Senur Akın Biçer ile Arnica Art Land’in 5 yıllık yolculuğu

17 Temmuz 2026
Senur Akın Biçer ile Arnica Art Land'in 5 yıllık yolculuğu

Arnica Yönetim Kurulu Başkanı, Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, babası Hasan Akın’ın anısını yaşatmak amacıyla hayata geçirilen Arnica Art Land’in beş yıllık yolculuğunu anlatıyor. 

Arnica Art Land'in 5 yıllık yolculuğu

Arnica Art Land, babanızın hatırasını yaşatma arzusuyla doğdu. Beşinci yılına girerken, projeyi hayal ettiğiniz ilk günle bugünkü “uluslararası platform” kimliğini kıyasladığınızda, en çok hangi noktada “başardık” dediğinizi hissediyorsunuz?

    Evet, Arnica Art Land Sanat Çalıştayı, kurucumuz babam Hasan Akın’ın ruhuna saygı niteliği taşıyor. Her çalıştayda da ona dair izler ortaya çıkıyor. Hiç beklenmedik tesadüfler, şaşırtan buluşmalar yaşıyoruz. Dünyaca ünlü dokuma sanatçımız Fırat Neziroğlu’nun küratörlüğünde düzenlediğimiz beşinci çalıştay da böyle güzel anılarla doluydu. Uluslararası yönü çok güçlü olan çalıştayımızda hedefimize adım adım yaklaşmanın mutluluğunu duydum. Bu süreci başarı kelimesinden daha farklı bir kavramla tanımlamak istiyorum. Çünkü başarı, kimi zaman sadece sonuca odaklanan bir algıya yol açıyor. Oysa Arnica Art Land, süreç ve sonuç arasındaki bağın her zaman çok güçlü olduğu, birbirini beslediği bir proje. Sonuçta ortaya çok güzel eserler çıkıyor, müthiş bir kürasyonla sanatseverlerle buluşuyor ancak bunu sağlayan, süreçte bizi, sanatçıları birbiriyle buluşturan bağların kuvveti. Bir başarıdan söz edeceksek bunu sanatçılara özgürce üretebilmeleri için alan açmak, güçlü bağların tesis edilmesine olanak sağlamak ve kurulan bağları kalıcı hale getirecek gönül iş birliğini sağlamak şeklinde ifade edebilirim. 

    Sanatı büyük şehirlerin dışına, Anadolu’ya taşımanın sanatçıların üretim süreci üzerinde nasıl bir etkisi oluyor?

    Öncelikle şunu ifade etmeliyim, gittiğimiz her kentte, kentin, kentin kültürel ve sanatsal değerlerinin sanatçıların duygu ve düşün dünyasındaki etkisi çok yüksek oluyor. Mersin, Bayburt, Kütahya ve Edirne, sanatçıların çoğunlukla ilk kez geldikleri kentlerdi. Oralara dair belli imgeleri, düşünceleri olsa da kenti deneyimleme süreçlerinin onları başka noktalara götürdüğünü ifade ettiler her seferinde. Kendileriyle yaptığımız sohbetlerde bu etkilerin eserlere boya, renk, doku, dokunuş, perspektif ve en çok da duygu olarak yansıdığını dile getirdiler. Ayrıca genellikle bir atölyede tek başına çalışma pratiğinin dışına çıktıkları için farklı etkileşimlerin yeni bakış açılarını da beraberinde getirdiğini vurguladılar. 

    Bu yılki odağınız Edirne Kırmızısı. Unutulmuş kültürel değerleri güncel sanatla buluşturmak hafızamızı nasıl tazeliyor?

    Çalıştayda resim, heykel ve çağdaş sanat dallarında üretilen birçok eserin teması, hafızaya işaret ediyordu. Bu da aslında sanatın, geçmiş ile günümüz arasındaki köprü işlevinin düşünsel yansımalarını ortaya koyuyor. Unutulmaya yüz tutan gelenekler ve değerlerin güncel sanatla buluşması, geçmişi görünür kılıyor. Yeni kuşaklarla bu yolla bağ kurmak mümkün oluyor. Edirne Kırmızısı örneğinden yola çıkarsak, Edirne Kırmızısı boyama atölyesi yapıldı. Dijital sanat yapan bir katılımcımız bu atölyede boyadığı kumaşı, eserinin yansıtılacağı perde olarak kullandı. 

