibi tartışılmasına yol açtı. Bir dönem kadınların çevrimiçi kimlikleri partnerleri üzerinden tanımlanırken, şimdi tam tersi bir baskı var: Sevgili içerikleri “cringe”, ilişkide olmak “normie”, romantik mutluluk ise neredeyse özür dilenmesi gereken bir şeymiş gibi sunuluyor. Bu yüzden birçok kadın ilişkisini hem varmış gibi hem de yokmuş gibi göstermeye çalışıyor; direksiyondaki bir el, kesilmiş silüetler, bulanık yüzler… Fakat bu yeni estetiğin altında çok daha kırılgan bir duygu yatıyor: Sosyal medya çağının yanında hediye edilen imaj yönetimi baskısı.
Kadınların romantik ilişkileri saklama kaygısı nereden geliyor?

Kadınlar özellikle, romantik mutluluklarını açıkça göstermenin onları “bağımlı”, “naif” ya da kültürel olarak geride göstereceğinden çekiniyor. Bu ürperti, aslında yıllardır kadınlara yüklenen heteronormatif rollere ve erkek-merkezli ilişki kültürüne duyulan yorgunluğun bir yansıması. Aşkın kendisi değil; aşkı yaşama biçiminin toplum tarafından nasıl okunacağı baskı yaratıyor. Böylece en doğal duygu bile bir imaj stratejisine dönüştürülüyor.
Asıl utanç kaynağı aşk değil, patriyarkal beklentiler

Ama tam da burada durup hatırlamak gerekiyor: Utanç verici olan aşk değil, kötü ilişkileri romantize etmek, duygusal emeği tek taraflı taşımak ya da patriyarkanın öğrettiği korkular yüzünden hissettiğiniz şeyleri bastırmak.
İlişkilerde utanç duygusunun tarihsel kökeni
Utanç duygusu çoğu zaman ilişkilerden değil, ilişkilerin etrafında yıllardır birikmiş patriyarkal beklentilerden kaynaklanıyor. Kadınların tarih boyunca ilişkileriyle ölçülmesi, sonra bunun tersine dönüp ilişkide olmanın “fazla bağımlı”, “fazla naif” görünmesi aynı baskının iki farklı versiyonu. Biri kadınları hayatında erkek olmadığı için eksik gösterirken, diğeri bir erkekle birlikte “fazla” kabul ediyor.
Sosyal medyada aşkı saklama refleksi

Günün sonunda sosyal medyada aşkı saklama refleksi çoğu zaman duygudan değil, ona dışarıdan yüklenen anlamlardan besleniyor. Bir ilişki sizi iyi hissettiriyorsa, içinizi rahatlattığı bir yer varsa, bundan utanmanın bir anlamı kalmıyor. Dışarıdaki yorumlar, trendler veya küçük kaygılar ise zamanla önemini yitiriyor. Çünkü bir ilişkinin utanç verici olup olmadığı konusunda belirleyici olan dışarıdaki sesler değil; kalbinizin gerçekten ne söylediği.
İlginizi çekebilir >>>>> “Gölge arzular”: Bastırılan isteklerin ilişkideki görünmez etkisi