    Edirne kırmızısı sanat çalıştayı

    Öte yandan kültürel değerlerin sanat yoluyla yeniden ortaya konması onlara yönelik yeni yorumlar ve bakış açılarını da beraberinde getiriyor. Bu da aslında yine geçmişin bugüne ve geleceğe projeksiyon tutması gibi. Bir yandan kimliğimiz güçlenirken diğer yandan kültürel sürekliliğin devamı sağlandığı için unutulmuş kültürel değerlerin güncel sanatla buluşturulmasını çok önemsiyorum. 

    8 farklı ülkeden sanatçının Edirne Kırmızısı’nı kendi dillerinde yorumlaması, kültürel diplomasi açısından nasıl bir zenginlik yaratıyor?

    Evet, bu yıl çalıştayımız gerçekten uluslararası niteliğiyle göz doldurdu. Sanatçılarımıza önce kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıma fırsatı sunan bir gezi planladık. 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi Er Meydanında güreşleri izledik, Selimiye Camiini, Eski Cami’yi, Büyük Sinagog’u, Makedon Kulesi’ni gezdik. Tüm bunlar Edirne Kırmızısı ile birlikte eserlere yansıdı. Sanatçılar, bu boyayı eserlerinde kullandı. Bu kullanım, Edirne’nin sahip olduğu değerin başka kültürlerden gelmiş sanatçılar tarafından deneyimlenmesi yeni bakış açıları doğmasına yol açtı. Bu yönüyle Edirne kırmızısının sahip olduğu derinlik ve değer, ülkemizin kültürel zenginliğinin bir başka boyutu olarak farklı ülkelere taşınmış oldu. 

    Kendi sanatınız olan Sumi-e’nin sadelik felsefesi, yönetim tarzınıza veya Arnica Art Land’in kürasyonuna nasıl yansıyor?

    Sumi-e yalınlığıyla, basit gibi görünmesine karşın güçlü duruşu ve zorluğuyla beni çok etkilemişti. Hâlâ da gördüğüm bir çizgi beni durdurur ve üzerine düşündürür. İyi bir planlama gerektiren bir resim tarzı olduğu için yönetişim anlayışımda bana durum değerlendirmesi yaparken daha yukarıdan bakma konusunda pratik sundu sumi-e. Bir fırça darbesini geri alamazsınız, aynı yerden ikinci kez fırçayla geçemezsiniz. Bu, hayat gibi aslında, zamanı geri alamıyorsunuz. Bu da yönetim anlayışımda beni destekledi. Arnica Art Land kürasyonu ise tamamen değerli sanatçımız Fırat Neziroğlu tarafından yapılıyor. Fırat Bey, her seferinde sanatçıların eserlerini sanatsevere en iyi ve en çarpıcı yoldan ulaşacak şekilde sergiliyor. Her sergi benim için bambaşka bir heyecan kaynağı oluyor.

    Farklı kültürlerden gelen sanatçıların aynı ortamda ortak üretim yapması, çalıştayın ruhunu nasıl besliyor?

    Arnica Art Land Sanat Çalıştayı

    Sanatçılar, genellikle atölyelerinde yalnız çalışan insanlar. Sabahtan akşama kadar tuvalin karşısında ya da heykele dönüşecek bir malzemenin başında üretimiyle baş başa kalıyorlar. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı ise sanatçıların atölyelerinden çıkıp çoğu zaman doğada ve başka sanatçılarla yan yana üretim yaptığı bir alan açıyor. Üstelik bu ortam, sadece üretim yapılan bir yer olmuyor. Katılımcılar kendi sanat anlayışları üzerine konuşurken ortaya çıkan atmosfer, tek kelimeyle büyüleyici oluyor. Deneyim paylaşımlarının sunduğu zenginlik, öğrenme açıklığı, bilgiyi esirgemeden ortaya koyma gibi üzerinde hiç konuşulmadan paylaşılan değerler çalıştayın ruhunu oluşturuyor.

    Bir sanat etkinliğini sadece bir “proje” olmaktan çıkarıp, kalıcı bir değere dönüştürmenin sırrı nedir?

    Senur Akın Biçer Arnica Art Land

    Ben “yapma”nın gücüne inanıyorum. Evet, önce hayal edeceğiz, planlayacağız, ancak o projeyi, hayali “yapmak” eylemine girişmezsek, ilk adımı atmazsak fikrimiz ne kadar güzel olursa olsun ortaya bir değer çıkmıyor ne yazık ki! Bunun için gösterilen iradenin sürdürülebilir olması için de iyi planlama yapmak gerektiğini düşünüyorum. Bir de ben “iyiliğe” inanan bir insanım. İyi insanlarla çok güzel işler yapıldığını hep gördüm. Bu nedenle kalıcılığı sağlayan temel taşlardan birinin de iyilik olduğunu söylemek isterim. 

    Sanatla iş dünyasını birleştirmek isteyen genç girişimcilere, kendi kültürlerine sahip çıkmaları adına ne söylemek istersiniz?

    Arnica Art Land katılımcılar

    Köklerden beslenmenin gücünü ve aidiyet kavramını önemsiyorum. Bu topraklara ait hissetmek, kültürel değerlerimizi, zenginliklerimizi bilmek, bu zenginlikleri başka kültürlerle buluşturup yeni bakış açıları geliştirmek bizi el attığımız her alanda besliyor. 

    İzninizle sizin aracılığınızda 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayımızın bu denli kusursuz geçmesinde büyük desteği katkısı olan kişi ve kurumlara teşekkürlerimi iletmek isterim. Çalıştayımızı Edirne’de yapma fikrimizi paylaştığımız ilk andan itibaren hep yanımızda olan Edirne Valisi Yunus Sezer’e ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin’e iş birlikleri ve kıymetli destekleri için gönülden teşekkürlerimi sunarım. Trakya Üniversitesi Prof. Dr. Sayın Mustafa Hatipler, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Baybora Temel’e içtenlikle teşekkür ederim. Edirne Olgunlaşma Enstitüsünün çalışmalarıyla Edirne kırmızısı da ürettiğimiz kök boya çalışması sanatçılarımızın eserlerine ilham kaynağı oldu. Çalıştay sırasında bize Edirne kırmızısı boyama atölyesi düzenleyen Edirne Olgunlaşma Enstitüsü’nün kıymetli öğretmenlerine de çok teşekkür ederim.

    Sergimizin açılışında bizleri yalnız bırakmayan Edirne Vali Vekili Şevket Atlı, Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk’e teşekkürlerimi sunarım.

    InStyle dergisine de Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’nı tüm yönleriyle ortaya koyan bu güzel söyleşi için gönülden teşekkür ederim.

    Aren Bitmez

    Aren Bitmez

    İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünde lisans eğitimini sürdüren Aren, moda ve medya alanına duyduğu ilgiyle üniversite hayatının ilk yılından itibaren içerik üretimi üzerine çalışmalarda bulundu. 2024 yılında InStyle Türkiye ve Marie Claire Türkiye’de dijital editoryal stajyer olarak yer aldı. Şu anda InStyle Home’da dijital içerik editörü olarak görev yapıyor.

    Daha Fazla İçerik

    Hollywood’un yeni saç gündemi: Ultra uzun ve hafif dağınık Hollywood’un yeni saç gündemi: Ultra uzun ve hafif dağınık

    Hollywood’un yeni saç gündemi: Ultra uzun ve hafif dağınık

    2026 yılının başında bob ve lob gibi kısa saç kesimlerinin öne çıkacağı düşünülse de Hollywood çoktan rotasını değiştirdi.
    Pazar akşamlarında hissedilen ağırlık: “Sunday Blues” nedir? Pazar akşamlarında hissedilen ağırlık: “Sunday Blues” nedir?

    Pazar akşamlarında hissedilen ağırlık: “Sunday Blues” nedir?

    Hafta sonunun son saatleri yaklaşırken gelen tarifsiz huzursuzlukla birlikte her şey yolundaymış gibi görünse de içinizi bir sıkıntı kaplıyor olabilir. “Sunday blues” ya da “Pazar sendromu” denen bu durum..
    Pop KültürModaGüzellikKadınKapak HikayesiAstrolojiInStyle Home